Ana içeriğe geç

Denizleri boğan sessiz tehdit: Lastikler!

Edirne'den İzmir'e, Tekirdağ'dan Mersin'e kadar son haftalarda gerçekleştirilen deniz dibi temizliklerinde dikkat çeken ortak bir detay vardı: Araç lastikleri. Türkiye'nin farklı noktalarında denizden çıkarılan lastikler, aslında küresel bir çevre sorununun da habercisi. Uzmanlara göre doğada yüzlerce yıl yok olmayan lastikler, deniz ekosistemini tehdit ederken mikroplastik kirliliğinin de önemli kaynakları arasında yer alıyor.

Denizleri boğan sessiz tehdit: Lastikler!
Kanal 6
16
Son haftalarda Türkiye'nin dört bir yanında gerçekleştirilen deniz dibi temizlik çalışmalarında ortaya çıkan tablo dikkat çekici bir gerçeği gözler önüne serdi. Edirne'den Muğla'ya, İzmir'den Mersin'e kadar birçok noktada denizlerden çıkarılan atıklar arasında araç lastikleri ilk sıralarda yer aldı. Fotoğraf: İHA Uzmanlar, yüzlerce yıl boyunca doğada kalabilen bu atıkların yalnızca görüntü kirliliği yaratmadığını, zamanla parçalanarak mikroplastik kirliliğinin önemli kaynaklarından birine dönüştüğünü belirtiyor. Türkiye'de olduğu gibi Paris'teki Seine ve Londra'daki Thames nehirlerinde de benzer manzaraların yaşanması, lastik atıklarının küresel ölçekte büyüyen bir çevre sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor. Denizlerin dibinde sessizce biriken lastikler, bugün ekosistemlerin karşı karşıya olduğu en görünmez ama en kalıcı tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Fotoğraf: İHA SON 2 HAFTADA DENİZDEN YÜZLERCE LASTİK ÇIKARILDI Son haftalarda denizlerimizde gerçekleştirilen deniz dibi temizliği çalışmalarında ortaya çıkan görüntüler çevre kirliliğinin ulaştığı boyutu gözler önüne serdi. Edirne'nin Enez ilçesinde dalgıçlar deniz tabanından araç lastikleri ve plastik atıklar çıkardı. Tekirdağ'da yapılan çalışmalarda ise lastiklerin yanı sıra sandalye parçaları ve çeşitli evsel atıklar toplandı. İzmir'in Karşıyaka, Karaburun ve Foça ilçelerinde düzenlenen temizliklerde de deniz dibinden çıkarılan atıkların başında yine araç lastikleri yer aldı. Mersin'de gerçekleştirilen temizlik çalışmasında ise alışveriş sepetlerinden halatlara kadar çok sayıda atıkla birlikte lastikler de gün yüzüne çıkarıldı. Muğla'nın Marmaris ilçesinde vatandaşlar bu kez denizin ortasında yüzen dev bir traktör lastiğiyle karşılaştı. Fotoğraf: İHA DENİZLERDEKİ ORTAK TEHLİKE Deniz temizliği çalışmalarında her yıl farklı atıklarla karşılaşılsa da uzmanlar araç lastiklerinin en yaygın ve en kalıcı kirlilik unsurlarından biri olduğuna dikkat çekiyor. Dere yataklarına, boş arazilere ve kıyılara bırakılan eski lastikler zamanla yağmur, sel ve akıntılarla denizlere taşınıyor. Limanlarda ve iskelelerde kullanılan bazı lastikler de koparak suya karışıyor. Yıllarca deniz tabanında kalan bu atıklar yalnızca görüntü kirliliği oluşturmuyor; deniz canlıları için de ciddi risk yaratıyor. PARİS'TE DE VAR, TÜRKİYE'DE DE Sorun yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Paris Olimpiyatları öncesinde gerçekleştirilen Sen Nehri temizliklerinde bisikletler, scooterlar, motosikletler ve çeşitli büyük atıklarla birlikte çok sayıda lastik ve kauçuk atık da nehir tabanından çıkarıldı. Londra'daki Thames Nehri başta olmak üzere dünyanın birçok büyük kentinde yapılan dip temizliği çalışmalarında da benzer görüntüler ortaya çıkıyor. Uzmanlara göre nehirler ve dereler, karada bırakılan atıkları denizlere taşıyan en önemli güzergâhlar arasında bulunuyor. MİKROPLASTİK TEHLİKESİ BÜYÜYOR Lastikler zamanla parçalanarak mikroplastik ve kimyasal bileşenlerini çevreye bırakıyor. Bu parçacıklar deniz canlıları tarafından yutulabiliyor, besin zincirine karışabiliyor ve uzun vadede insan sağlığını da etkileyebiliyor. Çevre uzmanları, denizlerin temizlenmesinin önemli olduğunu ancak asıl çözümün atıkların doğaya bırakılmasını önlemekten geçtiğini vurguluyor. SADECE TÜRKİYE'NİN MESELESİ DEĞİL Denizlerden çıkarılan her lastik, yalnızca bir çevre temizliği başarısını değil, aynı zamanda yıllardır biriken ihmali de gözler önüne seriyor. Uzmanlara göre doğada yüzlerce yıl kalabilen lastikler, zamanla parçalanarak mikroplastik kirliliğini artırıyor ve deniz canlıları için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Türkiye'nin farklı noktalarında son haftalarda ortaya çıkan manzara, sorunun münferit değil, yaygın ve kalıcı bir çevre meselesi olduğunu gösteriyor. Denizlerin geleceğini korumanın yolu ise yalnızca temizlik çalışmalarından değil, atıkların doğaya ulaşmasını engelleyecek bilinçli tüketim, etkin denetim ve güçlü geri dönüşüm politikalarından geçiyor. Bugün denizden çıkarılan her lastik, aslında yarının çevre felaketlerini önlemek adına verilmiş önemli bir mücadeleyi temsil ediyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler