Goldman Sachs, 2026 sonuna kadar küresel merkez bankalarının aylık 50 tonu bulan alımları sürdüreceğini, 2027'de ise bu rakamın 40 tona düşeceğini öngördü. Analistler, bu alımların önceki zirvelere göre yavaşlasa da altın fiyatları için kalıcı bir yapısal taban sağladığını belirtiyor.
Çin'den 24 tonluk alım
Rezervleri artırmaya hazılanan çok sayıda merkez bankası, altın fiyatlarında aşağı yönlü riski sınırlayan bir talep yaratırken sadece Çin'in nisan ayında 24 ton altın alımı yaptığı düşünülüyor. Çin'in güçlü alımlarındaki hızlanmanın veya yavaşlamanın ise fiyatları daha keskin şekilde etkileyeceği değerlendiriliyor.
Merkez bankaları alıma devam edecek
Goldman Sachs, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimini geçici değil, yapısal bir dönüşüm olarak değerlendirirken bu görünüm, Dünya Altın Konseyi'nin 76 merkez bankasıyla gerçekleştirdiği anket sonuçlarıyla da destekleniyor.
Ankete katılanla öerkez bankalarının yüzde 45'i önümüzdeki 12 ay içinde kendi altın rezervlerini artırmayı planladığını belirtirken, bu oran anket tarihindeki en yüksek seviye olarak kaydedildi. Katılımcıların yüzde 90'ı ise küresel merkez bankalarının toplam altın rezervlerinin artacağını öngörürken, geri kalanlar rezervlerin büyük ölçüde sabit kalmasını bekliyor. Merkez bankalarından hiçbiri rezervlerde düşüş beklemiyor.
Altının rezervlerdeki ağırlığı artıyor
Uzmanlara göre jeopolitik belirsizlikler ve dolar cinsi varlıklara yönelik risklerin yeniden değerlendirilmesi, altının resmi rezervlerdeki ağırlığının artmasına neden oluyor. Özellikle Çin'in nisandaki tahmini 24 tonluk alımı dikkat çekerken, Pekin'in rezerv verilerini gecikmeli açıklaması gerçek zamanlı takibi zorlaştırıyor.
Goldman Sachs'a göre aylık alım temposunda kademeli bir yavaşlama görülse bile, merkez bankalarının talebi önümüzdeki yıllarda altın piyasasının en güçlü ve en istikrarlı destek unsurlarından biri olmaya devam edecek.