Ankara - TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, NATO zirvesi öncesi şafak operasyonlarıyla evlerinden alınan gazeteciler, avukatlar, akademisyenler, sendikacılar ve sivil toplum temsilcilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
NATO Zirvesi öncesinde bir kez daha hukukun değil, siyasi talimatların işletildiğine tanık olunduğunu ifade eden Tanrıkulu, Ankara başta olmak üzere birçok ilde gerçekleştirilen şafak operasyonlarında gazetecilerin, avukatların, akademisyenlerin, sendikacıların ve sivil toplum temsilcilerinin evlerinden gözaltına alındığını söyledi.
Operasyonlar sırasında ev baskınları yapıldığını, kapıların kırıldığını, ters kelepçe uygulandığını ve gözaltına alınanların avukatlarıyla görüştürülmediğini belirten Tanrıkulu, “İktidar, hukuku tamamen askıya alarak ‘önleyici gözaltı’ adı altında fiili bir olağanüstü hal rejimi kuruyor” dedi.
“İktidarın suç saydığı düşünceler var”
"Önleyici gözaltı" diye bir hukuk kurumu olmadığını ifade eden Tanrıkulu, “Yaklaşık on yıl önce yasalaştırılmak istenen bu düzenleme TBMM'den geçirilemedi. Bugün ise Meclis'in reddettiği uygulama, bağımsızlığını yitirmiş yargı ve kolluk eliyle fiilen yürürlüğe sokuluyor. Kanunda olmayan bir yetki kullanılıyor; Anayasa açıkça çiğneniyor."
Ortada işlenmiş bir suç değil, iktidarın suç saydığı düşünceler var. Bu iktidar, uluslararası bir zirve öncesinde Türkiye'nin güvenliğini değil, kendi siyasal konforunu korumaya çalışıyor. Eleştiren herkesin potansiyel suçlu, itiraz eden herkesin potansiyel tehdit olarak görüldüğü bir düzen inşa edildi” ifadelerini kullandı.
Tanrıkulu, “Daha birkaç gün önce yüzlerce insan aynı yöntemlerle gözaltına alındı, onlarcası tutuklandı. Şimdi aynı hukuksuzluk yeni operasyonlarla sürdürülüyor. Bu, münferit bir soruşturma değil; iktidarın toplumu sindirme ve uluslararası bir zirve öncesinde muhalefeti görünmez kılma operasyonudur.
Bu hukuksuzlukların tamamı kayda geçiyor. Bu kararları verenler de, bu talimatları uygulayanlar da, yargıyı siyasal iktidarın cezalandırma aracı haline getirenler de bağımsız ve tarafsız yargı önünde adil bir biçimde mutlaka hesap verecektir” dedi. (Evrensel)