CHP'li Zeynel Emre, TBMM'de açıklamalarda bulundu. Emre'nin söylemlerinin satırbaşları şöyle:
"CHP olarak büyük bir kumpasın içindeyiz. Kurumsal kimliğe yönelik, hedef alan ve ortadan kaldırmaya yol açabilecek bir mahkeme kararı verildi. Butlan kararı verildi. Biz bu karardan sonra iyi niyetli bir şekilde bu krizden nasıl çıkabiliriz diye düşündük.
Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık. Belli sayıda arkadaşımız da 10’a kadar arkadaşımız gidip orada yapılanın yanlış olduğunu, bir an evvel kurultay kararı alınması dışında bir seçenek olmadığını belirtmek üzere toplantıya gidiyorlar.
Göreve getirilen başkanımızla birlikte, “Amaç çoğunluk biziz, gidelim” yaklaşımı ortaya kondu. Hem önceki genel başkana hem de milyonlarca CHP’linin olası sonuçlarına ilişkin süreçler yaşandı. Biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde disiplin kuruluna sevk edildiğiyle ilgili bir açıklama oldu. Hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre giden bir açıklama var.
Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar.
Karar yeter sayısını umursamayın. Ben sizi oraya ebedi atadım demedi. Son değişen tüzüğü tedbiren kaldırmadığı için mahkeme, Genel Başkanın onaylanması lazım. Ama eskide ve yeniden çok açık bir şey var. Görev yapan vekil ve üyelerin YSK'ya sevki için tek yetkili PM'dir.
Çoğunluğun olmadığı bilindiği için, bu ayıba ortak olmak istemeyenler için 9 vekilin 4’ü de tedbiren disipline sevk edildi açıklaması yaptı.
Tedbir kararı gelen heyete kanunu çiğneyin, karar yeter sayısını umursamayın, ben sizi oraya ebediyen atadım dememiştir. Hukuken son değişen tüzüğü tedbiren kaldırmadığı için mahkeme 2020 tarihli tüzük geçerlidir. Genel başkan MYK belirlediğinde Pm tarafından onaylanması lazım. Meclis çatısı altında görev yapan milletvekilillerinin disiplin kuruluna sevki için yetkili organ PM'dir.
Bu toplantıya gitmeden 9 arkadaşımızı disipline sevk ettik diye açıklama yaptılar. Biz istersek zaten istifalarla zaten düşürürüz PM'yi. Bunun için yeterli sayı 17. 60 PM üyesi seçildi, 15 yedeği. 6 yıl boyunca gerek istifalar başka görevlendirmeler nedeniyle 75 sayısı 57'lere kadar düştü.
Partiyi mahvedeceğini ve kurultay kararının bir seçenek olmayacağını... Burada halkımızın hakemliğini, izninizle bu maddeyi okumak istiyorum.
Tüzüğümüzün 24. maddesi 3. fıkrası PM üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır der. 17 kişinin istifası lazım, şu ana kadar 28 isim istifa etti. 10'a yakın arkadaşımız da bizimle aynı fikirde ve toplantıya gitti."
Bu saatten sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Bu saatten sonra hiçbir işlem yapamazlar. Düşmüştür çünkü çok açık. Bu yanlıştan dönün. Bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin üç tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi CHP öncülüğünde toplumsal muhalefet; gelecekte iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaretin yakalanmasıdır. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarımız. Üçüncüsü ise bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden STK’lardır. Bu ülke tamamen totaliter bir rejime dönüşmediyse bu üçü sayesindedir.
Kimi görseniz Cumhur İttifakı bile yanlışı ifade eder. Bu bölgemizde eksiksiz ifade edilmesinin önündeki engeli kaldırma projesidir. Yargıtay’a son kez sesleniyoruz: Bir an önce bu dosyayla ilgili karar verin ve yurttaşlarımızla bizler de “Ankara’da hâkim var” diyebilelim. Bu kriz de kara leke olarak kalsın, biz de bir daha yaşamayalım.
Partinin kurultaya gitmesi dışında bir çözüm yok. Günlerden beri açıklamalar yapılıyor. Ben daha bu gerekçeyi düzgünce örneklendirebilen kimseyi görmedim, yok.
Bir siyasi parti iki kez üst üste seçim yapmazsa parti içi seçime gidemez. Bu en uzun 6 yıldır. Tamamen Sayın Erdoğan’ın iki dudağı arasına bırakmaktır. Sırf koltuk için alınabilecek bir risk midir?
Evet bir darbe süreci yaşıyoruz. Ortadan kalkması için mücadele edeceğiz. Karar yeter sayısı yok, bir şey yok. Hangi hakla oturup yazılar yazacaksınız?"