24 TV ekranlarında izleyiciyle buluşan Basın Ekspres programında gündeme dair kritik açıklamalarda bulunan Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak, Orta Doğu'daki sıcak gelişmeleri, ABD-İran hattındaki anlaşma zeminini ve Türkiye'nin bölgedeki stratejik rolünü masaya yatırdı. Albayrak, emperyalist güçlerin bölgeye müdahale ettiği her senaryoda Orta Doğu'nun bir felakete sürüklendiğini ifade ederek, Türkiye'nin yıllardır savunduğu tezin önemine dikkat çekti.
'ERDOĞAN'IN 'BÖLGESEL SAHİPLENME' TEZİ TEKRAR KANITLANDI'
Türkiye'nin Orta Doğu'daki krizlere yönelik çok köklü bir yaklaşımı olduğunu hatırlatan Nuh Albayrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın defalarca dile getirdiği 'bölgesel sahiplenme' ilkesinin altını çizdi. Albayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:
'Ne zaman ki o emperyalist güçleri buraya müdahale ettirirsek, biz bütün bölge olarak zarar görüyoruz. Şu an bertaraf edilmeye çalışılan Amerika-İsrail-İran savaşı bunun en çarpıcı örneği oldu. Türkiye'nin tezinin ne kadar doğru olduğu tekrar ortaya çıktı. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere bölge devletlerinin bu tezi artık çok daha iyi anladığını düşünüyorum.'
KÖRFEZ'İN GÜVENLİK ROTASI TÜRKİYE'YE DÖNÜYOR
Yaşanan tecrübelerin bölge ülkelerini batılı güçlerden ziyade bölgesel çözümlere yönlendireceğini belirten Albayrak, özellikle savunma sanayisindeki ortaklıklara dikkat çekti. Amerika'yı tamamen yok sayacak bir beklenti içinde olunmaması gerektiğini ifade eden Albayrak, 'Netice itibarıyla güvenlik meselesi başta olmak üzere krizler, önce bölgede çözüm bulmayı zorunlu kılacaktır. Körfez ülkelerinin savunma sanayisi ile ilgili ihtiyaçlarını Türkiye üzerinden çözeceklerini veya ortak yatırımlara gireceklerini düşünüyorum' dedi.
SIZDIRILAN 'DÖRTLÜ İTTİFAK' YENİDEN DEVREDE: PAKİSTAN, TÜRKİYE, MISIR, SUUDİ ARABİSTAN
Bölgesel istikrar için perde arkasında yürütülen diplomatik hamlelere de değinen Albayrak, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile katıldığı bir Körfez turunun ardından kurulan kritik bir dörtlü mekanizmadan bahsetti:
'Pakistan, Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan... Bu dörtlü teşebbüs aslında çok daha önce başlamış ve belli bir noktaya gelmişti. Sağlıklı yürümesi için kamuoyuyla paylaşılmıyordu. Tam somut bir adım atılacağı sırada Mısır medyasına sızdırıldı ve uzun süre atıl kaldı. Ancak son dönemde bu mekanizma tekrar canlandı. Bu görüşmeler rastgele değil, yaşanan acı tecrübelerin bir sonucudur.'
'İRAN'IN TÜRKİYE TUTUMU, İSRAİL'DEN FARKLI DEĞİL'
Bölgesel huzurun kalıcı hale gelmesinde İran'ın üstleneceği rol hakkında ciddi endişeleri olduğunu belirten Star Gazetesi GYY Nuh Albayrak, Tahran yönetiminin samimiyetini sorguladı. Bölgesel sahiplenme tezinin bugüne kadar tam olarak hayata geçirilememesinde İran'ın tavrının büyük rol oynadığını söyleyen Albayrak, konuya ilişkin değerlendirmesini şöyle tamamladı:
'Her ne kadar söylemlerde ve diplomatik ilişkilerde 'kardeşimiz' denilse de, İran'ın Türkiye'ye yönelik gizli tutumunun, İsrail'in Türkiye'ye yönelik tutumundan farklı olduğunu düşünmüyorum. Bundan sonrası için de bu konuda endişeliyim. Çünkü genel istikrar ve huzurun temininde İran'ın takınacağı tavır hayati önem taşıyor.'