Anayasa Mahkemesi (AYM) Türk Medeni Kanunu'nun cinsiyet değişikliğinin mahkeme iznine bağlı olduğunu düzenleyen 40. maddesinin birinci fıkrasının iptali istemini reddetti. Yüksek Mahkeme, söz konusu düzenlemenin kamu düzeninin sağlanması ve bireyin sağlığının korunması amacı taşıdığına hükmetti.
Başvuru, Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapıldı. İtirazda, cinsiyet değişikliğine mahkeme kararıyla izin verilmesinin askerlik hizmeti ve bazı çalışma alanları gibi cinsiyete bağlı hukuki düzenlemeleri etkilediği, bu nedenle düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürüldü.
Anayasa Mahkemesi ise itirazı oybirliğiyle reddederek, düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.
Gerekçeli kararda, özel hayata saygı hakkının kişiliğin serbestçe geliştirilmesini de kapsadığı belirtilirken, cinsiyet değişikliğinin mahkeme iznine bağlanmasının bu hakka bir sınırlama getirdiği, ancak bu sınırlamanın kanunla öngörüldüğü ve belirli, öngörülebilir kurallar içerdiği ifade edildi.
'GEREKSİZ MÜDAHALEYİ ÖNLER'
Mahkeme, cinsiyet değişikliğine ilişkin yargısal izin mekanizmasının, bireylerin gereksiz tıbbi müdahalelere maruz kalmasını önlemeyi ve kamu düzenini korumayı amaçladığını belirtti. Kararda, bu nedenle düzenlemenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olduğu ve zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığı vurgulandı.
AYM, ayrıca mahkeme izni şartının, henüz tıbbi müdahale geçirmemiş kişilerin gereksiz cinsiyet değiştirme operasyonlarına maruz kalmasını önleme bakımından elverişli ve gerekli bir araç olduğunu değerlendirdi.
Kanun koyucunun, kişinin yaşamı üzerinde önemli sonuçlar doğuran bu sürecin hangi şartlar altında yürütüleceğini belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olduğuna dikkat çekildi.
Kararda, cinsiyet değişikliği talebine ilişkin yargı kararlarının etkili şekilde denetlenmesine imkan tanıyan hukuki yolların bulunduğu, bu nedenle düzenlemenin bireyler açısından aşırı bir külfet oluşturmadığı ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı ifade edildi.
AYM, itiraz dilekçesinde yer alan toplumsal cinsiyet temelli değerlendirmelere ilişkin ise düzenlemenin yalnızca tıbbi olarak cinsiyet değişikliğinin gerekli görüldüğü kişilere uygulanabildiğini belirterek, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında kalan bu düzenlemenin Anayasa ile çelişmediği sonucuna ulaştı.