Ana içeriğe geç

Adalet Bakanı Gürlek’ten Avrupa Parlamentosu’na sert tepki: Türk yargısı baskı altına alınamaz

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Avrupa Parlamentosu çevrelerinden gelen yargı eleştirilerine sert tepki gösterdi. Türk yargısının bağımsız olduğunu vurgulayan Gürlek, AP raporlarının tavsiye niteliğinde siyasi metinler olduğunu belirterek, “Hiç kimse Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın” dedi.

Adalet Bakanı Gürlek’ten Avrupa Parlamentosu’na sert tepki: Türk yargısı baskı altına alınamaz
tv100
16

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’de devam eden yargı süreçlerine ilişkin Avrupa Parlamentosu çevrelerinden gelen değerlendirmelere tepki gösterdi.

BakanGürlek, Türk yargısının kararlarını anayasa, kanunlar ve millet adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verdiğini belirterek, “Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın” dedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaptığı açıklamada Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu vurguladı.

Türk yargısının kararlarını anayasa ve kanunlar doğrultusunda verdiğini ifade eden Gürlek, devam eden yargı süreçlerinin çarpıtılarak siyasi kampanyaya dönüştürülmesini eleştirdi.

“MESNETSİZ İTHAMLAR İDEOLOJİK ÖN YARGILARLA AÇIKLANABİLİR”

Gürlek, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütülmesini ve Türk yargısı ile şahsına yönelik iddiaları “mesnetsiz” olarak nitelendirdi.

Bakan Gürlek, “Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur” ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Gürlek’ten Avrupa Parlamentosu’na sert tepki: Türk yargısı baskı altına alınamaz - Resim : 1

“AP RAPORLARI TAVSİYE NİTELİĞİNDE SİYASİ METİNLERDİR”

Avrupa Parlamentosu raporlarının tavsiye niteliğinde siyasi metinler olduğunu belirten Gürlek, bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Gürlek, “Bizim için asıl olan, aziz milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır” dedi.

Türkiye’nin yargı kurumlarını hedef alan yaklaşımların milli iradeye ve devletin egemenlik haklarına yöneldiğini belirten Gürlek, bunun “beyhude bir çaba” olduğunu ifade etti.

“SİYASİ BASKI KAMPANYALARI MÜCADELEMİZİ DURDURAMAZ”

Bakan Gürlek, Türkiye’nin terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.

Bakan Gürlek'in açıklamasının tamamı şu şekilde:

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.

Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.

Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır.

Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.

Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.

Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.

Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler