CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının duruşması dün devam etti.
Daha önce savcılık tarafından yönlendirildiğini söyleyerek "etkin pişmanlık" ifadesinden vazgeçen iş insanı Murat Kapki, söz aldı. Kapki, "Buraya girdikten sonra her şeye tedbir konuldu. 16. aya gireceğiz, ailem sefalet çekiyor. Çocuklarımın okul paralarını ödeyemiyoruz. Banka hesaplarımın açılmasını talep ediyorum. Şirketimize kayyım atandı, aileme maaş bağlanmasını istiyorum" dedi.
Kapki’nin ardından tutuklu sanıklardan Ceyhun Avşar söz aldı ve 18 Haziran’da yapılacak tutukluluk incelemesinde sanıklara 5 dakika savunma hakkı verilmesini talep etti.
‘ÇIKABİLMEK İÇİNDİ’
Avşar’ın ardından reklamcı Serkan Öztürk’ün savunması başladı. 15 aydır kendisini savunmak için beklediğini ifade eden Öztürk, "Dört bayram geçti, kızlarımın dört doğum gününü kaçırdım. Hakkımdaki bütün suçlamaları reddediyorum. Gözaltına alındığımdan beri beş ifade verdim, ilk üçünde yanımda avukat bile yoktu. Bu ifadelerimde söylediklerim çarpıtılmış, hepsini reddetmemekle birlikte bu ifadeleri kabul etmiyorum, o odadan çıkabilmek için okumadan imzaladım" dedi. Hiçbir somut delile dayanmayan suçlamalar karşısında 15 aydır cezaevinde yatan kişinin tutuklu değil, esir olduğunu düşünüyorum. 446 gündür ailemin burnundan fitil fitil getirilmiştir" diyen Öztürk, "Bu zamanları bize yaşatan iddia makamına da isyan ediyorum" ifadelerini kullandı.
"MASAK vasıtasıyla araştırın, bir delikli kuruş bulun. Ben kasa olmuşum ama borç dosyalarımı görüyorsunuzdur. Kasanın kendisine faydası yok" diyen Öztürk, "Tüm sevenlerim adına aslında onların tahliyesini istiyorum. Ben vatan haini değilim, hiçbir yere kaçmam. Önce tahliyemi, sonrasında da beraatimi talep ediyorum" dedi.
‘İNAN GÜNEY’İ KAT’ DENDİ
Etkin pişmanlık ifadesini reddeden Murat Kapki’nin ilk ifadesi basına düştükten sonra öfkelendiğini belirten Öztürk, ek ifade vermek istediğini ancak savcılığın kendisini çağırmadığını söyledi. O dönem avukatının etkin pişmanlıktan yararlanan beş kişinin avukatlığını üstlenen İsmail Mirsad Albayrak olduğunu söyleyen Öztürk, "Bana İnan Güney’i katman lazım. Etkin pişmanlık olduğunu söyle, hemen çağırırlar’ dedi. Yazdım, hemen çağırdılar. Etkin pişmanlık müessesesini kendi yararına kullanmış biriyim. Etkin pişman olmadım" ifadelerini kullandı.
‘HİÇ BAKMADINIZ MI’ SORUSU
Öztürk’ün savunmasının ardından hakim ve savcı sorgusuna geçildi. Mahkeme başkanı, "İfadelerinize hiç bakmadınız mı?" diye sordu. Öztürk, "Avukatlarım ifadelerime çok uzun süre ulaşamadı. Bununla ilgili HSK’ya şikayetimiz var" dedi. Tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, yargılanmasına neden olan ifadelerin sahibi Murat Kapki’nin kendisinden helallik istediğine atıf yaparak "İnan Güney’in kasası oldunuz mu?" sorusunu yöneltti. Öztürk, "Kimse böyle bir teklifte bulunamaz" yanıtını verdi. Avukat Vançin: İddianame yalnızca beyanlara dayandığı için gözümde beyanname hükmünde
Sorgunun ardından Serkan Öztürk’ün avukatı Uğur Vançin’in savunması başladı. "Tutuklu olduğu suçla ilgili bir tane bile soru sorulmadı" diyen Vançin, "Kopyala-yapıştır iddialarla ben 10 bin sayfa da iddianame yazarım. Çok zor değil. Bu iddianame yalnızca beyanlara dayandığı için benim gözümde beyanname hükmündedir" dedi.
"İddia makamı baskı makamı değil, soruşturma makamıdır" diyen avukat Vançin, "Biz iddianameye baktığımızda hakikati ortaya çıkardığını göremiyoruz" ifadelerini kullandı. Serkan Öztürk’ün anne babasının kanser hastası olduğunu söyleyen Vançin, "Adaletin daha fazla sarsılmasına izin vermeyin. Suçlamaları kabul etmiyoruz, tahliye ve beraat talep ediyoruz" dedi.