Doruk Madencilik işçileri, 2022 yılında Yıldız SSS Holding devredilmesiyle başlayan haksızlıkları Bağımsız Maden İş’le tanışmalarının ardından verdikleri sendikal mücadeleyle kazanımla sonuçlandırdı. Ankara’dan hakları için yola çıkan, 180 kilometre yol kat ederek Ankara’ya ulaşan işçiler, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı önünde defalarca gözaltına alınıp, polis müdahalelerine maruz kalmalarına rağmen mücadelelerinden bir an olsun vazgeçmedi.
İçişleri Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın garantörlüğünde sözler alan, ardından verilen sözler tutulmayınca yeniden direnişe geçen Bağımsız Maden İş ve 130 maden işçisi, tüm baskı ve engellemelere rağmen Ankara’dan bu defa tüm haklarını alarak, kazanımlarının mutluluğu ve mücadelelerinin verdiği yorgunlukla birlikte geri döndü. Doruk Madencilik işçilerden, mücadelenin ön safrasında yer alan Özkan Yüksel, yaşadığı mutluluğu ve dayanışmanın, birleşmenin önemini gazetemize anlattı. Yaşanan süreçte çok yorduklarını aktaran işçi, yürüyüşte ayaklarının yaralandığını, gece yerlerde yattıklarını, soğukta bir battaniyeye dört arkadaş sarılarak ısındıklarını söyledi.
Her şeye rağmen hissettiği yorgunluğun, kazanmanın mutluluğuna dönüştüğünü belirten Yüksel, kazanım haberini aldıklarında ilk olarak madencilerin çocuklarının yüzlerine bakıp, onların mutluluğunun kendi için en unutulmaz an olduğunu ifade etti.
ANKARA’YA KAÇAK GİTTİK
Öncelikle en şaşırdığı olayın Ankara’ya kaçak olarak gitmeleri olduğunu söyleyen Yüksel, 130 işçinin yaklaşık 35’inin, Eskişehir’de telefonlarını kapatarak ve polislere görünmeden yola koyulduklarını söyledi. Ankara’ya vardıklarında geceyi Aşti’de bir otoparkta saklanarak geçirdiklerini, sabah olduğunda ise Yıldızlar SSS Holding’in önünde olmak için yola koyulduklarını aktaran Yüksel, o anları şöyle anlattı:
“Ankara'ya ulaştık ve AŞTİ'de kapalı bir otoparkta gizlendik. Kaçak gibi, gizli saklı bir şekilde Ankara'ya indik. Şirket önüne geleceğimiz sırada bakanlık halka ‘Gelen insanların paraları yattı, eylem yok, geri dönün’ demiş. O sırada muhalefet ve milletvekilleri de oradaydı. Başaran Aksu bizim 60-65 kişiyle holdingin önüne gitmek üzere yolda olduğumuzu söyleyince milletvekilleri şok olmuş, ‘Millet burada, onlar nasıl gitti?’ diye şaşırmışlar. Biz takip edilmemek için bütün iletişimimizi kapatmış, telefonlarımızı uçak moduna almıştık. Sabah saat 11'de AŞTİ'den taksiler tutarak holdingin önüne gittik.”
HALK BİZİM İÇİN ORADAYDI
Mücadelede kendini hiç yalnız hissetmediğini söyleyen direnişçi, Holding önündeki desteği, dayanışmayı gördüğünde işçi sınıfının birleşmeden kazanamayacağını bir kez daha o kalabalığı gördüğünde anladığını söyledi:
“Ben o kadar büyük bir kitlenin olacağını zannetmiyordum. Çok büyük bir destek geldi. Halk bizim için oradaydı, herkesin gözleri doluydu. İnsanların bize bakışı, sarılmaları, sanki özlenen bir akrabaya sarılır gibiydi. Gördüğüm herkesle sarıldım, kucaklaştım, sohbet ettim.”
Duygularını sözlerle ifade edemediğini ifade eden Yüksel, işçilerin ekonomik olarak çöktüğünü ve aldıkları haklarıyla tüm işçilerin borçlarını ödeyeceklerini söyledi. “Aramızda zamanında iki üç ay ev kirasını ödeyemeyen, kirası birikmiş insanlar, icra takibi olanlar vardı” dedi.
ÜÇ ARKADAŞIM YERALTINDA
Son olarak yaptıkları işin önemine ve zorluğuna değinen Yüksel, madenciliğin en zor ve tehlikeli mesleklerden biri olduğunu belirterek 14 yıldır yaptığı mesleğinde 3 arkadaşını yeraltında bıraktığını anlattı. Madenciliğe başladığı 2012’in Haziran ayında madende yaşanan bir patlamada arkadaşını kaybettiğini söyleyen Yüksel, o anları unutamadığını, manyak madencinin de o gün istifa ettiklerini ifade ederek yaptıkları işi ve yaşanan iş cinayetini şu sözlerle aktardı:
“Patlamanın şiddetiyle üç kişiyi birden geri fırladı. Makineyi kullanan arkadaşımız orada vefat etti. 2-3 hafta kendimi toparlayamadım. Yeraltında her şey olabilir. Her an her an gaz sızıntısı, toz patlaması, grizu olabilir. Havasız ya da oksijensiz kalabilirsiniz. Yerin 550-600 metre altında çalışıyorsunuz. İlerisinde iki kilometre, toplamda ise 16-17 kilometre uzunluğunda galerilerimiz var. Artık daha iyi şartlarda, daha güvenceli ve güvenli çalışmak için mücadele edeceğim.”
∗∗∗
ÖZŞEN MADENCİLERİNİN ÇOCUKLARINDAN MESAJ VAR: BABAMIZIN HAKKINI İSTİYORUZ
Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde faaliyet gösteren Özşen Madencilik'te çalışan işçilerin aylardır ödenmeyen ücretleri, fazla mesai alacakları ve tazminatları için sürdürdükleri direniş 17'inci gününde açıklama gerçekleştirdi. Barta Tekstil, Temel Conta, Digel Tekstil ve direnen tüm işçi sınıfına destek açıklaması yapan madenciler "Birimizin kurtuluşu, hepimizin kurtuluşu olana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" diyerek işçi sınıfına birleşme çağrısı yaptı.
Diğer yandan işçilerin çocukları baretlere yazı yazarak kamuoyuna mesaj gönderdi: "Biz babamızın hakkını istiyoruz", "Babamızı çok özledik."