Ana içeriğe geç

Duran, NATO Zirvesi öncesi uluslararası basın mensuplarıyla bir arada

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NATO Liderler Zirvesi öncesinde uluslararası basın mensuplarıyla bir araya gelerek, zirvenin NATO'nun geleceği açısından tarihi önem taşıdığını vurguladı. Duran, kritik sürecin dünya kamuoyuna eksiksiz aktarılmasında basının rolünün hayati olduğunu belirtti.

Duran, NATO Zirvesi öncesi uluslararası basın mensuplarıyla bir arada
Karar
16

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, NATO Liderler Zirvesi'nin NATO'nun geleceğine yönelik stratejik vizyonun belirlenmesi açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu belirterek, zirvenin dünya kamuoyuna eksiksiz aktarılmasında basın mensuplarının rolünün hayati önem taşıdığını vurguladı.

Duran, NATO Liderler Zirvesi öncesi İletişim Başkanlığınca uluslararası basın için bir restoranda verilen akşam yemeğine katıldı.

Burada yabancı basın mensuplarına yönelik İngilizce yaptığı konuşmada, farklı ülkelerden gelen basın mensuplarını Türkiye'de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduklarını dile getiren Duran, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'ye hoş geldiniz. Bugünkü birlikteliğimiz küresel siyasetin kalbinin Türkiye'de attığı tarihi bir döneme, NATO Liderler Zirvesi'ne tekabül ediyor. Bu zirve, NATO'nun geleceğine yönelik stratejik vizyonun belirlenmesi açısından tarihi bir öneme sahiptir. İşte bu denli kritik bir zirvenin dünya kamuoyuna eksiksiz aktarılmasında siz değerli basın mensuplarının rolü hayati önem taşıyor. Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı olarak, tüm profesyonel beklentilerinizi en üst düzeyde karşılamak için tüm imkanlarımızı seferber ettik. Bu yoğun süreç boyunca sizlere mümkün olan en iyi çalışma ortamını sunmayı arzu ediyoruz. Şimdiden her birinize kolaylıklar ve başarılar diliyorum."

Duran, yemek programını basın mensuplarını biraz olsun yoğun gündemin dışına çıkaracak bir fırsat, Türkiye'yi kültürü, insanı, tarihi ve sofrasıyla da tanıtacak bir buluşma olarak tasarladıklarını belirterek, "Ülkeler arasındaki ilişkiler resmi metinlerle, zirvelerle ve diplomatik temaslarla şekillenir. Ancak biliyoruz ki toplumlar arasında kurulan yakınlık farklıdır. Çok daha insani ve çok daha kalıcı tecrübelerle kurulurlar. Bazen sofrada paylaşılan bir yemek, sayfalar dolusu metnin anlatamadığını anlatır. Türk mutfağı bu anlamda köklü bir tarihi birikimin, geniş bir coğrafi tecrübenin ve derin bir kültürel hafızanın ürünüdür." dedi.

"MASANIZDAKİ HER TABAK BİR TOPLUMSAL HAFIZANIN HİKAYESİNİ DE BARINDIRMAKTA"

Türk milletinin hikayesinin Doğu ile Batı kültürlerini aynı kapta buluşturan zengin bir çeşitliliğe sahip olduğunun altını çizen Duran, şöyle konuştu:

"Türk mutfağı da tarih boyunca bu zengin kültürel etkileşimden doğmuştur. Özellikle Osmanlı döneminde üç kıtanın ve sayısız farklı mutfak kültürünün arasında güçlü köprüler kurmuştur. Orta Doğu'dan Akdeniz'e, Balkanlardan Kafkaslara, İç Anadolu'dan Ege'ye kadar uzanan geniş coğrafyada; malzemeler, pişirme teknikleri, baharatlar, sofra adetleri ve ikram gelenekleri karşılıklı olarak birbirini etkilemiştir. Bu etkileşim sonucunda çok katmanlı, çok renkli ve son derece zengin bir yemek kültürü ortaya çıkmıştır. Ancak Türk mutfağını değerli kılan yalnızca yemeklerinin zenginliği ve çeşitliliği değildir. Bizim için asıl önemli olan, bu zenginliğin paylaşılmasıdır. Bizim için sofra, herkesin birbirine eşit uzaklıkta oturduğu, hiyerarşisi olmayan bir daire düzenidir. Bu daire etrafında insanlar 'tuz ve ekmek' bölüşürler. Türkçede 'tuz-ekmek hakkı' diye bir deyiş vardır. Bu deyiş, birlikte yenilen yemeğin insanlar arasında derin ve neredeyse kutsal sayılan bir bağ kurduğunu anlatmak için kullanılır. Bizim kültürümüzde gelen misafire 'aç mısınız?' diye sorulmaz. Aç ya da tok olduğuna bakılmadan sofraya davet edilir. Zira ikram etmek insana değer vermenin en zarif yollarından biridir. Bu nedenle bu akşam sizleri Türkiye'nin kadim sofra kültürünün küçük bir yansımasına davet ediyoruz. Bu akşam masanızda göreceğiniz her tabak, aslında bir bölgenin, bir mevsimin, bir geleneğin ve bir toplumsal hafızanın hikayesini de barındırmaktadır."

"TÜRK KAHVESİ ZAMANA YAYILAN BİR DOSTLUK ANLAYIŞININ SEMBOLÜDÜR"

Mutfağın "yumuşak güç" deneyimlerinin en doğrudan, en samimi ve en kalıcı biçimlerinden biri olduğunu vurgulayan Duran, "Bu nedenle, bugün dünyanın birçok ülkesi gastrodiplomasi kavramını tanıtım stratejilerinin merkezine yerleştiriyor. Tayland'dan Güney Kore'ye, Peru'dan İtalya'ya uzanan örnekler, mutfağın bir ülkenin imajında ve uluslararası algısında önemli bir belirleyici haline geldiğini gösteriyor. Türkiye'nin bu alanda sahip olduğu miras ise kıyaslanması güç bir zenginlik sunuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Duran, Türkiye'den Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar'ın gastronomi dalında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil edildiğini anımsatarak, şunları söyledi:

"Gaziantep, Antep baklavası ile Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret tescili alan ilk Türk ürünlerinden biri olmuştur. Elbette Anadolu'nun yemek kültürü açısından zenginliği yalnızca bu üç şehirle sınırlı değildir. Türk kahvesinin UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Listesi'nde yer alması da bu zenginliğin bir başka yansımasıdır. Türk kahvesi bir sohbet kültürünün, bir misafirperverlik geleneğinin ve zamana yayılan bir dostluk anlayışının sembolüdür. Nitekim biz kahve etrafında kurulan ömür boyu kalıcı dostluğu anlatmak için 'bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır' deriz."

"TÜRK MUTFAĞI HAFTASI, TÜRK MUTFAĞININ GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRMIŞTIR"

İletişim Başkanlığı olarak gastrodiplomasiyi kültürel diplomasinin, ülkeler ve toplumlar arasında bağ kurmanın önemli unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini vurgulayan Duran, şöyle devam etti:

"Başkanlığımız, ilgili tüm kurumlarla eşgüdüm içinde Türkiye'nin gastrodiplomasi stratejisinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yürütmektedir. Son dönemde bu vizyon, 'Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras' başlığı altında somut bir programa dönüşmüştür. Elbette, Türkiye'nin gastrodiplomasi ve mutfak kültürünü tanıtma faaliyetlerinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşleri, Saygıdeğer Emine Erdoğan'ın öncülüğüne ve himayelerine değinmeden geçemeyiz. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendinin himayelerinde 2022'den bu yana kutlanan Türk Mutfağı Haftası, Türk mutfağının uluslararası görünürlüğünü önemli ölçüde artırmıştır. 'Asırlık Tariflerle Türk Mutfağı' eseri de bu vizyonun en kıymetli çalışmalarından biridir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla hazırlanan bu eserde 218 tarif orijinal haliyle kayıt altına alınmıştır. Bu çalışmalar sayesinde Türk mutfağı, sağlıklı beslenme, sürdürülebilirlik, gıda israfının önlenmesi, sıfır atık, yerel üretimin korunması ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması gibi evrensel değerlerle birlikte dünya kamuoyuna anlatılmaktadır."

Duran, kurulan sofranın dostluğa, karşılıklı anlayışa ve Türkiye'yi daha yakından tanıma imkanına katkı sunmasını diledi, katılımlarından dolayı yabancı basın mensuplarına teşekkür etti ve zirve çerçevesinde yapacakları çalışmalarda başarılar diledi.

ULUSLARARASI MEDYA MENSUPLARINDAN TÜRK MUTFAĞINA VE MİSAFİRPERVERLİĞİNE ÖVGÜ

Yemekte, davetlilere Türk mutfağına özgü lezzetler ikram edildi.

Yemeğin ardından ABD basınında Iris Tao, AA muhabirine, davete dair değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'ye ilk kez geldiğini ve gösterilen misafirperverliği çok nazik bulduğunu belirten Tao, yemekleri "şaşırtıcı derecede lezzetli" olarak nitelendirdi.

Tao, İletişim Başkanı Duran'ın yemeğin farklı kültürleri birleştirici gücüne ve bir sofrayı paylaşmanın diplomatik belgelerden daha güçlü olduğunu dair sözlerinden etkilendiğini ifade etti.

Romanya basınından Camelia Dontu da Türkiye'nin güzelliğinden etkilendiğini belirterek, gösterilen misafirperverliğin ilham verici olduğunu söyledi.

Dontu, Romanya'da da Türk mutfağının çok iyi bilindiğini ve sunulan lezzetlerin harika olduğunu dile getirdi.

Danimarka basınında Peter Ernstved Rasmussen ise Türkiye'ye daha önce de geldiğini belirterek, sofra etrafında farklı insanlarla tanışmanın ve sohbet etmenin büyük bir keyif olduğunu söyledi.

Ukrayna basınından Daniel Tkiie de İletişim Başkanı Duran'ın "Ekmeği paylaşma" mesajının kendisini çok etkilediğini ifade ederek, bu felsefenin insanlar arasındaki bağları kuvvetlendirerek ilişkileri geliştirdiğini söyledi.

Kişisel olarak Türk yemeğinin bir hayranı olduğunu vurgulayan Tkiie, etkinlik için de "harika" değerlendirmesinde bulundu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler