Ana içeriğe geç

Gözaltında işkence iddiasında doktora suç duyurusu: Alçılı ayağa 'Darp yoktur' raporu verildi

Cizre'de gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Mahir Can Ada'nın avukatı Yusuf Çakas, müvekkilinin vücudundaki darp izlerine rağmen "Darp ve cebir yoktur" raporu düzenleyen polisler ve doktor hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.

Gözaltında işkence iddiasında doktora suç duyurusu: Alçılı ayağa 'Darp yoktur' raporu verildi
Evrensel
16

Şırnak - Cizre ilçesinde gözaltında işkenceye maruz kalan Mahir Can Ada'nın avukatı Yusuf Çakas, vücudundaki ağır darp izleri ve alçılı ayağına rağmen "Darp ve cebir yoktur" raporu düzenleyen doktor hakkında "Görevi kötüye kullanma" suçundan suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.

Cizre ilçesinde 12 Temmuz'da "terör örgütüne katılacağı" iddiasıyla gözaltına alınan Mahir Can Ada, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Mezopotamya Haber Ajansından (MA) Mazlum Bucuka'nın haberine göre, Cizre'deki kontrol noktasında gözaltına alınan Ada, zırhlı araç içerisinde işkenceye maruz kaldı. Habere göre, zırhlı araçta yüzüstü yere yatırılan Ada'nın ayak bileklerine basıldı ve ölümle tehdit edildi. Şiddet uygulandığı sırada zırhlı aracın kameralarının kapatıldığı da iddia edildi.

Gözaltı sonrası sevk edildiği Cizre Devlet Hastanesindeki doktorlar tarafından darp raporu verilmeyen Ada, daha sonra götürüldüğü Şırnak Devlet Hastanesinden darp raporu aldı. Şırnak İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ada tutuklanarak cezaevine gönderildi.

İşkence sırasında kamera kapatıldı iddiası

Müvekkilinin geçmişte haksız yargılamalar gerekçesiyle uzun yıllar cezaevinde kaldığını belirten Çakas, "Müvekkilimiz cezaevinden çıktıktan sonra ailesiyle bir araya gelmiş, sosyal yaşamına dönmüştür. Federe Kürdistan Bölgesi’ne geçiş yapmak üzere seyahat ettiği esnada kaynağı son derece şüpheli ve uyduruk bir ihbarla yeniden hedef alınarak Cizre’deki kontrol noktasında gözaltına alınmıştır" dedi. Gözaltına alınmasının ardından Ada'nın şiddete maruz kaldığını söyleyen Çakas, "Müvekkilimiz hem panzer içerisinde hem de emniyet binasında kolluk görevlilerinin ağır işkence ve kötü muamelesine maruz kalmıştır. Zırhlı araçta yüzüstü yere yatırılarak ayak bileklerine basılmış, ölümle tehdit edilmiş ve şiddet uygulandığı sırada zırhlı aracın kameraları kapatılmıştır. Müvekkilimiz şu anda bir ayağı alçıda, sırtında ve vücudunun çeşitli yerlerinde ağır morluklarla cezaevinde bulunmaktadır" diye konuştu.

İşkencenin örtbas edilmeye çalışıldığını savunan Çakas, devlet hastanelerindeki çelişkili raporlama sürecine dikkati çekti. Çakas, "Cizre Devlet Hastanesindeki doktorlar tarafından, vücudundaki ağır darp izlerine ve alçıya alınan ayağına rağmen gerçeğe aykırı bir şekilde 'darp ve cebir yoktur' raporu düzenlenmiştir. Bu rapor, işkencenin organize bir şekilde örtbas edilmeye çalışıldığının açık kanıtıdır. Müvekkilimiz ancak daha sonra götürüldüğü Şırnak Devlet Hastanesinden darp raporu alabilmiştir. Görevini kötüye kullanarak sahte rapor düzenleyen ilgili hekim hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerini kullandı.

"Bırakılmadan ikinci kez gözaltına alınıp tutuklandı"

Gözaltı gerekçesi olan "terör örgütü üyeliği" iddiasının asılsız olduğunun anlaşılması üzerine Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığının adli kontrol kararıyla serbest bırakma kararı verdiğini belirten Çakas, serbest bırakılmadan gerçekleşen ikinci gözaltı sürecini şu şekilde açıkladı:

"Müvekkilimiz serbest bırakılmadan, apar topar bu kez Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'polise mukavemet' iddiasıyla yeniden gözaltına alınmıştır. Bu durum, işkence iddialarının basına yansımasının ardından emniyet ve savcılığın geliştirdiği bir rövanş ve intikam hamlesidir. Kolluk, uyguladığı şiddeti meşrulaştırmak için her zaman başvurduğu 'Bize mukavemet gösterdi' bahanesine sığınmıştır. Bir insanı ayağı alçıya alınacak derecede darbedip ardından 'Bize direndi' diyerek tutuklatmak, cezasızlık politikasının tipik bir yansımasıdır."

Cizre Sulh Ceza Hakimliğinin tutuklama gerekçesine değinen Çakas, mahkemenin delil karartılmasına ortak olduğunu savundu. Çakas, "Gerekçede, 'Henüz kamera görüntülerinin dosyaya gönderilmemiş olması' bir tutuklama nedeni sayılmıştır. Kolluk, olay anına ait kamera görüntülerinin dosyaya girmesi durumunda müvekkilin nasıl vahşice darbedildiği ortaya çıkacağı için bu görüntüleri sunmamaktadır. Savcılık ve mahkeme ise delil sunmayan kolluğu korumak adına müvekkilimizi tutuklayarak adeta bu delil karartma sürecine ortak olmuştur" dedi.

Hukuksuz tutuklama kararına karşı Cizre Sulh Ceza Hakimliği nezdinde itirazda bulunduklarını, polisler ve doktor hakkında ise suç duyurusunda bulunduklarını kaydeden Çakas, "Bu beyanlarımızdan ötürü biz savunmanlara da soruşturma açılması riskinin farkındayız ancak geri adım atmayacağız. Siyasi partileri ve iktidarı Cizre'deki bu özel ve hukuk dışı uygulamaları yerinde denetlemeye; kamuoyunu ve insan hakları savunucularını, işkence, kötü muamele ve cezasızlık politikalarına karşı ses çıkarmaya davet ediyoruz. İşkence insanlık suçudur ve zamanaşımına tabi değildir. Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler