Türkiye, süt ve süt ürünleri ihracatında yeni pazarlara yöneliyor. Sektör, yeni dönemde özellikle Körfez ülkeleri ve Asya pazarlarında büyümeyi hedefliyor.
Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR) Başkanı Fatma Can Sağlık, Türkiye'nin süt üretimindeki konumuna ve sektörün ihracat hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye Gazetesi'ne konuşan Sağlık, "Türkiye süt üretiminde dünyada ilk 10, Avrupa’da ilk üç ülke arasında yer alıyor. Geçen yıl 480 milyon doların üzerinde süt ve süt ürünleri ihracatı gerçekleştirdik. Dünyanın pek çok coğrafyasına, özellikle Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri ve Avrupa Birliği pazarlarına süt ve süt ürünleri ihraç ediyoruz. Yılsonuna kadar Körfez bölgesinde ve Asya pazarlarında katma değerli ürün gruplarımızla büyüme potansiyeli görüyoruz. Küresel ölçekte güvenilir gıdaya, kaliteli süt ürünlerine ve hayvansal proteine talebin artması Türkiye için önemli fırsatlar sunuyor" dedi.
İHRACATTA KATMA DEĞERLİ ÜRÜNLER ÖNE ÇIKACAK
İhracatta yalnızca miktarın değil, ürün niteliğinin de önem taşıdığını vurgulayan Sağlık, "Katma değerli ürünlere yönelmemiz, marka gücümüzü artırmamız ve yeni pazarlarda kalıcı olmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Yeni pazarlarda kalıcı olmanın önemine dikkat çeken Sağlık, "Bunun için hammadde-maliyet dengesi ile hedef pazarlardaki dönemsel teknik ve bürokratik engeller ihracatı eş zamanlı etkiliyor. Maliyet-kur dengesinin ihracatçıyı destekleyecek bir öngörülebilirlikte seyretmesi, dış pazarlarda kalıcılığımız açısından büyük önem taşıyor" diye konuştu.
SEKTÖRÜN EN BÜYÜK RİSKLERİ
Fatma Can Sağlık, süt ve hayvancılık sektörü açısından en büyük riskleri ise iklim değişikliğinin su kaynakları ve yem üzerindeki etkileri, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin hayvancılığa olan ilgisinin azalması olarak sıraladı.
Odatv.com