İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesini hedef alan bölme ve iç karışıklık çıkarma planlarının savaşın ilk anından itibaren devreye sokulduğunu söyledi.
"TÜRKİYE ÖNEMLİ ROL OYNADI"
Savaşın dördüncü gününde ABD Başkanı Donald Trump'ın Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki bazı liderlerle görüştüğünü belirten Arakçi, o akşam Mesud Barzani, Bafel Talabani, Irak Başbakanı Sudani ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı arayarak "Kürdistan bölgesinden bize yönelik en ufak bir tehdit gelirse karşılık veririz" uyarısında bulunduğunu aktardı. Türkiye'nin bu süreçte son derece etkili ve sağlam bir duruş sergilediğini belirten Arakçi, bu kolektif çabalarla komployu engellediklerini ifade etti.
SEO Spot: İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, katıldığı programda 12 ve 40 günlük savaşların bilinmeyen yönlerini anlattı. "110 Kodu" stratejisini, nükleer müzakerelerin perde arkasını ve savaşın dönüştürdüğü güvenlik mimarisini ilk kez paylaştı.
"MÜCTEBA HAMANEİ’Yİ BU DÖNEMDE HİÇ GÖRMEDİM"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkedeki liderlik tartışmaları ve Mücteba Hamanei iddialarına ilişkin, "Bu dönemde Mücteba Hamanei hiç görmedim. Birkaç kişi dışında kimsenin onu gördüğünü sanmıyorum" dedi. Mücteba’nın her zaman adaylardan biri ve bu makam için uygun görülen isimlerden biri olduğunu belirten Erakçi, "Karar Uzmanlar Meclisi'ne aittir" ifadelerini kullandı.
"110 KODU İLE HAZIRLIKLIYDIK, GAFİL AVLANMADIK"
Savaş öncesinde Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nde tüm senaryoların ele alındığını vurgulayan Erakçi, en son ihtimal olan liderlik makamının vurulması durumuna değindi:
"Toplantıda hiç kimsenin dili bunu söylemeye varmıyordu. Bunu dile getirmek bile çok zordu. Bu yüzden buna bir kod vermiştik: '110 Kodu'. Herkes '110 Kodu' denildiğinde neyin kastedildiğini biliyordu. İşte bu yüzden karşı saldırı anında başladı; hem de çok düzenli, planlı ve organize bir şekilde başladı. Kesinlikle gafil avlanmadık. Her şeye karşı hazırlıklıydık."
"BÖLGENİN GÜVENLİK YAPISI TAMAMEN DEĞİŞTİ"
İran'ın tüm stratejik noktaları hedef alma kapasitesine bölgenin inanamadığını belirten Erakçi, "Bu, gerçekleşen büyük bir dönüşümdü ve aslında bölgenin güvenlik yapısını tamamen değiştirdi. İran'ın tüm bölgeyi vurması, hem de tamamını... Biz petrol ihraç edemezsek, bölgedeki hiç kimsenin petrol ihraç etmesi mümkün değildir" diyerek caydırıcılık mesajı verdi. Savaş süresince Dışişleri Bakanlığı binasını terk etmediklerini, iki kez tüneldeki toplantılara katıldığını söyledi.
"ONURUMUZU SATMADIK, MÜZAKERELERDE DİK DURDUK"
Nükleer müzakereler ve ABD'nin taleplerine karşı sergiledikleri direnişi savunan Erakçi, sunucunun askıya alma yönündeki sorularına şu yanıtı verdi:
Biz zorbalığı ve teslimiyeti bir gelenek haline getirmemeliydik; bu yüzden savaş pahasına da olsa müzakerelerde dik durduk. Eğer kabul etseydik savaştan daha büyük bir zarar görürdük; çünkü ülkenin onurunu satmış olurduk. Bence 12 günlük savaşı durdurmak, nizamın aldığı doğru bir karardı. 12 günlük savaş, 40 günlük savaştaki zafer için bir ön hazırlık oldu
Erakçi son olarak, ateşkesin çok zor güvenlik şartları altında, Yüksek Konsey'in tek bir yerde toplanma imkanının olmadığı dönemde 4'erli ve 3'erli küçük grupların toplantı sonuçlarının birleştirilmesiyle ve ABD'nin 10 maddelik planı müzakere temeli olarak kabul etmesi şartıyla sağlandığını sözlerine ekledi.