Ana içeriğe geç

Bodrum gözünü Adana’ya, Urfa’ya, Antep’e dikmiş!

Bodrum’u çok sevmemizin bir nedeni de o şahane mutfağıdır.

Bodrum gözünü Adana’ya, Urfa’ya, Antep’e dikmiş!
Dünya Gazetesi
16

Mevsimini yakalarsanız etli kenker namıdiğer şevketi bostan, tam tekmil fava değil, pava gam­bilyadan üstelik, kavurmalar, yo­ğurtlamalar, ekşilemeler, deniz­den gelenler, balıklar, sübyeler, ahtapotlar derken liste uzar gi­der. Bodrum’da yemekler zeytin­yağı ile pişer, çoğu zeytinyağlı ye­mek etsizdir ve sıcak sıcak yenir. İstanbul usulü gibi değildir, biraz yalancıdır dolmalar.

Ben yaz başı/ yaz sonu severim Bodrum’u. Bodrum pazarlarının da en güzel zamanı da ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Baharı müj­deleyen otlar, sonbaharı karşıla­yan hasatlarla, kurutmalarla dö­nerim eve. Balığın, karidesin de zamanı vardır. Dil balığı için uçup gittiğim zamanlar olduğu gibi, mavi kuyruğun peşine takılıp git­tiğim de çoktur.

Son birkaç yıldır çok sevdiğim Bodrum mutfağından uzak sofra­lara düşüyorum. Bir bakıyorum Adana kebap yiyorum, bir bakı­yorum humusa dalıyorum.

Bodrum gözünü Adana’ya, Ur­fa’ya, Antep’e dikmiş durumda! Mandalina ağaçlarının arasın­dan yükselen kebap kokuları gös­teriyor ki; Bodrum açık açık ve tutkuyla kebaba aşık oluyor!

Bodrum gözünü Adana’ya, Urfa’ya, Antep’e dikmiş! - Resim : 1

Saint Tropez olacağım derken…

Türkbükü Saint Tropez olaca­ğım derken yan yana kebapçıla­ra ev sahipliği yapıyor. Amanruya menüsünde Adana kebap, Maça­kızı’nda lahmacun var. Köşeba­şı’nın yanına Ahmet Ustam geçen yıl açıldı. Türev Uludağ imzalı “Tam Ocakbaşı” ilk yılını doldur­madan yazlığa giden ilk cabrio ocakbaşı oldu, yeri de güzel Yalı­kavağı az geçince, inciri ile meş­hur şık ve lüks Gökçebel / Dimril gastronomi aksı üzerinde.

İstanbul’un sevilen markası Sayfiye de Yalıkavak’ta. Menü­de nefis kebaplar ve Egeli meze­ler var. Sayfiye’nin sahibi Erhan Ece’nin müzik tutkusu her meka­nında kendini gösteriyor. Kürşat Başar Trio gün batımında sahne alıyor.

Bitez’de Kurul’a kuruluyorum, aklım hep arka bahçedeki man­dalina bahçesinin gölgesinde. Kurul işini çok iyi yapıyor, güzel etler, menşeini aratmayan ke­bapları var.

Yazarken düşündüm, daha onlarca ünlü kebapçı var Bod­rum’da. İyisi, kötüsü, turisti­ği, lüksü ne arıyorsan o var. Türk Mutfağı kebaptan oluşmuyor diye söylenmeye devam edelim ama görünen resimde kebap al­mış başını gidiyor Bodrum’da ve geleneksel Bodrum mutfağını ya­şatmak da bize düşüyor

İnsanlar dışarıda yemek yer­ken tarifli mutfaklar tercih edi­yor, risk almıyor. Tatil beldelerin­de özellikle kebap denilince fazla bir sürpriz yaşanmayacağını her­kes biliyor.

Sadece bizde değil bütün dün­yada et tüketimi hızla artıyor. BM raporları "Dünyanın et tüketimi son 60 yılda dört katına çıktı" di­ye dursun, biz Bodrum’da o ista­tistiğe omuz vermekten hiç çe­kinmiyoruz. Fakat işin ciddi ta­rafına gelirsek; katlanan bu et arzının çevreye ve iklime getir­diği yük ortada. Bodrum’un be­gonvilli sokaklarında bu kebap rüzgarına kapılmak keyifli olsa da, umalım ki bu duman Ege’nin o kadim, doğa dostu ve sürdürü­lebilir mutfak kültürünü tama­men gölgelemesin. Arada masa­ya bir tabak daha fazladan şev­keti bostan, bir tabağı daha deniz börülcesi söylemekte fayda var — hem vicdanımıza hem dünya­ya iyi gelsin!

Bodrum gözünü Adana’ya, Urfa’ya, Antep’e dikmiş! - Resim : 2
Kaynağa Git

İlgili Haberler