Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te 17 yaşında olan ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpmış, kaza sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Aci hayatını kaybederken orada bulunan diğer kişiler yaralanmıştı.
Kazanın ardından Cihantimur’un annesi Eylem Tok, iddiaya göre aralarında baba Bülent Cihantimur’un da bulunduğu kişilerle oğlunu iş birliği halinde kaza yerinden kaçırarak ilerleyen zamanda yurt dışına çıkarmıştı.
Olaya ilişkin Timur Cihantimur’a yönelik yürütülen soruşturma tamamlanmış ve hakkında ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan olay tarihinde 17 yaşında olduğu da dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.
Öte yandan, Cihantimur hakkında kırmızı bülten talepnamesi düzenlenmiş, ABD’den iadesinin beklendiği de ifade edilmişti.
"ÇOCUĞUMU ÖLÜME TERK ETTİLER"
Olaya ilişkin ilk duruşma, Gaziosmanpaşa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya, iade süreci henüz tamamlanmayan sanık Cihantimur katılamazken, müşteki baba Özer Aci, anne Pervin Aci ile tarafların avukatları hazır bulundu.
Duruşmada, müşteki baba Özer Aci, 29 yaşındaki oğlunu kaybettiğini belirterek, şunları söyledi:
- "Ölüm herkes için geçerli, bir gün öleceğiz. Bu olaya neden olan herkesten şikayetçiyim. Ben, hastanede oğlumun derdine düşmüşken, onlar Mısır üzerinden ABD'ye kaçma derdine düşmüşler. Benim evladım, 81 dakika olay yerinde bekledi, sonrasında hastaneye ulaştı. Onlar, 2 saat içerisinde ülkeyi terk ettiler. Ben üzülüyorum, insanlığımız yok olmuş.
- Bu çocuk ehliyetsiz, buna araba verilmiş. 160-170 kilometre hız yapmış. Orada benim çocuğuma yardım edilseydi, belki de yavrum yaşıyor olacaktı. Benim çocuğumu ölüme terk ettiler. Bu olayda ölüme terk vardır. Oğlum, kan kaybından öldü. Bir insan, kediye bile çarpınca dönüp bakıyor, bunlar çarpıp kaçmış. Ben, yüce adalete sığındım, güvendim. Bu mahkemenin iyi bir karar vereceğini düşünüyorum."
Müşteki anne Pervin Aci ise beyanında, "Evlat acısı ile yanıp tutuşuyorum. Anne olmak çok zor. Herkesten şikayetçiyim, en ağır cezayı almalarını istiyorum" dedi.
"HIZLI GİDİYORDU"
Timur Cihantimur'un arkadaşı olan ve 'tanık' sıfatıyla beyanda bulunan M.E.Y., şu ifadeleri kullandı:
- "Timur, benim çok yakın olmasa da arkadaşım. Olay günü bir sitede arkadaşlarımla beraberdim. Otururken Timur ve arkadasları da oradalardı. Arkadaşım, Timur'un olduğu gruptan bir kişiden bizi eve bırakmasını istedi. 2 arkadaşım, Timur'un kullandığı arabaya bindi. Ben de, arkalarında başka bir arabaya bindim.
- İlk olarak benzin aldık. Daha sonra, Kemerburgaz civarında ormanlık alana geçiyorduk gezmek için. Biz arkadayken, Timur'un kullandığı araç bizi geçti. Timur, o yola göre hızlı gidiyordu. Sonra bir anda biz viraj alırken fren sesi duyduk. Araba kaydı ve su kanalına düştü.
- İlk başta kendi başlarına kaza yaptılar sandım. Birilerine çarptıklarını sonradan gördük. Kazadan sonra Timur'un ne yaptığını hatırlamıyorum. Yol karanlıktı, kaza anına kadar o yolda başka araç görmedik.
- Yolda daha önce ATV ya da benzeri başka araç görmedik. Timur'un alkol kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Kazadan sonra Timur yaralıların başına gitti ve baktı. Kazadan 10-15 dakika sonra diğer araçların yanına gittik. Ben olay yerinde 30-40 dakika bekledim. Olay yerine itfaiye, polis ve sivil araç geldi."
"'YAVAŞ GİT BİR ŞEY OLACAK' DEDİK, TİMUR BİZİ DİNLEMEDİ"
Timur Cihantimur ve başka bir arkadaşı ile olay yerinde olduğunu belirten tanık B.A., şöyle konuştu:
- "Diğer arkadaşlarım başka arabadaydılar. Turlamaya çıktık, orman yoluna girdik. Orada Timur biraz hız yaptı. Viraja girince ATV'li gruba çarptık. Bizim araç kanala uçtu. Herkes araçtan indi, bizim araçta da yaralı vardı. Ambulans ve itfaiye geldi. İtfaiye geldikten 15-20 dakika sonra biz olay yerinden ayrıldık. Ne kadar kilometre hızla gidiyorduk bilmiyorum ama hız sınırının üzerinde olduğumuz bariz belliydi.
- Timur'un hız sınırının yüksek olduğunu olayın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hatırlıyorum. Hız sınırı 100'den fazlaydı, en son 170 olarak görmüştüm. 'Yavaş git bir şey olacak' dedik, Timur bizi dinlemedi. Ben ve diğer arkadaşlarım Timur'u defalarca kez uyardık. Sonra Timur viraja girerken kontrolü kaybetti. Direksiyonu sola kırdı, ATV'li gruba çarptık. Timur'un yaralılara yardım ettiğini gözümle görmedim."
"TİMUR, ÖZEL ŞOFÖRÜNÜ ARADI, ONA 'HAYATIM BİTTİ, YARDIM EDİN' DİYE BAĞIRDI"
Olay yaşandığı esnada Timur Cihantimur'un aracında olduğunu belirten tanık A.A., "Olay günü gezmeye karar verdik iki araba olarak. Ben Timur'un arabasındaydım. Timur hızlıydı. Hareket halindeyken, viraji alamadık ve çarpışma oldu. Bir yaralının bizim arabanın altında sürüklendiğini fark ettim. Yoldan geçenler yaralılara yardım ediyordu. Bir arkadaşımızı aradık, bizi alması için. O sırada ambulans ve itfaiye geldi. Biz, virajı aldığımızda ATV araçları kör noktadaydı. Timur, araçtan inince A. isimli özel şoförünü aradı. Telefonda ona, 'hayatım bitti, yardım edin' diye bağırdı" dedi.
"TİMUR, BEN VE BİR ARKADAŞIM, TİMUR'UN ANNESİNİN GELDİĞİ ARAÇLA ORADAN AYRILDIK"
Kaza yapan aracın sağ ön koltuğunda oturduğunu belirten tanık K.A., şöyle konuştu:
- "Orman yolunda giderken yolun sağ tarafında kırmızı ışık gördük, Timur direksiyonu sola kırdı. Araç kaydı, ATV'lere çarptık. Bizim araba su kanalına düştü. Araçtan indik ilk önce 2 yaralı gördük. Yaralılara iletişim kurmaya çalıştık. Timur o sırada annesini aradı. Annesi başka bir kadınla olay yerine geldi.
- Timur, ben ve bir arkadaşım, Timur'un annesinin geldiği araçla oradan ayrıldık. Bizi Kemer Country'de indirdiler, onlar devam etti. Timur kazadan sonra yaralılara yardım etmeye çalıştı. Kazaya kadar yol üzerinde başka araç yoktu. Kazadan sonra başla araçlar geldi. ATV'ler bizim gittiğimiz şeridin sağ kenarındaydı. Sadece onların ışıkları vardı başka uyarıcı bir şey yoktu.
- Kazadan önce arkadaki araçla mesafemiz açıldı. Sağda duran ATV'ler nedeniyle direksiyonu kırınca direksiyon hakimiyetini kaybetti Timur. Yani, ATV'lere çarpmamak için sola kırdı. Timur yaralılarla iletişim kurmaya çalışıyordu. Hepimiz şok halindeydik, ekipleri aramadık. Zaten çevreden yardıma gelen diğer kişilerden 112'nin arandığını duyduk. Biz olay yerinden giderken sadece itfaiye vardı. Sonra polislerin geldiğini duyduk."
ŞÜKRİYE ACİ'NİN AVUKATLARI: SANIKLARDAN ŞİKAYETÇİ DEĞİLİZ, TAZMİNAT ÖDEMESİ ALINDI
Öte yandan, beyanlara yönelik söz alan müştekiler, tanıkların beyanlarına katılmadıklarını ve aleyhe hususları kabul etmediklerini aktardı. Oğuz Murat Aci'nin eşi Şükriye Aci'nin avukatları, tazminat ödemesi alındığını belirterek, sanıklardan şikayetçi olmadıklarını aktardı.
OĞUZ MURAT ACİ'NİN ABLASI: GELİNİM DEDİĞİM KİŞİNİN AVUKATI, KARŞI TARAFIN OLDUĞU YERDE
Ayrıca, duruşmada söz alan Aci'nin kardeşi Ezgi Hilal Büyük, "Ne diyeceğimi bilemiyorum. Gelinim dediğim, aynı tabaktan yemek yediğim kişinin avukatı, karşı tarafın olduğu yerde oturuyor ve 'tüm zararımız giderildi' diyor. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. Duruşmada, Oğuz Murat Aci'nin annesi Şükriye Aci, sanık avukatları savunma yaptıkları sırada fenalaştı. Müşteki anne, salondan çıkarıldı.
SANIĞIN İADE SÜRECİ BEKLENECEK
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Timur Cihantimur'un iade sürecinin beklenmesine ve dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesine hükmederek, duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.