Ana içeriğe geç

Bu fark insani değil: Aynı kalori, aynı enflasyon, yarı fiyatına işçi

Ekonomist Şeref Oğuz Ekonomim'de yayımlanan köşe yazısında memur ve işçi arasındaki korkunç gelir uçurumunu sert sözlerle eleştirdi. En düşük memur maaşının 70.224 liraya yükseldiği Temmuz 2026 döneminde, asgari ücretli işçinin 28.075 liraya mahkum edildiği ücret adaletsizliğine sitem etti.

Bu fark insani değil: Aynı kalori, aynı enflasyon, yarı fiyatına işçi
Yeniçağ
16

Türkiye'de milyonlarca işçi ve emeklinin payına yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı düşerken, kamu ve özel sektör çalışanları arasındaki maaş uçurumu sosyal bir krize dönüşüyor. Şeref Oğuz, bakkalın, manavın veya ev sahibinin işçiye daha ucuz tarife uygulamadığı gerçeğinden hareketle, sistematik olarak açılan gelir makasını çarpıcı verilerle masaya yatırdı.

Bu fark insani değil: Aynı kalori, aynı enflasyon, yarı fiyatına işçi - Resim : 1

"İŞÇİNİN DE MEMURUN DA KROMOZOM SAYISI EŞİT, BU FARK NİYE?"

Ücretlendirme politikalarındaki çarpıklığı otomotiv terimlerine atıfta bulunarak sert bir dille eleştiren Şeref Oğuz, insani boyutları aşan bu adaletsizliği şu ifadelerle köşesine taşıdı: "Sorun: Araçlardan mı söz ediyoruz? Hani diyoruz ya 'mazotlu, benzinliden az yakıyor' diye. Bahis konusu olan insan ve iş ücretlendirmeye gelince işçi, neden memurdan daha az kazanıyor? İşçinin de memurun da kromozom sayısı eşit, harcadığı kalori birbirine denk, gayretleri de… Peki, bu fark niye? Arkadaşımız Özlem Karahan yazdı; 'İşçi ve memurun ücret-maaş farkı insani mi?' diye. Elbette insani değil zira bakkal, manav onlara daha ucuza satmıyor, kiraları da denk, harcamaları da… Çocuklarının iştahları daha düşük değil, okul ücretleri aynı. O halde bu farkın sebebi nedir?"

Bu fark insani değil: Aynı kalori, aynı enflasyon, yarı fiyatına işçi - Resim : 2

İŞÇİ VE MEMUR GELİR MAKASI GİDEREK AÇILIYOR: "GEÇİNEBİLENE AŞK OLSUN"

Kamudaki asgari haklar ile özel sektörün kölelik şartları arasındaki farkların sistematik nedenleri olduğunu vurgulayan Oğuz, tablonun vehametini rakamlarla ortaya koydu: "Memurun asgari maaşı 70.224 lira iken işçinin asgari ücreti neden 28.075 lirada? En düşük memur emeklisi 31.527 lira alırken en düşük işçi emeklisi 23.552 lira? Bazı durumlarda işçilerin sendikal marifetle kazanımları, memurların da üzerinde olabiliyor. Neticede makas giderek açılıyor. Bu fark tesadüf değil, sistematik nedenleri var; 1- Sistem farklı, 2- Tarihi ve yasal yapı farklı, 3- Siyasi ve ekonomik tercihler farklı… Ancak acı gerçek şu ki memur da olsan işçi de olsan; yoksulluk sınırı Temmuz 2026 için: 116.478 lira, açlık sınırı da 35.759 lira. Geçinebilene aşk olsun efendim…"

Bu fark insani değil: Aynı kalori, aynı enflasyon, yarı fiyatına işçi - Resim : 3

HÜKÜMET FARKI KAPATMIYOR, AKSİNE DAHA DA AÇIYOR!

Hükümetin ücret politikalarıyla bu uçurumu kasıtlı olarak derinleştirdiğini belirten Şeref Oğuz, iki kritik soruya şu yanıtları verdi:

Hükümet bu farkı kapatamaz mı? "Aksine daha da açıyor. 5,5 milyon memurun geliri, yıl ortasında dahi artarken işçinin asgari ücreti yılsonunu bekliyor. Misal 2026 6 aylık enflasyonu yüzde 17,76 olurken asgari ücret; 28.076 lirada kaldı."
Seçim ekonomisi etkisi ne olur? "Sandık ufukta görülünce hükümet asgari ücrete, emekli aylıklarına olağanüstü zam yapmak zorunda kalacak. Bu sürede geçici de olsa memur-işçi gelir farkı azalacak ama sonra enflasyon herkesi ezecek."

"İŞÇİSİN SEN İŞÇİ KAL DEDİLER..."

Mevcut sistemin memura sağladığı aşırı ayrıcalıklar ile işçinin sahipsizliğini kıyaslayan Şeref Oğuz, çarpıcı bir serzenişle analizini tamamladı: "İşçisin sen işçi kal dediler ama fena halde memur olasım geldi... Mutlak iş ve gelir güvencesi, aşırı sosyal haklar ve izinler, tembelliği koruyan düzen, bürokrasi ve kırtasiyecilik, verimsizlik yükü… 9 gün bayram tatili, katsayısı, zammı, mesaisi, yeşil pasaportu vardır hele ki tembel memursa acıması da yoktur, 'bugün git yarın gel'i vardır. Peki ya işçinin nesi var ki?"

Kaynağa Git

İlgili Haberler