Cumhuriyet Halk Partisinde (CHP) 4-5 Kasım 2023’te yapılan 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal edildi. Karar bir kurultay iptaliyle kalmadı ve 103 yıllık bir siyasi partinin kaderini değiştirdi. Mahkeme kararıyla, Özgür Özel ve yönetimi görevden uzaklaştırıldı, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi geri getirildi. Tüm bu yaşananlar siyaset ve hukuk gündeminin de merkezine oturdu.
Karar, Türkiye’de “parti içi yarışa yargı müdahalesi” tartışmasını büyütürken, benzer örneklerin dünyada nasıl yaşandığı sorusunu da gündeme getirdi.
Dünyada birebir “mutlak butlan” adıyla kullanılan yaygın bir kavram olmasa da, siyasi partilerin kongrelerinin, liderlik seçimlerinin ya da parti içi kararlarının mahkemeler veya seçim kurulları tarafından geçersiz sayıldığı örnekler bulunuyor. Ancak bu örneklerin tamamı aynı sonucu doğurmuyor. Bazı ülkelerde mahkemeler yalnızca kongrenin yenilenmesine hükmederken, bazı ülkelerde parti yönetimi değiştiriliyor. CHP kararının en kritik yanı da burada ortaya çıkıyor: Karar yalnızca bir kurultayın iptaliyle kalmadı, ana muhalefet partisinin başkan dahil yönetim dengesini de değiştirdi.
NİJERYA’DA PDP KONGRESİ “YOK HÜKMÜNDE” SAYILDI
Nijerya’da ana muhalefet partisi konumundaki, merkez sağ çizgisindeki Halkın Demokratik Partisi (Peoples Democratic Party-PDP), son dönemde parti içi hizip savaşlarıyla gündeme geldi. PDP’nin Kasım 2025’te Ibadan’da yaptığı ulusal kongre mahkemeye taşındı. Abuja Federal Yüksek Mahkemesi, kongreyi geçersiz saydı ve Nijerya Bağımsız Ulusal Seçim Komisyonu’nun kongre sonuçlarını tanımasını engelledi. Karar, kongrede yapılan liderlik seçimini ve parti yönetimini doğrudan etkiledi. Daha sonra dosya Nijerya Yüksek Mahkemesi’nin de gündemine geldi. Mahkeme, Ibadan kongresinin daha önceki bir mahkeme kararına rağmen yapıldığına işaret ederek süreci hukuka aykırı buldu.
Kongre öncesinde PDP’nin başında Umar Iliya Damagum vardı. Ibadan kongresinde Kabiru Tanimu Turaki genel başkan seçildi. Ancak bu kongre mahkemelerce iptal edilince Turaki’nin liderliği hukuken geçersiz hale geldi. Süreç sonunda Wike destekli kanadın Mart 2026’da seçtiği Abdulrahman Mohammed öne çıktı; buna rağmen Turaki kanadı, kararın partiyi açık bir liderlik boşluğuna sürüklediğini savundu.
PDP’de mahkemeler, muhalefet partisinin kongresini iptal ederek kongrede seçilen Turaki yönetimini tanınmaz hale getirdi; karar, parti içindeki Wike destekli Abdulrahman Mohammed kanadını güçlendirdi.
Nijerya örneği, CHP dosyasına en çok benzeyen dosyalardan biri olarak öne çıkıyor. Çünkü burada da tartışma doğrudan ulusal parti kongresi, liderlik seçimi ve parti yönetiminin tanınması meselesine dönüştü. Fakat Nijerya’da süreç daha çok parti içi hizipler arasındaki mahkeme savaşları şeklinde ilerledi. CHP'de ise kararın etkisi, Türkiye’nin ana muhalefet partisinin genel başkanlık makamı ve merkez yönetimi üzerinden siyasete sirayet etti.
ZAMBİYA’DA PATRIOTIC FRONT: MAHKEME PARTİ LİDERİNİ BELİRLEDİ
Zambiya’daki merkez sol çizgisindeki, muhalefetteki Yurtsever Cephe (Patriotic Front-PF) dosyası da dikkat çekici bir yerde duruyor.
PF’de ilk büyük yargı krizi 2014’te yaşandı. Dönemin devlet başkanı Michael Sata’nın ölümünün ardından parti içinde liderlik ve başkan adaylığı kavgası çıktı. Edgar Lungu ile Miles Sampa farklı kanatların adayı olarak öne çıktı.
Kriz mahkemeye taşındı. Zambiya Yüksek Mahkemesi, Edgar Lungu’nun PF’nin usulüne uygun seçilmiş başkan adayı olduğuna hükmetti. Mahkeme, Miles Sampa’nın seçildiği karşı konferansı ise hukuka aykırı ve hükümsüz saydı; bu konferansta alınan kararların da iptaline karar verdi.
Bu örnek, parti içi liderlik yarışında mahkemenin doğrudan taraflardan birini meşru lider ve başkan adayı olarak tanıması bakımından CHP dosyasına yakın örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
PF’de benzer kriz 2023’ten sonra yeniden yaşandı. 2021 seçim yenilgisinin ardından Edgar Lungu’nun siyasetten çekilmesi ve daha sonra geri dönmesiyle parti içinde boşalan liderlik tartışması büyüdü. Miles Sampa, 2023’te tartışmalı bir olağanüstü kongre düzenleyerek PF başkanı ilan edildi. Sampa kanadı, yeni parti yöneticilerini devletin dernek ve parti kayıtlarını tutan Registrar of Societies’e bildirdi.
Ancak bu hamle parti içindeki krizi bitirmedi. Lungu’ya yakın kanat, kongrenin meşruiyetini tartışmaya açtı. Daha sonra Morgan Ng’ona ve Robert Chabinga üzerinden yeni bir liderlik krizi doğdu. PF içinde birden fazla kanat aynı anda parti yönetimi üzerinde hak iddia etti.
Bu süreçte mahkemeler ve Registrar of Societies devreye girdi. Sampa’nın liderliği, Chabinga’nın başkan vekili olarak ortaya çıkması ve parti kayıtlarında kimin tanınacağı meselesi yargı dosyalarına dönüştü. 2026’da Lusaka Yüksek Mahkemesi, Miles Sampa’nın PF’nin meşru lideri olduğu yönünde karar verdi ve onun seçimini iptal ettirmek isteyen başvuruyu reddetti.
Zambiya örneği bu nedenle iki açıdan önemli. 2014 dosyası, “parti kongresi ve liderlik seçiminin mahkeme tarafından hükümsüz sayılması” bakımından CHP tartışmasına teknik olarak yaklaşıyor. 2023 sonrası PF krizi ise mahkeme ve devlet sicili üzerinden bir muhalefet partisinin kimin tarafından yönetileceğinin belirlenmesi bakımından dikkat çekiyor.
CHP DOSYASINI FARKLI KILAN NE
Dünyadaki örnekler gösteriyor ki mahkemeler, siyasi partilerin kongrelerini, liderlik seçimlerini ve tüzük süreçlerini zaman zaman denetliyor. Özellikle delege seçimi, üye hakları, parti tüzüğüne aykırılık ve usulsüzlük iddiaları bu davaların ortak başlıkları arasında yer alıyor.
Ancak CHP dosyasını birçok örnekten ayıran üç temel nokta var.
Birincisi, CHP Türkiye’nin ana muhalefet partisi. Bu nedenle karar yalnızca parti içi bir hukuk tartışması olarak kalmıyor, doğrudan ülkenin siyasi rekabet dengesine etki ediyor.
İkincisi, karar yalnızca kurultay sonuçlarını tartışmalı hale getirmedi; mevcut genel başkan ve yönetimin görevden uzaklaştırılması sonucunu doğurdu.
Üçüncüsü, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin tedbiren göreve iadesi, dosyayı sıradan bir “kongre iptali” örneği olmaktan çıkarıp parti yönetiminin yargı kararıyla değiştirildiği daha ağır bir siyasi başlığa dönüştürdü.
BENZERLERİ VAR, AMA CHP DOSYASI AYRI YERDE DURUYOR
Dünyada siyasi partilerin iç seçimlerine mahkemelerin müdahale ettiği benzer başlıklar var. Güney Afrika’da ANC kongreleri geçersiz sayıldı. Pakistan’da PTI, parti içi seçim krizi nedeniyle seçim sembolünü kaybetti. Nijerya’da PDP’nin ulusal kongresi tanınmadı. Venezuela’da mahkeme muhalefet partilerinin yönetimlerini değiştirdi. İtalya ve Hindistan’da liderlik krizleri yargı süreçleriyle şekillendi. Ancak CHP dosyası, Türkiye’nin ana muhalefet partisinin yönetimini doğrudan değiştiren sonucu nedeniyle bu örnekler arasında ayrı bir yerde duruyor.
Odatv.com