Ana içeriğe geç

Odatv İhbar Hattı’na ulaştılar: “Az bile yazmışsınız. Bize köpek gibi davranıyorlar.” Katar Başkonsolosluğu toz duman...

“Katar Başkonsolosluğu’nda neler oluyor: Baskı, hakaret, zorbalık ” başlıklı haberimizden sonra Başkonsolosluk adı geçen diplomatı savundu, iddiaları reddetti. Çalışanlar bu kez toplu açıklama yaptı. Odatv ihbar hattına ulaşan başka bir çalışan da başına gelenleri anlattı, belgelerini gönderdi.

Odatv İhbar Hattı’na ulaştılar: “Az bile yazmışsınız. Bize köpek gibi davranıyorlar.” Katar Başkonsolosluğu toz duman...
Odatv
16

Katar Başkonsolosluğu’nda neler oluyor: Baskı, hakaret zorbalık” başlıklı haberimizde, N. A. S. isimli diplomatın göreve gelmesiyle birlikte iş kanununu çiğneyen uygulamaların başladığı, çalışanlara zorbalık yapıldığı ve hakaret edildiği iddialarını dört işçinin anlatımlarına dayandırarak duyurmuştuk. Başkonsolosluk, haberimize gönderdiği yanıtta tüm iddiaları reddetmişti.

Konuyla ilgili iki yeni gelişme var.
İlk gelişme Başkonsolosluğun yanıtına yanıt veren çalışanların ortak açıklama yapması…
Çalışanlar, Başkonsolosluğun “sözleşme yenileme işlemleri yapılmadı” beyanına karşı çıkıyor. C adlı çalışana yeni sözleşme taslağı verildiğini ve baskı altında imzalaması istendiğini baskı artınca da C’nin konuyu yargıya taşıdığını belirtiyor.

İŞ BULAMAZSINIZ, SÜRÜNÜRSÜNÜZ

Çalışanlar, C üzerinden diğer çalışanlara da gözdağı verilip ‘Hepinizin sonu böyle olur. Eğer istediklerimizi yapmazsanız hem işinizden olursunuz, iş bulamazsınız, hem de kıdem tazminatı ve diğer alacaklarınızı yıllar süren davalar nedeniyle alamazsınız, sürünürsünüz’ mesajı verildiğini öne sürüyor.
Açıklamaya göre Ç. adlı çalışan da yeni sözleşmeyi imzalamaya zorlandı. Tepkiler sonucu bu konuda geri adım atıldı. Çalışanların açıklamasında bu sürecin sorumlusu olarak N. A. S. adlı diplomat gösteriliyor:
“Her işyerinde sorunlar olabilir, ancak N.A.S adlı diplomat geldikten sonra mobing ve baskı sistematik bir hale geldi. Konsolosluk kurulduğundan beri kullanılan sözleşmede yıllık bir maaş primi ödeneceği yazıyordu. Bu prim maddesi de dava konusu oldu, devam eden davalarda bilirkişi bu yıllık primin ödenmesi gerekeceği yönünde görüş bildirdi. Ayrıca bugüne kadar hiçbir çalışana bu prim ödenmedi. Eğer ödedilerse bununla ilgili bordro ve ödeme dekontlarını size sunabilirler.”

YENİ İŞE ALINANLAR HANGİ SÖZLEŞMEYE İMZA ATTI

Konsolosluk çalışanları “Yeni işe alınanlar yeni sözleşme imzalamadılar mı, kıdem tazminatı dışında yıllık ikramiye maddesi duruyor mu?” diye de soruyor.
Çalışanlar, konsolosluk avukatının “davalık olduğumuz çalışan fahiş tazminat istedi” açıklamasına da itiraz ediyor. Çalışanlar mahkemenin bu kişinin işe iadesine karar verdiğini, N.A.S adlı diplomatın hukuki sürece rağmen işe iadeye izin vermediği, tazminatın ödenmediğini “git hangi mahkemede dava açarsan aç ben ödemiyorum” dediğini öne sürüyor.

AVUKATA YANIT: O BANKADA ÇALIŞAN KİŞİ...

Konsolosluk avukatı Odatv’ye yolladığı yanıtta Konsoloslukta görev yapan bazı çalışanların banka hesap hareketleri ve harcama bilgilerinin hukuka aykırı şekilde elde edildiği iddiasını da reddetmişti.

Avukat; “Burası Konsolosluktur. Mevzuata uyum esastır. Zaten bankalar KVKK kuralları nedeniyle hiç kimsenin bilgisini mahkeme kararı olmadan bir başkasıyla paylaşmazlar. Paylaşan bankacı kendi banka sistemlerinin loglarında dijital iz bırakacağından böyle bir riski göze almaz. Bu iddia zaten mantıken mesnetsizdir” demişti.
Çalışanlar bu yanıta verdikleri yanıtta ayrıntıya giriyor:
“Daha önce x bankasında çalışmış (Bankanın adı Odatv’de saklı) iki kişi şu an konsoloslukta aktif görevli. x bankasında müşteri temsilcisi olarak çalışan Arapça bilen Arap asıllı kişiler konsoloslukta çalışıyordu. Bu eski x bankası çalışanı üzerinden çalışanların hesaplarına ulaşıp bilgiler baskı aracı olarak kullanılıyor.”

İŞÇİNİN YAZILI RIZASI YOK

Çalışanların görev yerinin "mobbing amacıyla" keyfi şekilde değiştirildiği iddiasına yönelik de şu bilgiler aktarılıyor:
“4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca, iş şartlarında çalışan aleyhine yapılacak her türlü esaslı değişiklik için işçinin yazılı rızasının alınması zorunludur. Maaşın korunması, yapılan bu köklü değişikliği tek başına hukuka uygun hale getirmez. Unvanın düşürülmesi ve görev tanımının değiştirilmesi, işçinin iş yerindeki statüsünü ve kariyerini doğrudan etkileyen "esaslı bir değişiklik" kabul edilir. Değişiklik işçiye yazılı olarak bildirilmelidir. İşçi 6 iş günü içinde yazılı onay vermezse değişiklik işçiyi bağlamaz.

Yargıtay kararlarına göre, ücret düşürülmese dahi çalışan daha alt bir göreve verilerek pasifize edilirse bu durum manevi açıdan mobbing (psikolojik taciz) ve itibar kaybı olarak değerlendirilir. Rızası dışında tenzili rütbe yapılan işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle (İş Kanunu Md. 24/II) feshederek kıdem tazminatını talep edebilir. Koşulları oluşmuşsa, çalışan işverenden ayrıca manevi tazminat da talep etme hakkına sahip olur.”

"İŞ KANUNU BÖYLE ÇİĞNENDİ"

Çalışanlar bu anlattıklarına kanıt olarak da M. Adlı çalışanın başına gelenleri aktarıyor:
“N.A.S adlı diplomat, M. adlı bayan çalışanı bodrum katına erkeklerin arasına indirip kendisine baskı uyguladı. Bu kişinin iş sözleşmesine göre görev yeriyle yollandığı yerin hiçbir ilişkisi yok. Tamamen baskı amacıyla yapıldı. Çalışanların görev yerleri değiştirilmesinin yanında, iş kanununa göre çalışanlar sözleşmelerindeki işleri yaparlar, bunların dışında başka iş yapmaları istenemez.”

ARAÇLARDA KULLANILAN ÇAKARLAR

Konsolosluk avukatının Odatv’ye gönderdiği yanıtta çakarlı araçlarla ilgili olarak yasa dışı bir durum olmadığı belirtilmişti. Çalışanlar bu yanıta şöyle yanıt veriyor:
“N.A.S adlı kişinin aracında Dışişleri Bakanlığı’nın genelgesine aykırı bir şekilde çakar sistemi mevcuttur, eğer bugün sökmediyse… Bizde videosu mevcut.
Çalışanlar Odatv’ye yolladığı açıklamada “İşimizi kaybetme korkusuyla konuşamıyoruz. Kimliğimizi yayınlamayın lütfen” diyor.

ODATV İHBAR HATTINA GELEN MESAJ

Konuyla ilgili ikinci gelişme şöyle:

Odatv ihbar hattına ulaşan Şehmus Ersan isimli eski bir konsolosluk çalışanı, haberimizdeki anlatımları doğrulayan bilgi ve belgeleri Odatv’ye ulaştırdı. Ayrıntılar için aradığımız Şehmus Ersan özetle şu bilgileri verdi:

“5 yıl boyunca konsoloslukta çalıştım. 2020’de baskıya uğradığım için işten ayrıldım. Tazminatımı vermediler. Dava açtım 2024 yılında tazminat hakkımı kazandım. Haberinizi okuyunca o kötü günleri hatırladım. İntiharı düşünen arkadaşlarımız oldu. Bize köpek gibi davranıyorlar. Ben bıktım. Artık Başkonsoloslukta çalışmıyorum. Orada çalışanların sesini duyurun.”
Görüldüğü gibi ilk gün tek tek görüşlerini aldığımız mağdur çalışanlar bu kez iddialarının arkasında toplu bir şekilde durarak ortak bir açıklama yaptı. Onlara bir de Odatv ihbar hattına ulaşan Şehmus Ersan eklendi.

Katar Başkonsolosluğu’nun kalın duvarları yükselen feryatların dışarıya ulaşmasına engel olamıyor...
Mustafa İlker Yücel

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler