Antalya'da tarihi ve kültürel mirası barındıran Antalya Nekropol Müzesi, son iki buçuk yıldır ev sahipliği yaptığı arkeolojik değerlerle değil, müze binası ve çevresine gerilen sinsi ağlar nedeniyle yaşanan kuş katliamlarıyla gündemde. Bölgedeki kuşların yaşam hakkını savunmak ve sinsi ölümlere dikkat çekmek amacıyla başlatılan protesto eylemi, kararlılıkla 22'nci gününe girdi. Müze önünde bir araya gelen yaşam ve doğa savunucuları, kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirerek yetkilileri göreve davet etti.
"GÖZ GÖRE GÖRE SÜRDÜRÜLEN BİR VİCDANSIZLIK VAR"
Aktivistler adına yapılan ortak açıklamada, müze mimarisinde kullanılan koruma ağlarına takılan göçmen ve yerleşik kuşların, günlerce mahsur kalarak açlık ve susuzluktan can verdiği vurgulandı. Yaşanan trajedinin basit bir ihmal olarak geçiştirilemeyeceğini belirten eylemciler, tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:
"22 gündür aynı yerde, aynı acının karşısında nöbetteyiz. Göz göre göre kuşlar ölüyor, kurumlar sessiz kalıyor, sorumlular susuyor. Burada yaşananlar basit bir ihmalkârlık değil, göz göre göre sürdürülen bir vicdansızlıktır. Ağlara takılan, korkudan kaçamayan, susuz ve aç kalan canlar can çekişerek can veriyor. Bu ölüm düzeni yeni değil, yaklaşık iki buçuk yıldır sistematik olarak devam ediyor."
"DOĞAYI, GÖREVİNİ YAPMASI GEREKENLERDEN KORUYORUZ"
Türkiye'deki çevre ve yaşam hakları mücadelesinin acı verici boyutuna dikkat çekilen açıklamada, asıl görevi korumak olan resmi kurumların hantallığı eleştirildi. Kamu vicdanının yaralandığını söyleyen doğa savunucuları, "Çocuğu, kadını, hayvanı, doğayı ve tarihi korumak zorundayız. Peki trajikomik bir şekilde kimden koruyoruz? Kural koyucudan, yetki sahibinden, görevini yapması gerekenlerden ve koruması gerekenlerin derin sessizliğinden. Bugün burada yalnızca kuşlar için değil, insanlığın ortak vicdanı için nöbet tutuyoruz" ifadelerini kullandı.
AĞLAR KALKANA KADAR GERİ ADIM YOK!
Talepleri net bir şekilde karşılanıncaya kadar Antalya Nekropol Müzesi önünden ayrılmayacaklarını ilan eden aktivistler, kararlılık mesajı verdi: "Söz konusu ölümcül ağlar müze alanından tamamen kaldırılıncaya kadar, kuş ölümleri kesin olarak durduruluncaya kadar, sorumlu kurumlar ve yöneticiler görevlerini yerine getirinceye kadar susmayacağız ve nöbete devam edeceğiz." Eylemin son bölümünde başta Antalya halkı olmak üzere tüm Türkiye'deki çevre örgütlerine, hayvan hakları savunucularına ve duyarlı vatandaşlara nöbete destek ve dayanışma çağrısı yapıldı. Açıklama, "Burada yalnızca kuşlar ölmüyor, kamu vicdanı sınanıyor. Bu sınavda sessiz kalanlar yarın utançla hatırlanacak" sözleriyle noktalandı.