Ana içeriğe geç

Schengen Krizinde VFS Global Çıkmazı: Karaborsa İddiaları, Sansür ve Meclis Gündemi

Türkiye'de son yıllarda giderek artan Schengen vizesi krizi, aracı kurumlar ekseninde patlak veren "randevu karaborsası" iddialarıyla yeni bir boyut kazandı.

Schengen Krizinde VFS Global Çıkmazı: Karaborsa İddiaları, Sansür ve Meclis Gündemi
Onedio
16

Türkiye'de son yıllarda giderek büyüyen ve adeta bir 'örtülü ambargoya' dönüşen Schengen vizesi krizi, aracı kurumlar ekseninde patlak veren 'randevu karaborsası' iddialarıyla yeni bir boyut kazandı.

Özellikle en büyük aracı kurumlardan biri olan VFS Global üzerinden randevu bulmanın imkânsız hale gelmesi, sürecin karaborsaya düşmesi ve bu iddiaları dile getiren haberlere getirilen erişim engelleri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

İşte Kısa Dalga'nın ifşalarıyla başlayan, mahkeme koridorlarında sansüre uğrayan ve nihayetinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) uzanan krizin perde arkası.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Avrupa ülkelerine seyahat edebilmek için uzun süredir aylar sonrasına dahi vize randevusu bulamıyordu.

Sisteme girildiğinde sürekli 'uygun randevu bulunmamaktadır' uyarısıyla karşılaşan vatandaşların mağduriyeti sürerken, bağımsız medya organı Kısa Dalga, sorunun sadece bir 'yoğunluk' meselesi olmadığını ortaya koyan bir dosya haber yayımladı.

Haberde öne çıkan temel iddialar şunlardı:Bot Yazılımlar: VFS Global'in randevu sistemi, kurulan özel 'bot' yazılımlar tarafından saniyeler içinde kilitleniyor ve açılan tüm boş kontenjanlar anında toplanıyordu.

Fahiş Fiyatlı VIP Satışlar: Normal şartlarda cüzi bir hizmet bedeli olan randevular, karaborsada 'VIP hizmet', 'erken randevu garantisi' gibi adlar altında turizm acenteleri veya gayriresmi komisyoncular tarafından 1000 ila 2000 Euro arasında değişen fahiş fiyatlarla vatandaşlara satılıyordu.

İçeriden Bilgi Sızdırma: Sistemin bu kadar kolay manipüle edilebilmesi, aracı kurum içerisinden bazı kişilerin bu bot ağlarıyla organize çalışıyor olabileceği şüphesini doğurdu.

Kısa Dalga'nın büyük ses getiren ve vatandaşların yaşadığı mağduriyetin maddi boyutunu gözler önüne seren bu haber serisi, kamuoyunda infial yarattı.

Ancak çözüm veya soruşturma beklenirken, sürecin seyri sansür mekanizmalarının devreye girmesiyle değişti.

VFS Global ve ilgili aracı şirketlerin talebi üzerine, Sulh Ceza Hakimlikleri devreye girdi.

'Şirketin ticari itibarının zedelendiği' ve 'kişilik haklarının ihlal edildiği' gerekçesiyle, Kısa Dalga'nın ilgili haberlerine erişim engeli ve içerikten çıkarma kararı verildi.

Bu durum, iddiaların üzerine gidilmesi yerine konunun üstünün örtülmeye çalışıldığı yönündeki eleştirileri daha da alevlendirdi.

Basın meslek örgütleri, bu kararı halkın haber alma hakkına ve seyahat özgürlüğünün gasp edilmesinin duyurulmasına vurulan bir darbe olarak nitelendirdi.

Haberlerin engellenmesi, iddiaların yayılmasını durduramadı.

Aksine, vize randevusu bulamadığı için ticari anlaşmaları iptal olan iş insanları, eğitim hakları yanan öğrenciler ve sağlık sorunu yaşayan vatandaşların tepkisi muhalefet partilerini harekete geçirdi.

Konu, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve diğer muhalefet milletvekilleri tarafından hazırlanan soru önergeleriyle TBMM gündemine taşındı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yanıtlaması istemiyle verilen önergelerde şu can alıcı sorular yöneltildi:Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, aracı kurumların sistem açıklarından faydalanan şebekeler tarafından dolandırılmasına karşı Bakanlığınızın yürüttüğü bir soruşturma var mıdır?VFS Global ve benzeri kurumların randevu sistemlerinin şeffaflığı Türk makamlarınca denetlenmekte midir?Vatandaşlarımızın seyahat özgürlüğünü fiilen engelleyen bu 'karaborsa' sistemini çökertmek için ilgili ülkelerin konsolosluklarıyla resmi bir temas kurulmuş mudur?Bu iddiaları kamuoyuna duyuran gazetecilerin haberlerine erişim engeli getirilmesi, mağduriyetin boyutlarını gizleme amacı mı taşımaktadır?Karaborsa iddiaları, erişim engelleri ve Meclis'e taşınan soru önergelerinin ardından gözler çözüm odaklı atılacak adımlara çevrildi.

Gerek diplomatik çevrelerde gerekse turizm sektöründe, önümüzdeki dönemde sürecin şu başlıklar etrafında şekillenmesi bekleniyor:Sistemsel ve Teknolojik Tedbirler: VFS Global ve benzeri aracı kurumların, bot yazılımları ve karaborsacıları engellemek adına randevu sistemlerinde köklü değişikliklere gitmesi baskısı artıyor.

Sürecin şeffaflaşması için e-Devlet entegrasyonu, biyometrik yüz tanıma veya ödemenin randevu aşamasında doğrudan resmi hesaba yapılması gibi güvenlik adımlarının zorunlu hale getirilmesi tartışılıyor.

Diplomatik Temaslar ve Doğrudan Müdahale: Dışişleri Bakanlığı'nın, Schengen bölgesi ülkelerinin büyükelçilikleriyle aracı kurumların yarattığı bu güvenlik zafiyeti üzerine özel görüşmeler gerçekleştirmesi öngörülüyor.

Temsilciliklerin, aracı kurumlar üzerindeki denetimlerini artırması veya Türkiye menşeli yeni alternatif kurumların devreye sokulması diplomatik kulislerde konuşulan seçenekler arasında.

Hukuki Boyut ve Emsal Davalar: Karaborsadan binlerce Euro ödeyerek randevu satın almak zorunda kalan vatandaşların ve ticari zarara uğrayan şirketlerin, haksız kazanç sağlayan komisyonculara ve güvenlik zafiyeti nedeniyle aracı kurumlara karşı tüketici mahkemelerinde toplu veya bireysel emsal davalar açması bekleniyor.

Sansüre Karşı AYM Yolu: Kısa Dalga'nın haberlerine getirilen erişim engeli kararlarına karşı, basın meslek örgütleri ve ilgili gazetecilerin konuyu ifade ve basın özgürlüğü kapsamında Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıması, hukuki mücadelenin bir diğer ayağını oluşturacak.

Meclis Araştırma Komisyonu Talebi: Verilen soru önergelerine Dışişleri Bakanlığı'ndan gelecek yanıtların yetersiz bulunması halinde, muhalefet partilerinin vize krizini ve karaborsa çarkını bütün boyutlarıyla incelemek üzere bir 'Meclis Araştırma Komisyonu' kurulması için teklif vermesi kuvvetle muhtemel görünüyor.

Özetle; krizin ulaştığı boyut, geçici çözümlerden ziyade sistemin tamamen revize edilmesini zorunlu kılıyor.

Önümüzdeki günlerde, yetkili mercilerin atacağı adımlar, bu 'gizli ambargo ve karaborsa' döngüsünün kırılıp kırılamayacağını belirleyecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler