Son günlerde İstanbul, Edirne, Kocaeli ve Bursa'da cep telefonu kameralarına yansıyan dev çekirgeler gündemin en çok konuşulan konularından biri oldu. Boyutları nedeniyle birçok kişiyi tedirgin eden çekirgelerin, Balkanlar üzerinden Türkiye'ye ulaştığı belirtilirken, benzer türlerin Güneydoğu Anadolu'da da doğal yaşam alanlarında görüldüğü ifade ediliyor. Uzmanlar ise "etçil çekirge" olarak bilinen türün sanıldığı gibi insanlar için tehlikeli olmadığını belirtiyor.
TÜRKİYE'DE DEV ÇEKİRGELER NERELERDE GÖRÜLDÜ?
İri boyutlarıyla dikkat çeken çekirgeler son günlerde özellikle Marmara Bölgesi'nde birçok ilde görüntülendi. Edirne, İstanbul, Kocaeli ve Bursa'da balkonlara, bahçelere, apartman duvarlarına ve yeşil alanlara konan çekirgeler vatandaşlar tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.
Benzer görüntüler Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nden de geldi. Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde doğal yaşam alanlarında görülen dev çekirgeler, büyüklükleri nedeniyle dikkat çekti. Uzmanlara göre bu tür, Türkiye'nin farklı bölgelerinde doğal olarak yaşayabilen ve zaman zaman yerleşim alanlarına kadar gelebilen bir canlı.
ET YİYEN ÇEKİRGELER İNSANA ZARAR VERİR Mİ?
Etçil çekirgeler zehirli canlılar arasında yer almıyor. Bünyelerinde insanı zehirleyecek veya felç edecek toksin bulunmuyor. Bu nedenle bir çekirgeyle karşılaşmak tek başına sağlık açısından ciddi bir risk oluşturmuyor.
Uzmanlar, bu canlıların insanlara saldıran hayvanlar olmadığını belirtiyor. Genellikle tehdit altında hissettiklerinde ya da sıkıştırıldıklarında savunma amacıyla ısırabiliyorlar. Doğal ortamlarında ise daha çok diğer böceklerle beslenmeleri nedeniyle ekosistemin önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.
ÇEKİRGE ISIRIRSA NE OLUR?
Dev çekirgelerin güçlü çene yapısı nedeniyle ısırıkları kısa süreli ağrıya neden olabiliyor. Isırılan bölgede arı sokmasına benzer şekilde acı hissedilmesi, hafif kızarıklık, kaşıntı veya şişlik oluşması mümkün olabiliyor.
Uzmanlar, böyle bir durumda yaranın bol su ve sabunla temizlenmesini, gerekirse antiseptik uygulanmasını ve şişliği azaltmak amacıyla kısa süreli soğuk kompres yapılmasını öneriyor. Şiddetli alerjik reaksiyon gelişmesi ise oldukça nadir görülüyor.
Etçil çekirgeler kene veya sivrisinek gibi kan emici canlılar arasında bulunmuyor. Bu nedenle insanlara kan yoluyla virüs veya salgın hastalık bulaştırdıklarına ilişkin bilimsel bir kanıt bulunmuyor.
Uzmanlara göre çekirgeler insanlardan uzak durmayı tercih ediyor. Yerleşim yerlerinde görülmelerinin temel nedeni ise sıcak hava koşulları, ışık kaynakları ve yaşam alanlarının değişmesi olarak değerlendiriliyor.
Etçil çekirgeler, zararlı böceklerle beslenmeleri nedeniyle tarımsal ekosistemde faydalı türler arasında gösteriliyor. Özellikle bitkilere zarar veren bazı böcek popülasyonlarının doğal yollarla kontrol edilmesine katkı sağlayabiliyorlar.
Bu nedenle uzmanlar, görülen her büyük çekirgenin zararlı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Doğal denge açısından önemli görev üstlenen bu canlıların gereksiz yere öldürülmemesi gerektiği ifade ediliyor.
Vatandaşlar sosyal medyada farklı yöntemler paylaşsa da uzmanlar bilimsel olarak kanıtlanmamış uygulamalara karşı dikkatli olunmasını öneriyor.
Çekirgelerin eve girmesini azaltmak için uygulanabilecek yöntemler:
- Sineklik kullanmak
- Balkon kapılarını gece kapalı tutmak
- Dış aydınlatmayı mümkün olduğunca azaltmak
- Bahçelerde yoğun ot birikmesini önlemek
- Çekirgeyi elle sıkıştırmak yerine bulunduğu ortamdan uzaklaştırmak
Uzmanlara göre etçil çekirgeler zehirli değildir ve insanı öldürecek ya da felç edecek toksin taşımazlar. Görünüşleri korkutucu olsa da insan sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduklarına dair bilimsel bir bulgu bulunmuyor.
Öncelikle ısırılan bölge bol su ve sabunla temizlenmelidir. Ardından antiseptik uygulanabilir ve şişliği azaltmak için kısa süreli buz kompresi yapılabilir. Şiddetli alerjik reaksiyon gelişmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Uzmanlar, mevsim koşulları, sıcak hava dalgaları, rüzgar hareketleri ve doğal yaşam alanlarındaki değişimlerin çekirgelerin farklı bölgelere yayılmasına neden olabileceğini belirtiyor. Balkanlar üzerinden gelen popülasyonların Marmara Bölgesi'nde daha sık görülmesi de bu durumun nedenleri arasında değerlendiriliyor.