WWF-Türkiye Biyolojik Çeşitlilik Kıdemli Danışmanı ve Yaban Hayatı Veteriner Hekimi Ahmet Emre Kütükçü, katıldığı bir yayında son dönemde artan çekirge popülasyonunu değerlendirdi. Sosyal medyada dolaşan "istila" söylentilerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Kütükçü, vatandaşları korkutan bu türlerin aslında ekosistem ve tarım için oldukça faydalı olduğunu açıkladı.
Uzmanlardan çekirge yoğunluğu açıklaması: İstilacı değil, yerli tür
"YAŞANAN DURUM BİR İSTİLA DEĞİL, MEVSİMSEL BİR DÖNGÜ"
Sosyal medyadaki bilgi kirliliğine dikkat çeken Kütükçü, ortada korkulacak bir durum olmadığını belirterek şunları söyledi: "Marmara Bölgesi'nde görülen çekirge türleri istilacı değil ve yaşanan durum da kesinlikle bir istila değil. İstilaya neden olan türler genellikle Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi ülkelerden gelen yerli olmayan türlerdir. Bizim şu an gördüklerimiz tamamen kendi yerli türlerimizdir. Yağışlı geçen bir dönemin ardından havaların aşırı ısınması, çekirge yumurtalarının büyük bir kısmının hayatta kalmasına zemin hazırladı. Bu tamamen mevsimsel döngülere bağlı bir sayışal artıştır."
"TARIM ALANLARINDAKİ ZARARLILARI YİYEREK BİZE YARDIM EDİYORLAR"
Vatandaşların boyutları nedeniyle ürktüğü çekirgelerin büyük bir bölümünün "etçil" olduğuna vurgu yapan Kütükçü, bu böceklerin aslında birer tarım dostu olduğunu ifade etti. Kütükçü, "Bu etçil türler, tarım alanlarındaki ürünlere zarar veren diğer çekirgeleri ve böcekleri tüketerek ekosisteme büyük katkı sağlıyorlar. Yani aslında bize zarar değil, fayda sağlıyorlar" dedi.
PEKİ NEDEN BALKONLARIMIZA VE CAMLARIMIZA GELİYORLAR?
Şehir merkezlerinde, evlerin balkonlarında ve cam kenarlarında sıkça görülmelerinin nedenini de açıklayan uzman isim, bunu hasat dönemine ve böceklerin ışığa yönelme içgüdüsüne bağladı: "Özellikle Trakya bölgesindeki hasat çalışmaları ve aşırı sıcak, nemli hava bu böcekleri uzak mesafelere taşıyabiliyor. Çekirgeler çoğunlukla geceleri hareket halindedir ve karanlıkta ışık kaynaklarına yönelirler. Bu nedenle sokak lambalarının, evlerin balkonlarının veya ışık sızan camların önüne düşmeleri çok normal bir durum."
"İNSANA ZARAR VERMEZ, HASTALIK BULAŞTIRMAZLAR"
Kütükçü, vatandaşlara sükunet çağrısında bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "İnsana zarar verecek veya hastalık bulaştıracak bir potansiyel taşıyan canlılar değiller. İnsanların bu hayvanları gördüklerinde, özellikle boyutlarından dolayı korkması çok anlaşılabilir bir durum. Ancak ortada paniğe kapılmayı gerektirecek, endişe edilecek hiçbir durum söz konusu değil."
Uzmanlar, yaban hayatı ile insanların giderek daralan yaşam alanlarında daha sık karşılaşmasının normalleştiğini hatırlatarak, doğadaki her canlının ekosistemde kilit bir rolü olduğunu ve onlara zarar vermeden birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.