Ünlü isim, büyük maddi değere sahip olmasına rağmen bu mülkü hiçbir şekilde satmayı düşünmediğini vurguladı.
Özay, çiftliğin kendisi için yalnızca bir arazi değil, aynı zamanda ailesine ve özellikle merhum babasına dair güçlü hatıralar taşıyan manevi bir alan olduğunu ifade etti. Çiftlikteki her ağaç ve her detayın babasının emeğini yansıttığını belirterek burayı “paha biçilemez bir hatıra alanı” olarak gördüğünü dile getirdi.

İstanbul gibi büyük şehirlerde daha lüks bir yaşamı tercih etme imkânı olduğunu söylemesine rağmen, bu araziden vazgeçmeyeceğini özellikle belirten Özay, hayatı boyunca bu kararı değiştirmeyi düşünmediğini ifade etti.

Vasiyetine ilişkin nihai kararını da açıklayan ünlü isim, vefatının ardından çiftliğin bir devlet kurumuna bağışlanacağını söyledi. Bu bağışın amacının ise hem babasının adını hem de “Özay” soyadını yaşatmak ve mülkün kamusal bir faydaya dönüşmesini sağlamak olduğunu belirtti.