İPTAL kararına konu dosya AYM’nin önüne Antalya’dan geldi. Kentte ikamet eden bir çift, evliliklerinin üzerinden henüz bir yıl geçmeden boşanmaya karar verdi. Davacı kadın boşanmayla birlikte 8 bin TL yoksulluk nafakası, 500 bin TL maddi ve 500 bin TL manevi tazminat istedi. Ayrıca yoksulluk nafakasının her yıl TÜFE oranında artırılmasını talep etti. Davaya bakan Antalya 12. Aile Mahkemesi, talepleri değerlendirmeden önemli bir ara karar verdi. Çiftin evliliğinin üzerinden henüz bir yıl geçmediğine vurgu yapan mahkeme, “süresiz nafaka” düzenlemesini Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla AYM’ye taşıdı.
HUZUR BOZAR
Ara kararda, “süresiz nafaka” uygulamasının “Nafaka yükümlüsünün geri kalan yaşamı bakımından refahını, mülk edinebilmesini, yeni bir aile kurabilmesini ve yeni kurduğu ailenin huzurunu ve refahını sağlayarak çocuklarını koruyabilmesinin önünde engel teşkil ettiği” vurgulandı. “Süresiz nafaka”nın bu gerekçelerle Anayasa’nın 2. maddesindeki “…insan haklarına saygılı…, sosyal bir hukuk devletidir.”, 10. maddesindeki “…Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür….”, 20. maddesindeki “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir…”, 35. maddesindeki “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir…”, 41. maddesindeki “…Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar….” hükümlerine aykırılık teşkil ettiği savunuldu.
İtiraz başvurusunda TMK’nın “Yoksulluk Nafakası” başlığını taşıyan 175. maddesinin, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir” şeklindeki birinci fıkrasındaki “süresiz olarak” ibaresinin iptali talep edildi. AYM Genel Kurulu dün bu iptal başvurusunu esastan görüştü. 12 AYM üyesi “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı buldu ve iptali yönünde oy kullandı. 3 üye karşı çıktı. 175. maddedeki “süresiz olarak” ibaresi 3’e karşı 12 oyla ve oyçokluğu ile iptal edildi.
SORULARLA AYM KARARI
1- NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK: İptal kararı, TMK 175. maddesindeki mevcut nafaka hükümlerini hemen ortadan kaldırmıyor. Karar yürürlüğe girene kadar mevcut uygulama aynen devam edecek. AYM, ortaya çıkabilecek hukuki boşluğu önlemek amacıyla iptal hükmünün yürürlüğünü 9 ay erteledi.
2- KARAR NE ANLAMA GELİYOR: İptal kararı, “yoksulluk nafakası kaldırıldı” anlamına gelmiyor. Yoksulluk nafakası kurumu varlığını sürdürüyor. İptal edilen bölüm yalnızca nafakanın “süresiz” olmasını öngören ibare. Buna göre; boşanan eş lehine yoksulluk nafakası verilmesi uygulaması devam edecek. Ancak nafakanın ömür boyu sürmesine ilişkin mevcut yasal dayanak ortadan kalkacak.
3-YENİ NAFAKA MODELİ GETİRİLECEK Mİ: Dokuz aylık süreçte TBMM’nin yeni bir düzenleme yapması gerekiyor. Meclis’te AYM’nin iptal kararı ışığında yeni nafaka düzenlemesi yapılacak. Bu düzenlemenin “belirli süreli nafaka”, “evlilik süresine göre kademeli nafaka” veya “tarafların ekonomik durumuna göre nafaka” gibi farklı modeller içeren yeni bir sistem oluşturması üzerinde tartışılıyor. TBMM’nin süre, şart ve ölçütleri yeniden belirleyen yeni bir sistem kurması bekleniyor. Dokuz aylık geçiş süresinin sonunda nafaka hukukunda kapsamlı bir değişiklik yaşanabilecek. Karar, boşanma hukukunda son yılların en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Gözler şimdi AYM’nin gerekçeli kararına ve Meclis’in hazırlayacağı yeni nafaka düzenlemesine çevrildi.
4-MEVCUT NAFAKALAR NE OLACAK: İptal kararı, yürürlüğe girmeden önce kesinleşmiş nafaka kararlarını kendiliğinden ortadan kaldırmıyor. Halen devam eden nafaka ödemeleri bakımından uygulanacak usul ve sonuçlar, AYM’nin gerekçeli kararı ile çıkarılacak yeni yasal düzenlemeye göre netleşecek. Ancak yargı çevrelerinde kararın özellikle süresiz nafaka uygulamasının Anayasal dayanağını ortadan kaldırması nedeniyle yeni davalar ve uyarlama talepleri bakımından önemli sonuçlar doğuracağı belirtiliyor.
5-ÇOCUĞUN NAFAKASINI ETKİLER Mİ: İptal kararı çocuğun nafakası ile ilgili değil. Çocuğun nafakası anlamına gelen düzenleme TMK’nın 182. maddesinde ayrıca yer alıyor. Bu madde çocuğun nafakasını hâkimin takdirine bırakıyor. Bu madde “Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır” şeklinde.
5 MADDEDE MERAK EDİLENLER
AYM’nin iptal kararı mevcut nafakamı etkiler mi?
Hayır. Mevcut nafaka kararları kendiliğinden sona ermez.
Dokuz aylık süreçte ödemeler devam edecek mi?
Evet. Yeni düzenleme yapılana kadar nafaka ödemeleri sürecek. Nafaka borçluları kaldırma veya azaltma davası açabilir. Nafaka alacaklıları ödemelerin sürmesini isteyebilir ve ödenmeyen nafakalar için icra takibi yapabilir.
Ödenen nafakalar geri alınabilir mi?
Hayır. AYM kararları kural olarak geriye yürümez. Geçmişte ödenen nafakaların iadesi istenemez.
Devam eden davalar nasıl etkilenecek?
İptal kararı henüz yürürlükte değil. Ancak, mahkemeler AYM kararını dikkate alabilecek. Süreli nafaka talepleri gündeme gelebilecek.
Bundan sonra sadece süreli nafaka mı verilecek?
Henüz belli değil. Yeni sistemi TBMM’nin çıkaracağı yasa belirleyecek.
BAKAN GÜRLEK: MECLİS’E SUNACAĞIZ
AYM’nin iptal kararının ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten dikkat çeken bir açıklama geldi. Gürlek, kararın adalet ve hakkaniyet ilkeleri açısından son derece önemli olduğunu vurgulayarak yeni nafaka düzenlemesinin Meclis’in gündemine getirileceğini söyledi.
Bakan Gürlek şu değerlendirmeyi yaptı: “Boşanma sonrası süreçlerde hem tarafların haklarını koruyacak hem de toplumsal huzuru ve aile kurumunun saygınlığını zedelemeyecek, dengeli ve adil bir modelin inşası öncelikli gündem maddelerimizden biriydi. Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadaki uygulamalar doğrultusunda bu konu zaten hazırlıklarına titizlikle katkı sunduğumuz yargı paketinin en temel konu başlıklarından birini oluşturmaktaydı. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesi’nin Türk Medeni Kanunu’ndaki ‘süresiz nafaka’ düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz. AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız.”
AYM 14 YIL SONRA GÖRÜŞ DEĞİŞTİRDİ
AYM, aynı düzenlemeye ilişkin iptal talebini 2012’de reddetmişti. O kararda, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen eşin korunmasının sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu vurgulanmıştı. Ret kararında, “İtiraz konusu kuralda, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşen eşi korumak için diğer eşin, koşulları bulunduğu sürece, herhangi bir süre sınırı olmaksızın yoksulluk nafakası vermesi düzenlenmiş olup bu yükümlülüğün sosyal hukuk devleti ilkesinin gereği olarak getirildiği kuşkusuzdur” denilmişti. Ancak, 14 yıl sonra AYM farklı bir sonuca ulaştı ve iptal kararı verdi.
KADIN DERNEKLERİ TEPKİLİ
AYM’nin nafaka kararına Türkiye Kadın Denekleri Federasyonu (TKDF) Başkanı Canan Güllü’den tepki geldi: “Ekonomik bağımsızlığını kaybeden kadın, şiddetten uzaklaşma imkânını da kaybeder. Bu nedenle nafaka hakkının zayıflatılması yalnızca bir ekonomik hak kaybı değildir; kadınların yaşam hakkını, güvenliğini ve şiddetten korunma imkânlarını doğrudan etkileyen bir karardır. Sosyal devlet kadınları aile içinde görünmez emeğe mahkûm edip boşanma sonrasında yalnız bırakan devlet değildir. Sosyal devlet eşitsizlikleri gören, bakım yükünün kadınlar üzerinde yarattığı sonuçları kabul eden ve dezavantajlı olanı koruyan devlettir. İtiraz ediyoruz. Gerekçeli kararı bekliyoruz.”