Ana içeriğe geç

Avrupa Parlamentosu'nun Bakan Gürlek'e yaptırım çağrısı sonuç doğurur mu?

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye Raporu taslağında Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısının yer alması tartışma yarattı. AP ilk kez spesifik bir isme atıf yapsa da yaptırım çağrısı bir ilk değil. Gelinen aşamada sorulan soru ise bu çağrının sonuç doğurma ihtimalinin olup olmadığı.

Avrupa Parlamentosu'nun Bakan Gürlek'e yaptırım çağrısı sonuç doğurur mu?
BBC Türkçe
16

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye Raporu taslağında Adalet Bakanı Akın Gürlek için yaptırım çağrısının yer alması tartışma yarattı. AP ilk kez spesifik bir isme atıf yapsa da yaptırım çağrısı bir ilk değil. Gelinen aşamada sorulan soru ise bu çağrının sonuç doğurma ihtimalinin olup olmadığı.

Yaptırım çağrısının yer aldığı raporla ilgili AP'de henüz bir görüşme gerçekleştirilmedi ve onaylanmadı.

Üyeleri doğrudan halk tarafından seçilen AP, AB'nin yasama organı olarak görev yapıyor.

AP'nin İspanyol temsilcilerinden Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan rapor 16 Haziran'da Strasbourg'da yapılacak genel kurul oturumunda görüşülecek.

Rapora nihai halini verecek oylama ise 17 Haziran'da yapılacak.

Rapor taslağında Gürlek hakkında şu ifadelere yer verildi:

"AP, yukarıda açıklanan ciddi demokratik gerileme göz önüne alındığında, Komisyon Başkan Yardımcısı / Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'ne, insan hakları ve temel özgürlüklerin ciddi ve kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi kapsamında, AB'deki varlıkların dondurulması da dahil olmak üzere, kısıtlayıcı tedbirler alınması çağrısını yineler.

"Bu yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler ve onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek gibi isimler yer almaktadır."

"AP, Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasından duyduğu dehşeti dile getirir ve bu durumun, kariyeri boyunca her zaman siyasi bir gündemi takip eden siyasi bir aktör olduğunu gösterdiğini belirtir."

Gürlek ne dedi?

Türk yetkililer, AP metnindeki Gürlek vurgusundan Nisan ayından bu yana haberdar.

Bununla birlikte tepki konunun basına yansımasının ardından geldi.

Bakan Gürlek rapora sert ve uzun bir açıklamayla tepki gösterdi.

Türkiye'nin demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunun altını çizen Gürlek, "Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir" dedi.

Gürlek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Türkiye'de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur. AP'nin bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir."

AP raporlarının tavsiye niteliğinde siyasi metinler olduğunu hatırlatan Gürlek, "Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır" ifadelerini kullandı.

Vurgu metinden çıkabilir mi?

Metindeki Akın Gürlek vurgusu raporun 6 Şubat 2026 tarihli ilk taslağında yer almıyordu.

Bu vurgunun taslakta yer alması için değişiklik önergesi verildi.

AP Dışişleri Komisyonu'nun (AFET) 15 Nisan 2026'da yaptığı tartışma ve sonrasındaki oylama sonucunda bu değişiklik önergesi kabul gördü.

Rapor taslağı da AFET'te 10'a karşı 44 oyla kabul edildi. 17 parlamenter ise oylamada çekimser kalmayı tercih etti.

Rapora son halini verecek tartışma öncesinde de metne ilişkin 55 değişiklik önergesi verildi.

Bunlar arasında taslak metindeki Akın Gürlek vurgusunun düşürülmesine yönelik olan bir önerge yok.

Yaptırım çağrısı ilk mi?

AP'nin, Türkiye'deki demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konusundaki gerilemeler dikkate alınarak yaptırım çağrısında bulunması bir ilk değil.

Benzer bir çağrı geçen yıl da yapıldı.

AP'nin 7 Mayıs 2025'te kabul ettiği raporda yaptırım çağrısı yer alıyor.

2025'teki yaptırım çağrısı da bu yılki taslak metindeki ifadelerle yapıldı.

Tek fark ise 2025 metninde spesifik bir isme atıf yapılmaması ve genel bir söylem benimsenmesiydi.

AP'nin işaret ettiği yaptırım uygulaması nedir?

AP'nin işaret ettiği "AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi", AB İnsan Hakları ve Demokrasi Eylem Planı'nın ilk somut çıktısı olarak 7 Aralık 2020'de kabul edildi.

Bu rejim, AB'nin ciddi insan hakları ihlallerini ve suistimallerini, nerede meydana gelirse gelsin, dünya çapında hedef almasına imkân tanıyor.

Uygulama, aralarında soykırım, insanlığa karşı suçlar, işkence ve diğer zalimane, insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele veya cezalar, kölelik, yargısız, keyfi veya haksız infazlar ve cinayetlerin de yer aldığı ihlallere karşı devreye sokuluyor.

AB, şu ana kadar Belarus, İran, Myanmar, Rusya, Sudan, Suriye ve Venezuela için bu uygulamayı aktive etti.

Şu an 136 kişi ve 46 kuruluşa bu rejim kapsamında kısıtlayıcı tedbir uygulanıyor.

Bu tedbirler üç ayaktan oluşuyor:

AP'nin çağrısı karşılık bulur mu?

Yaptırım listesine dahil edilecek kişi ve kuruluşlar konusunda AP'nin herhangi bir yetkisi, aldığı kararların bağlayıcılığı yok.

Bu adımın atılmasında rol, AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi'ne ve üye ülkelere ait.

Yüksek Temsilci ve üye ülkeler, listeye dahil edilmesini istedikleri kişi ve kuruluşlar için öneride bulunabiliyor.

Bu kişi ve kuruluşların listeye girmesinde son yetki üye ülkelerde.

Bir kişi ya da kuruluşun listeye dahil edilebilmesi için AB üyesi ülkelerin tamamının onayı gerekiyor.

AP'nin Türk yetkilileri hedef alan daha önceki yaptırım çağrısı konusunda harekete geçmeyen AB'nin, bu yılki çağrı konusunda da tavır değişikliğine gitmesi beklenmiyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler