Dava, İngiliz Yüksek Mahkemesinin Palestine Action’ın terör örgütü kapsamında değerlendirilemeyeceğine ve grubun yasaklanmasının hukuka aykırı olduğuna karar vermesinin ardından gündeme geldi. Hükümet adına harekete geçen İçişleri Bakanlığı, söz konusu kararı Temyiz Mahkemesine taşıdı.
Mahkemede kararı açıklayan Başyargıç Sue Carr, İçişleri Bakanlığının Palestine Action’ı yasaklı örgüt ilan etme kararının "yasal" olduğuna hükmedildiğini duyurdu.
Carr ayrıca, mahkeme heyetinin Palestine Action’ın faaliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde ortak bir görüşe vardığını belirterek, yargıçların grubun "sadece mülke değil, aynı zamanda halka da ciddi bir zarar verme riski oluşturduğu" yönündeki kanaatte birleştiğini ifade etti.
İngiltere’de Yüksek Mahkeme, Palestine Action yasağını hukuka aykırı buldu
MAHKEME ÖNÜNDE TOPLANAN GÖSTERİCİLERDEN TEPKİ
Kararın açıklandığı sırada Temyiz Mahkemesi binası önünde çok sayıda Filistin destekçisi gösterici bulunuyordu. Duruşmayı takip eden ve kararın sonucunu bekleyen göstericiler, mahkemenin hükümet lehine verdiği kararın ardından hayal kırıklığı yaşadıklarını dile getirdi.
Kararın açıklanmasının ardından mahkeme çevresinde toplanan destekçiler, Palestine Action’a yönelik yasağın ifade özgürlüğü ve protesto hakkı açısından tartışmalı olduğunu savunarak tepkilerini ortaya koydu.
İSRAİL İLE İŞ YAPAN ŞİRKETLERE KARŞI EYLEMLERİYLE TANINDI
Palestine Action, İngiltere’de faaliyet gösteren ve İsrail ile iş ilişkisi bulunan şirketlere yönelik düzenlediği doğrudan eylemlerle kamuoyunun gündemine gelmişti. Grup, çeşitli tesislerde üretimi aksatmaya yönelik protestolar düzenlerken, bazı eylemlerinde şirket faaliyetlerini geçici olarak durdurmayı hedefledi.
Özellikle Haziran 2025’te İngiltere’deki Brize Norton Hava Üssü’nde gerçekleştirilen eylem büyük yankı uyandırdı. Palestine Action aktivistleri, üs çevresindeki güvenlik tellerini keserek askeri bölgeye girmiş, bazı askeri uçakların motorlarına kırmızı boya püskürtmüş ve olay yerinde Filistin bayrağı bırakmıştı.
Söz konusu eylem, hem siyasi çevrelerde hem de güvenlik kurumlarında geniş çaplı tartışmalara yol açmıştı.
Filistin Davaları İnisiyatifi’nden İngiltere’ye çağrı: Palestine Action aktivistleri serbest bırakılsın
YASAKLAMA SÜRECİ BRİZE NORTON EYLEMİNİN ARDINDAN BAŞLADI
Brize Norton’daki eylemin ardından dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Palestine Action’ın yasaklı örgüt ilan edilmesine yönelik resmi süreci başlattı.
Yapılan değerlendirmelerin ardından Temmuz 2025’te grup resmen yasaklı örgütler listesine alındı. Bu kararla birlikte örgüte destek verilmesi, üyelik faaliyetleri yürütülmesi veya destek açıklamalarında bulunulması İngiliz yasaları kapsamında suç haline geldi.
YASAĞA KARŞI KAMPANYALAR VE TOPLU GÖZALTILAR
Yasağın yürürlüğe girmesinin ardından "Defend Our Juries" adlı grup, Palestine Action’a destek amacıyla çeşitli kampanyalar düzenledi. Grup, yasağın kaldırılması için hukuki ve toplumsal girişimlerde bulunurken, ülke genelinde çok sayıda protesto gerçekleştirildi.
"İfade özgürlüğünün engellendiği" gerekçesiyle yapılan eylemlerde binlerce gösterici, "Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum" yazılı pankartlar taşıyarak kendilerini kasten gözaltına aldırmıştı.
Gösteriler sırasında çok sayıda kişi polis tarafından gözaltına alınırken, eylemciler bunun bilinçli bir sivil itaatsizlik eylemi olduğunu savunmuştu.
Yasaklı örgüt ilan edilmişti: Londra'daki 'Palestine Action' grubuna destek eyleminde 890 gözaltı
DESTEK AÇIKLAMALARI HAPİS CEZASI RİSKİ TAŞIYOR
İngiliz yasalarına göre yasaklı bir örgüte destek vermek veya örgüt lehine açıklamalarda bulunmak ciddi suçlar arasında yer alıyor. Bu kapsamda "yasaklı örgüte destek vermek" suçundan hüküm giyen kişiler hakkında 14 yıla kadar hapis cezası uygulanabiliyor.
Yasağı protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemlerde bu suçu bilerek işlediklerini açıklayan çok sayıda gösterici gözaltına alınırken, eylemlere katılanların önemli bölümünün ileri yaşlardaki İngiliz vatandaşları olması dikkat çekmişti.
YÜKSEK MAHKEME YASAĞI KALDIRMIŞTI
İngiliz Yüksek Mahkemesi, 13 Şubat tarihinde verdiği kararda Palestine Action’ın İçişleri Bakanlığı tarafından yasaklı örgüt ilan edilmesini hukuka aykırı bulmuş ve yasağın kaldırılmasına hükmetmişti.
Ancak kararın ardından hükümete temyiz hakkı tanındığı için yasağın kaldırılması uygulamaya geçirilemedi. Bu süreçte Londra Metropolitan Polisi, Palestine Action’a destek verdiği değerlendirilen kişilere yönelik gözaltı işlemlerinin sürdürüleceğini açıklamıştı.
Temyiz Mahkemesinin son kararıyla birlikte hükümetin yasağı hukuki açıdan savunulabilir bulundu ve Palestine Action’ın yasaklı örgüt statüsü korunmuş oldu.