Ana içeriğe geç

iPhone Ultra’da büyük sürpriz: Apple Touch ID’ye geri dönüyor

Teknoloji devi Apple’ın katlanabilir iPhone Ultra modeliyle Touch ID’ye geri döneceği öne sürülüyor. Peki Face ID neden tercih edilmedi? İşte tüm teknik detaylar:

iPhone Ultra’da büyük sürpriz: Apple Touch ID’ye geri dönüyor
Donanım Haber
16

Katlanabilir tasarım, Face ID yerine Touch ID tercihini öne çıkardı

Sızıntılara göre iPhone Ultra, biri dış tarafta yer alan kapak ekranı ve diğeri açıldığında ortaya çıkan daha büyük iç ekran olmak üzere çift ekranlı bir yapıya sahip olacak. Ayrıca Apple’ın son yıllarda standart hâline getirdiği Dynamic Island tasarımı yerine, ön kameranın ekran üzerinde delik açma yöntemiyle konumlandırıldığı bir çözüm kullanılacağı belirtiliyor.

Kimlik doğrulama tarafındaki en dikkat çekici detay ise Touch ID’nin geri dönüşü. Apple, 2017 yılında tanıttığı iPhone X ile birlikte Face ID teknolojisini ön plana çıkarmış ve sonraki yıllarda Touch ID’yi üst düzey iPhone modellerinden tamamen kaldırmıştı. Bu nedenle şirketin Ultra olarak konumlandırılması beklenen yeni bir cihazda daha eski görünen bir teknolojiyi tercih edecek olması ilk bakışta şaşırtıcı görünüyor. Ancak cihazın tasarım hedefleri dikkate alındığında bu kararın arkasında önemli mühendislik gerekçeleri bulunuyor.

Ortaya çıkan bilgilere göre Face ID’nin tercih edilmemesinin temel nedeni cihazın kalınlık ve iç hacim kısıtlamaları. Katlanabilir telefonlar, geleneksel akıllı telefonlardan farklı olarak menteşe sistemi, çift ekran yapısı ve karmaşık iç yerleşim nedeniyle çok daha zorlu bir mühendislik süreci gerektiriyor. Bu nedenle her milimetrelik alan, cihazın performansı ve kullanım deneyimi açısından kritik önem taşıyor.

Face ID sistemi yalnızca ön kameradan oluşmuyor. Teknolojinin çalışabilmesi için kızılötesi kamera, nokta projektörü ve çeşitli sensörlerden oluşan karmaşık bir donanım yapısına ihtiyaç duyuluyor. Standart bir iPhone’da bu bileşenler tek ekran için yeterli olurken, katlanabilir bir cihazda durum farklılaşıyor. Kullanıcının hem dış ekranda hem de iç ekranda yüz tanıma özelliğinden yararlanabilmesi için teorik olarak iki ayrı Face ID sisteminin kullanılması gerekebilir. Bu da hem maliyet hem de iç alan kullanımı açısından önemli bir yük anlamına geliyor.

Apple’ın teknik olarak böyle bir çözüm geliştirmesi mümkün olsa bile bunun cihazın diğer bileşenlerinden fedakârlık yapılmasına yol açabileceği değerlendiriliyor. Özellikle daha büyük batarya kapasitesi, gelişmiş bir buhar odası soğutma sistemi veya menteşe mekanizmasının dayanıklılığını artıracak ek yapısal bileşenler için ayrılabilecek alanın korunması şirket açısından daha öncelikli görülmüş olabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler