Strasbourg - Fransa'da 4 Haziran'da, 11 yaşındaki Lyhanna isimli bir çocuğun cansız bedeni Gers bölgesinde bulundu. Lyhanna soruşturmasında baş şüpheli Jérôme Barella’nın polis tarafından zaten tanınan bir isim olduğu ortaya çıktı. 2025’te 10 yaşındaki bir çocuğa tecavüz iddiası da dahil olmak üzere hakkında çok sayıda şikayet bulunmasına rağmen, yetki tartışmaları ve dosya aktarma gecikmeleri yüzünden soruşturmaların aylarca ilerlemediği öğrenildi.
Hükümet-yargı gerilimi
Adalet Bakanı Gérald Darmanin, 8 Haziran sabahı tüm başsavcıları toplayarak “genel seferberlik” ilan etti. Çocuklarla ilgili yaklaşık 70 bin şikayet dosyasının 14 Temmuz’a kadar teker teker inceleneceğini duyurdu. Polis ve jandarmada birikmiş 3 milyon başvurunun da hızla taramadan geçirileceğini söyledi. Ancak Darmanin, “Ne yeni bir yasa ne de ilave kaynak bu dramı engelleyebilirdi” dedi. Bakan, “devlet hizmetlerindeki aksaklıkların kabul edilmesi gerektiğini” söylerken, yargı mensuplarını “mesleki kusurları” halinde idari yaptırımla tehdit etti.
Bu açıklama yargı ile hükümet arasında tansiyonu artırdı. Fransa Ulusal Savcılar Konferansı Başkanı Frédéric Chevallier, “her sabah bu tür faciaların yaşanmaması için kalkan” hâkim ve savcıların iktidar tarafından “kurban edildiği” açıklaması yaptı.
Fransa’da kişi başına düşen hakim sayısı, Avrupa Konseyi ülkeleri ortalamasının yaklaşık yarısı düzeyinde bulunuyor. Avrupa Adaletin Etkinliği Komisyonu’na göre Fransa, yargı sistemi için kişi başına yılda 72.53 avro harcıyor; bu rakam Almanya’da 141 avroya ulaşıyor.
Adalet bakanının görevden alınması çağrısı
Bu arada Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Meclis Grup Başkanı Mathilde Panot da 7 Haziran’da Adalet Bakanı Gérald Darmanin’in görevden ayrılması çağrısında bulundu. Panot, Lyhanna vakasında yaşananların münferit hatalarla açıklanamayacağını belirterek, sorumluluğun yargı çalışanlarından çok siyasi iktidara ait olduğunu söyledi. Macron hükümetinin yıllardır adalet sisteminin kaynaklarını yetersiz bırakmakla suçlayan Panot, “Burada söz konusu olan şey bireysel değil, öncelikle siyasi bir sorumluluktur” dedi.
Yargı Sendikası’nın verilerine göre, Fransa’da her yıl 160 bin çocuk cinsel saldırıya uğruyor. Çocuk hâkimlerinin yüzde 77’si, uygun koruma merkezi bulunamadığı için tehlike altındaki çocukları yerleştirmekten vazgeçmek zorunda kalıyor. Hakimlerin yarısı, teoride bakmaları gereken 325 dosya yerine 450 veya daha fazla dosyayı takip ediyor. Çocuğa Yönelik Ensest ve Cinsel Şiddet Bağımsız Komisyonu (Ciivise) ise 2023’te hükümete sunduğu 82 önerinin hâlâ kâğıt üzerinde kaldığını vurguladı ve “gecikmeksizin hayata geçirilmesi” çağrısını yineledi. Bütün bu uyarılar iktidar tarafından kulak ardı edildi.
Paris anaokullarında skandal
Lyhanna soruşturması öne çıkmadan Paris’te patlayan okul ve kreş skandalı da belediye seçimlerinde polemik konusu olmuştu. Paris Savcısı Laure Beccuau, 17 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, 84 anaokulu, yaklaşık 20 ilkokul ve 10 kreş hakkında cinsel şiddet soruşturması yürütüldüğünü açıklamış, “Üç adli soruşturma açıldı, beş kişi ceza mahkemesine sevk edildi” derken, bir görevlinin tutuklu yargılandığını kaydetmişti.
Paris’in yeni Belediye Başkanı Emmanuel Grégoire de (Sosyalist Parti-PS), 2026 başından bu yana 78 belediye çalışanının açığa alındığını, bunların 31’inin cinsel şiddet şüphesiyle işlem gördüğünü duyurarak tablonun “sistematik” bir karakter taşıdığını vurguladı. Grégoire, nisan ortasında okul sonrası hizmetler için 20 milyon avroluk bir eylem planını devreye soktu. Özel bir dinleme birimi kurulacağını, ailelere “tam şeffaflık” sağlanacağını ve kadrolu olmayan binlerce animatörün mesleki güvenceye kavuşturulacağını açıkladı.
Patrick Bruel skandalı
Öte yandan Fransız şov dünyasının en tanınmış isimlerinden Patrick Bruel’in 8 Haziran’da Paris adli polisince gözaltına alınması da yeni bir tartışma başlattı. Nanterre Savcılığı, “şu aşamada 13 mağdur” söz konusu olduğunu ve soruşturmanın 1991’den 2019’a uzanan “tecavüz, tecavüze teşebbüs ve cinsel saldırı” fiillerini kapsadığını duyurdu.
Bruel soruşturması, güçlülerin dokunulmazlığını ve eğlence endüstrisindeki suskunluk duvarını bir kez daha sorgulamaya açtı.
Yasa değil, sistem değişmeli
Fransa’nın dört bir yanında kadın örgütleri ve çocuk koruma kolektifleri 8 Haziran akşamı Adalet Bakanlığı ve yüzden fazla mahkeme önünde toplandı. Protestoda, “kadınlara ve çocuklara yönelik cinsel şiddete karşı bütüncül yasa” talep edildi.
Lyhanna’nın katili bilinen bir faildi. Paris okullarındaki saldırılar aylarca örtbas edildi. Bruel ise onlarca yıl sahnede kaldı. Adalet ve siyaset bu sistemi sorgulamadığı sürece kadınlar ve çocuklar şiddete maruz kalmaya devam edecek.