Ana içeriğe geç

İran, öldürülen ayetullahın en büyük resmi cenaze törenini hazırlıyor

Aylardır süren ertelemelerin ardından Tahran, sıkı güvenlik önlemleri altında ve Hürmüz, nükleer ile yaptırım dosyalarında kırılgan ABD-İran görüşmeleri sürerken, merhum Ayetullah Ali Hamaney için altı gün sürecek, birden çok kentte törenler düzenliyor.

İran, öldürülen ayetullahın en büyük resmi cenaze törenini hazırlıyor
Euronews Türkçe
16

İran, İslam Cumhuriyeti tarihinin en büyük devlet cenaze törenine hazırlanıyor; ülke, 28 Şubat'ta savaşın başındaki ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybeden merhum Ayetullah Ali Hamaney'i ölümünden neredeyse dört ay sonra toprağa hazırlarken, cumartesiden başlayarak altı gün boyunca İran ve Irak'taki beş kente yayılacak törenler düzenlenecek.

Hamaney, 1979 Devrimi'nin ardından kurulan İslam Cumhuriyeti'nin dini lideri olarak 37 yıl görev yaptı; bu da onu, makamın kuruluşundan bu yana en uzun süre görev yapan ikinci isim haline getiriyor.

1939'da Meşhed'de doğan Hamaney, 1981-1989 yılları arasında İran Cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından, dini lideri belirlemekle görevli seçilmiş İslam âlimlerinden oluşan Uzmanlar Meclisi tarafından ülkenin yeni dini lideri (ayetullah) olarak seçildi.

Cenazesi savaşın başlangıcından beri halkın ziyaretine açık tutuluyordu. Dört aylık gecikme, doğrudan savaş, ateşkes ve ardından gelen müzakere sürecinin sonucu oldu.

Yetkililere göre törenlerin zamanlaması, hem İran hem de ABD'nin mutabakat zaptına ilişkin görüşmeler sürerken karşılıklı ateşi durdurduğu, görece tansiyonun düştüğü bir döneme denk gelecek şekilde belirlendi.

Tahran, törenin uluslararası kamuoyunun gözleri önünde kesintisiz şekilde gerçekleşmesini sağlamakta kararlı.

Takvim ve kapsam

Törenler cumartesi ve pazar günleri, Tahran'daki büyük ölçekli resmi dini toplantıların ana mekanı olan Musalla dua kompleksinde başlayacak.

Adı "namazgâh" anlamına gelen Musalla, İslam Cumhuriyeti'nin üst düzey isimlerinin cenazelerine ev sahipliği yaptı ve devletin yas merasimlerinin sembolik merkezi olarak görülüyor.

Ana cenaze korteji pazartesi günü, İmam Hüseyin Meydanı'ndan, İran tarihinin 1979 Devrimi'nden ülkenin en kitlesel protestolarına kadar belirleyici toplu gösterilerine sahne olan geniş kamusal alan Azadi (Özgürlük) Meydanı'na uzanan 10 kilometrelik bir güzergahta yapılacak.

Tahran Belediye Başkanı, yaklaşık 20 milyon kişinin katılmasının beklendiğini belirterek bunu "kentin tarihindeki en büyük toplanma" olarak nitelendirdi.

Kortej daha sonra 7 Temmuz'da Kum'a geçecek ve Fatıma Masume Türbesi ile Cemkeran Camii arasında ilerleyecek.

Kum, İran'da Şii İslam ilahiyatının merkezi ve On İki İmam Şiiliği için dünyanın en önemli medrese şehri konumunda.

Kentin dışındaki Cemkeran Camii, Mehdi olarak bilinen Gizli İmam ile ilişkilendiriliyor ve Şii İslam'ın en önemli ziyaretgâhları arasında yer alıyor.

Sıcaklıkların 45 derece civarına ulaşması bekleniyor.

Cenaze daha sonra Irak'a götürülecek; Şii İslam'ın en kutsal iki kenti sayılan ve Birinci İmam Ali ile Üçüncü İmam Hüseyin'in türbelerine ev sahipliği yapan Necef ve Kerbela'da törenler düzenlenecek.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, hazırlıkları ilerletmek amacıyla Irak'a yaptığı ziyarette her iki kentin valileriyle görüştü.

Nihai defin 9 Temmuz'da Meşhed'de yapılacak.

Hamaney'in doğum yeri olan Meşhed, İran'ın en kutsal kenti. Şiiliğin Sekizinci İmamı İmam Rıza'nın türbesine ve Devrim Muhafızları da dahil olmak üzere devlet kurumlarına uzanan mali bağları olan, ülkenin en zengin dini vakfı Astan Kuds-i Razavi'ye ev sahipliği yapıyor; bu yapı adeta dev bir ekonomik imparatorluk niteliğinde.

Yetkililer, defin törenine 8 ila 10 milyon kişinin katılacağını tahmin ediyor.

Güvenlik, lojistik ve Mücteba Hamaney'in yokluğu

Yarı askerî Besic örgütü lojistikten sorumlu. Tahran'ın otoyolları geçici otopark alanlarına dönüştürülecek, camiler, okullar, spor salonları ve üniversiteler konaklama için kullanılacak.

Tahran'ın 22 ilçesinin her biri, İran'ın 31 eyaletinden birinden gelen yas tutanları ağırlayacak. Uçuşların iptal edilmesi ve büyük kentlere girişin sıkı şekilde kontrol edilmesi bekleniyor.

Başlıca kentlerde güvenlik ve kalabalık kontrolü görevi Devrim Muhafızları'na verildi. Birinci Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Aref'in başkanlığındaki bir komite, haftalardır hazırlıkları denetliyor.

Babası öldükten sonra göreve getirilen ve o tarihten bu yana kamuoyu önüne çıkmayan İran'ın yeni dini lideri Ayetullah Mücteba Hamaney'in törenlere katılıp katılmayacağı belirsizliğini koruyor.

ABD medyası, İranlı yetkililere dayandırdığı haberlerde, Mücteba Hamaney'in babasının ölümüne yol açan saldırılarda ağır yaralandığını ve birden fazla ameliyat geçirdiğini bildirmişti. İran, bu iddiaları doğrulamadı.

Pakistan Cumhurbaşkanı Asif Ali Zerdari ile Başbakan Şahbaz Şerif, resmi bir heyetin törenlere katılacağını doğruladı.

Savaş sırasında İran füzeleri ve İHA'larının hedefi olan Körfez Arap ülkelerinden hangilerinin, ayrıca Rusya ve Çin'den hangi düzeyde liderlerin törenlere katılacağı ise henüz netleşmedi.

Üç cenaze töreni emsal oluşturdu

Planlanan törenlerin büyüklüğü, geçmişteki üç büyük ulusal yas anıyla karşılaştırmaları beraberinde getiriyor.

İslam Cumhuriyeti'nin kurucusu Ayetullah Humeyni'nin 1989'daki cenaze töreni, kortejin kalabalık tarafından kuşatılmasıyla kaosa sürüklendi; cenaze neredeyse kayboldu, kefenin bazı parçaları yırtıldı ve naklin tamamlanabilmesi için sonunda bir helikopter devreye girdi.

Bu karmaşanın ardından, Uzmanlar Meclisi Ali Hamaney'i, Hamaney'in kendisi için de sürpriz olarak görülen bir kararla halef seçti. Hamaney, sonraki onyıllarda siyasi yelpazenin her yanındaki rakiplerini saf dışı bırakarak mutlak iktidarını pekiştirdi.

Devrim Muhafızları'nın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani için 2020'de düzenlenen cenaze töreni, İran ve Irak'taki sekiz şehirde kitlesel katılımla gerçekleştirildi.

Süleymani, 3 Ocak 2020'de Bağdat Uluslararası Havalimanı'nda, Donald Trump'ın ilk görev döneminde verdiği talimatla düzenlenen bir ABD insansız hava aracı saldırısında öldürüldü; bu, üst düzey bir İranlı askerî yetkilinin ABD tarafından doğrudan öldürüldüğü ilk saldırıydı.

Memleketi Kirman'daki cenaze korteji ise onlarca kişinin öldüğü bir izdihamla son buldu. Hamaney tören sırasında kamuoyu önünde gözyaşı döktü.

2024'te, aynı yılın mayıs ayında İran'ın kuzeybatısındaki bir helikopter kazasında hayatını kaybeden Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi için düzenlenen cenaze töreni de birçok şehirde büyük kalabalıkları çekti.

Azerbaycan sınırı yakınlarındaki sisli dağlık arazide meydana gelen kaza, Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve altı kişiyle birlikte Reisi'nin de ölümüne yol açtı.

Reisi'nin cenazesi, Astan Kuds-i Razavi vakfı ve Devrim Muhafızları ile bağlarıyla bilinen, dini ve siyasi açıdan büyük önem taşıyan Meşhed'e nakledildi.

Müzakereler kritik pürüzlere takılmış durumda

Cenaze töreni, İran ile ABD arasında 17 Haziran'da imzalanan ve nihai müzakereler için 60 günlük bir zaman penceresi açan kırılgan bir mutabakat zaptının gölgesinde gerçekleşiyor.

Ancak temel anlaşmazlıklar büyük ölçüde devam ediyor.

İran'ın nükleer programı, müzakerelerin merkezindeki başlık. İran'ın zenginleştirmeyi sınırlandırmayı kabul etmesi karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngören 2015 tarihli nükleer anlaşma Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), Trump'ın ilk görev döneminde, Mayıs 2018'de ABD tarafından terk edildi ve bu adım, Tahran'ın taahhütlerini kademeli olarak geri çekmesini tetikledi.

O tarihten bu yana İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoku, yüzde 60 zenginleştirme oranıyla yaklaşık 440 kiloya yükseldi; bu oran, nükleer silah yapımında kullanılan yüzde 90'lık eşiğin altında kalsa da, daha fazla işlenmesi halinde birden fazla savaş başlığı üretmeye yetecek düzeyde.

Washington zenginleştirmeye sınırlamalar getirilmesini ve stokların azaltılmasını talep ederken, Tahran nükleer haklarının pazarlık konusu edilemeyeceğini vurguluyor ve tavizlerin, önce somut yaptırım hafiflemelerine bağlı olduğunu söylüyor.

İran ayrıca yurtdışında bloke edilen milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılmasını istiyor, ancak bu fonların nasıl kullanılacağına ilişkin Washington ile yaşanan anlaşmazlıklar ek gerilimlere yol açmış durumda.

Pakistan ve Katar'ın eş arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin bir sonraki turunun salı günü Doha'da yapılması bekleniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler