Şarkıcı Ceylan Ertem, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla dijital müzik sektöründe yaşanan görünürlük sorununa dikkat çekti. Müzik üretmenin artık tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Ertem, bir şarkının dinleyiciye ulaşabilmesi için yapılan tanıtım harcamalarının üretim maliyetlerini geride bıraktığını ifade etti.
"MESELE ARTIK İYİ BİR ŞARKI YAPMAK DEĞİL"
Ertem paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bu kadar çok şey üretiyorum, neden daha az dinleniyor? Konser biletleri eskisi kadar hızlı tükenmiyor. Bu kadar emek verdiğimiz bir iş neden daha fazla insana ulaşmıyor? Evet, bunlar bazen beni üzüyor. Yalan söylemeyeceğim.
Çünkü sadece kendim için müzik yapmıyorum. Hayatımı, beni büyüten ailemi ve kendi oluşturduğum ailemi, kurduğum bu düzeni, yaptığım müzikle aslında finanse ediyorum. Daha fazla hayvan kurtarmak, daha fazla çocuğa destek olmak, daha iyi koşullarda yaşamak da olabilir, daha özgür üretmek de olabilir.
Bunları istiyorum ve istiyoruz. Artık bir şarkıyı yazarken, düzenlerken, kaydederken, mix'ini, mastering'ini yaparken, kapağını ve klibini hazırlarken harcadığımız bütçeden daha fazlasını aslında insanların o şarkıyı görebilmesi, duyabilmesi için harcamamız gerekiyor.
Yani mesele artık yalnızca iyi bir şarkı yapmak değil, o şarkının birilerinin karşısına çıkabilmesini sağlamak. Bugün James Blake'in paylaştığı bir gönderi çok hoşuma gitti. Orada kabaca şöyle diyor: İncelemelere, eleştirilere güvenemiyorsun. Çünkü medya ekonomik olarak zor durumda ve kendisine yatırım yapanların reklamını yapıyor.
Yorumlara güvenemiyorsun çünkü sahte hesaplar var. İzlenme sayılarına güvenemiyorsun çünkü satın alınabiliyor bu sayılar. Hatta dinlediğin şeyin gerçekten insanlar tarafından yapılıp yapılmadığından bile emin değilsin.
Ve sonra çok güzel bir cümle ekliyor aslında: Muhtemelen düşündüğünden daha iyisin. Bu müzisyenlere söylediği bir laf. Çok umut dolu, çok güzel bir laf. Çok hoşuma gitti. Bana bile iyi geldi bu cümle.
Çünkü yıllardır hem bir müzisyen hem bir müzik dinleyicisi olarak öğrendiğim bir şey varsa o da şu aslında: Algoritmalar kalıcı değil, trendler kalıcı değil, rakamlar kalıcı değil.
Bir gün bir konser çıkışında yanımıza gelip ‘Bu şarkıyla büyüdüm’ diyen birisi, bir ayrılığa, bir aşka, bir kayba, bir yolculuğa eşlik etmiş şarkılar... Bunlar kalıcı. Evet, biliyorum.
Ama yine de kafamı kurcalayan bir soru var. Yaptığınız şarkılar insanların karşısına çıkmıyorsa, önlerine düşmüyorsa, keşfedilmiyorsa o zaman nasıl onların anılarının bir parçası olacak bu şarkılar?
Doğrusunu söylemek gerekirse bunun cevabını ben de bilmiyorum. Ama belki de bugünlerde müzik dinleyicilerinin ve şarkı yazarlarının ve şarkıcıların en çok sorması gereken soru bu.
Biz bilmiyoruz. Sizin bu konuda bir fikriniz var mı?”