Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, yabancı istihbarat servislerinin deniz kaplumbağaları ve büyük balıklara sensör yerleştirerek Çin kıyılarında veri topladığını öne sürdü. Pekin yönetimi, şüpheli cihaz veya elektronik ekipman taşıyan deniz canlılarını ihbar edenlere yaklaşık 3 milyon TL ödül verileceğini duyurdu.
Derin denizlerin altındaki istihbarat savaşları, teknolojinin sınırlarını zorlayarak doğanın en gizemli sığınaklarına, canlıların dünyasına kadar uzandı.
Çin Devlet Güvenlik Bakanlığı, yabancı istihbarat teşkilatlarının Çin deniz sınırlarında casusluk faaliyetleri yürütmek amacıyla deniz kaplumbağaları ve büyük balıklara hassas sensörler yerleştirdiğini iddia etti.
"Derin mavinin altında, alt akıntılar yükseliyor" başlığıyla yapılan açıklamada, halkın ve balıkçıların bu yeni nesil su altı casusluk yöntemlerine karşı son derece uyanık olması istendi.
DOĞAL KAMUFLELİ CANLI AJANLAR
Pekin yönetiminin iddialarına göre, uluslararası casusluk ajansları Çin kıyı şeridinin detaylı su altı haritalarını çıkarmak için ezber bozan bir yönteme başvurdu. Yakalanarak üzerlerine yüksek hassasiyetli sensörler takılan büyük deniz canlıları ve deniz kaplumbağaları, Çin sularında serbestçe yüzerken bulundukları bölgelerin su sıcaklığı, tuzluluk oranı ve okyanus akıntıları gibi kritik verilerini anlık olarak topluyor. Kaydedilen bu stratejik denizcilik verileri, uydular aracılığıyla eş zamanlı olarak yurt dışındaki istihbarat merkezlerine aktarılıyor.
DENİZALTILARIN İZİNİ SÜREN ŞAMANDIRALAR
Bakanlık, biyolojik ajanların yanı sıra okyanus tabanına ve yüzeyine bırakılan fütüristik cihazları da öne çıkardı. Elde edilen verilerde, diğer casusluk donanımları arasında ses dalgalarını dinleyerek Çin denizaltılarının hareketlerini ve rotalarını gerçek zamanlı haritalandıran akıllı şamandıralar bulunuyor. Bununla birlikte, askeri deniz faaliyetlerini yukarıdaki uydulara raporlayan güneş enerjili dalga süzgeçleri ve yabancı denizaltılara güvenli geçiş koridorları sağlamak amacıyla yerleştirilen su altı fenerleri de casusluk ağının parçaları olarak listelendi.
Kargo gemilerine gizlice yüklenen bazı cihazlar ise Çin limanlarındaki askeri ve ticari dinamikleri anlık olarak yakalayabiliyor.
Çin hükümeti, kıyı savunma sistemlerindeki zayıf noktaları tespit etmek için denizcilere yönelik büyük bir teşvik programı başlattı. Kıyı şeridinde veya açık denizde şüpheli şamandıralar, yabancı menşeili cihazlar ya da üzerinde elektronik ekipman bulunan deniz canlıları keşfeden ve bunları güvenlik güçlerine bildiren balıkçılara 500.000 yuan (yaklaşık 3 milyon TL) tutarında nakit ödül verileceği açıklandı. Yurt dışından ithal edilen denizcilik ekipmanlarının da bundan böyle çok daha sıkı güvenlik kontrollerinden geçirileceği de aktarıldı.
Kaplumbağaların casus olarak kullanılması kulağa sıra dışı gelse de hayvanların askeri istihbarat dünyasındaki geçmişi oldukça eskiye dayanıyor. Amerika Birleşik Devletleri Donanması, 1960'lardan bu yana yüksek eğitilebilirlikleri ve zorlu deniz koşullarına adaptasyon yetenekleri nedeniyle yunusları ve deniz aslanlarını arama, kurtarma ve su altı keşif görevlerinde resmi olarak kullanıyor. Benzer şekilde Sovyetler Birliği döneminde de foklar ve yunuslar askeri programlara dahil edilmişti.
Osmanlı’da istihbarat sadece insanlar üzerinden yürütülmedi. Sultan Abdülhamid, Yıldız Sarayı’nda kurdurduğu Kuşluk-ı Hümayun ile güvercinleri gizli bir haberleşme ağına dönüştürdü.
Memleketin dört bir yanından, hatta Avrupa’dan getirilen güvercinler askeri amaçlarla eğitildi. 1901’de yayımlanan Askerî Muhâbere Güvercinleri Nizamnâmesi ile bu kuşlar resmen ordunun parçası oldu.
Osmanlı’da Sultan Abdülhamid, Yıldız Sarayı’nda kurdurduğu güvercinliklerle bu gerçeği erken fark eden liderlerden biriydi.
Ancak istihbaratın doğası gereği, her yöntem iki taraflıydı. I. Dünya Savaşı’nda güvercinler bu kez karşı istihbaratın aracı oldu. Filistin cephesinde Nili örgütü, güvercinler üzerinden İngilizlere bilgi aktardı. Sultan Abdülhamid’in en çok çekindiği senaryolardan biri sahada karşılık buldu.
Zaman değişti, yöntemler çeşitlendi ama mantık aynı kaldı. Soğuk Savaş yıllarında CIA, güvercinlerin sırtına kamera yerleştirerek Moskova’daki askeri tesisleri görüntüledi