Ana içeriğe geç

Lübnan'dan Hizbullah açıklaması

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, yaptığı açıklamada "Hizbullah ile çatışma istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Lübnan'dan Hizbullah açıklaması
Yeni Akit Gazetesi
16

Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam, LBCI televizyonuna verdiği röportajda, Hizbullah, İsrail ve güncel konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Hizbullah ile çatışma arayışında değiliz. Tam tersine silahlı bir çatışmanın önüne geçmeye çalışıyoruz." diyen Selam, ne kendisinin ne de hükümetteki herhangi bir ismin Hizbullah'ın baskısına boyun eğeceğini ifade etti.

Selam, Hizbullah'tan yalnızca Taif Anlaşması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararı, çatışmaların durdurulmasına ilişkin bildiri ve hükümet programında yer alan taahhütlerini yerine getirmesini istediklerini belirtti.

İsrail ile yürütülmesi planlanan müzakerelere de değinen Selam, kamuoyunda "çerçeve anlaşması" olarak anılan ifadenin yanlış olduğunu, bunun bir anlaşma veya antlaşma değil, müzakerelerin seyrini ve hedefini belirleyen yönlendirici bir çerçeve olduğunu söyledi.

Lübnan'ın müzakere yapmayı heves eden bir ülke olmadığını dile getiren Selam, ancak iki savaşın binlerce kişinin hayatını kaybetmesine ve milyarlarca dolarlık yıkıma neden olmasının ardından bu aşamaya gelindiğini ifade etti.

İlk savaşın doğrudan 7 milyar doları aşan hasara yol açtığını, ekonomik kayıpların ise yaklaşık 13 milyar dolar olarak hesaplandığını belirten Selam, ikinci savaşta da 5 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi.

Selam, müzakere çerçevesinin temel hedefinin İsrail'in Lübnan'dan tamamen çekilmesi, ülkenin güneyindeki yerinden edilmiş kişilerin güvenli ve onurlu şekilde evlerine dönmesi ve yeniden imar sürecinin başlaması olduğunu kaydetti.

Öncelik İsrail'in çekilme takviminin belirlenmesi

İsrail ile yapılacak bir sonraki müzakere turunda önceliklerinin çekilme takviminin belirlenmesi olacağını vurgulayan Selam, "Çerçeve, müzakerelerin yolunu belirliyorsa çekilme de bir takvim doğrultusunda gerçekleşecektir. Önümüzdeki görüşmelerde önceliğimiz çekilme takvimini oluşturmak olacak." dedi.

İsrail'in "Lübnan topraklarının tamamı dışına yeniden konuşlanmasını" öngören ifadenin fiilen tam çekilme anlamına geldiğini ifade eden Selam, "Yeniden konuşlanma ile çekilme arasında ne fark var? Metinde ' Lübnan topraklarının tamamı' ifadesi kullanılıyor. Bu, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından çekilmesi anlamına gelir." diye konuştu.

Selam, gelecek günlerde İsrail'in Batı Zutr, Doğu Zutr ve bazı köylerden çekilmesinin beklendiğini, Ganduriye ve Frun bölgelerinde ise İsrail tanklarının bulunmadığını ancak ateş gücüyle kontrolün sürdüğünü belirtti.

İsrail'in çekildiği her bölgeye Lübnan ordusunun gireceğini ve devlet otoritesini tesis edeceğini söyleyen Selam, "2000 yılında İsrail çekildikten sonra ordunun güneye konuşlanması neden engellendi? Bugün İsrail ordusunun çekildiği her yere Lübnan ordusu girecek ve devlet otoritesini kuracak." ifadelerini kullandı.

Silahın yalnızca devletin elinde bulunması gerektiğini vurgulayan Selam, "Hangi devlette iki ayrı ordu bulunur?" dedi.

Hükümetin 5 Ağustos'ta ordudan silahın devlet tekelinde toplanmasına ilişkin bir uygulama planı hazırlamasını istediğini, planın Bakanlar Kuruluna sunularak ilk aşamasının uygulanmaya başlandığını aktaran Selam, sahadaki gelişmeler doğrultusunda planın güncelleneceğini ancak temel yaklaşımın değişmediğini söyledi.

Öte yandan Selam, 1949 Ateşkes Anlaşması'nın temel ilkelerinin halen geçerliliğini koruduğunu ancak uygulanabilir hale gelmesi için güncellenmesi gerektiğini ifade etti.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararının da Ateşkes Anlaşması gibi karşılıklı güvenlik güvenceleri içerdiğini belirten Selam, Lübnan'ın uzun süredir devlet otoritesinin ülkenin tamamına yayılması gerektiğini savunduğunu dile getirdi.

Selam ayrıca, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın hükümet programında yer alan temel ilkelerin dışına çıkacak herhangi bir müzakere yürütmesinin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler