Ana içeriğe geç

Pink Martini rüzgarı İstanbul'da esecek: 22 Temmuz'da Harbiye Sahnesinde!

"Müzik arkeologları" olarak tanınan ve 20'den fazla dilde şarkı söyleyen dünyaca ünlü Pink Martini, Pasion Turca organizasyonuyla 22 Temmuz'da Harbiye Açıkhava'da sahne alacak. Storm Large'ın solistliğindeki gece, müzikseverlere unutulmaz bir deneyim yaşatacak.

Pink Martini rüzgarı İstanbul'da esecek: 22 Temmuz'da Harbiye Sahnesinde!
Yeniçağ
16

Yaz aylarının vazgeçilmez etkinlik mekanlarından Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu, bu kez dünya müziğinin efsanevi topluluklarından birini ağırlamaya hazırlanıyor. Kendilerini bizzat “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirerek modern bir formda sunan müzik arkeologları” sözleriyle tanımlayan ABD'li grup Pink Martini, 22 Temmuz akşamı İstanbullu hayranlarıyla kucaklaşacak. Pasion Turca'nın Türkiye'ye getirdiği bu dev organizasyonda, ekibin sevilen solisti Storm Large eşsiz sahne enerjisiyle izleyicileri büyüleyecek.

EKRANLARIN VE BEYAZPERDENİN VAZGEÇİLMEZ TINISI

Repertuvarlarında 20'yi aşkın dilde esere yer veren grup, sınırları aşan müzikal vizyonuyla dikkat çekiyor. Fransız şansonlarından 1930'ların nostaljik Küba ezgilerine, Brezilya sokak ritimlerinden antik Samuray aşk şarkılarına kadar akıl almaz bir çeşitliliği dinleyicilerine sunan topluluk, popüler kültürde de çok güçlü bir yere sahip. Küresel çapta fırtınalar koparan "La Casa De Papel"den "Desperate Housewives" ve "The West Wing"e kadar sayısız popüler dizinin müziklerinde onların eşsiz yorumuna rastlamak mümkün.

TÜRKİYE İLE ARALARINDA "AŞK" VAR

Pink Martini'nin ülkemizdeki dinleyicilerle kurduğu bağ ise oldukça özel ve eskiye dayanıyor. Türkiye'de hatırı sayılır bir sadık kitleye sahip olan müzisyenler, bu sevgiyi karşılıksız bırakmıyor. "Aşkım Bahardı" ve hepimizin ezbere bildiği "Üsküdar’a Gideriken" (Katibim) gibi aşina olduğumuz kült eserleri kendi albümlerine taşıyarak büyük bir jest yapan ekip, Türkiye sevgilerini görsel hafızalarına da kazımıştı. Grup, turneler sırasında Anadolu'da çektikleri fotoğrafları "Hang on Little Tomato" albümünün kitapçığında tüm dünyaya sunarak bu ülkeye duydukları hayranlığı belgelemişti. Ayrıca 2005 yılında Kuruçeşme Arena'nın açılış konserini gerçekleştirmeleri de bu sıcak ilişkinin önemli dönüm noktalarından biri olarak biliniyor.

MÜZİKAL BİR BELGESEL: SİVİL TOPLUMDAN KÜRESEL ŞÖHRETE

Grubun kökleri 1994 yılına, klasik piyano eğitimi almış Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale'in ABD'nin Portland şehrinde attığı adımlara dayanıyor. İlk yıllarında daha çok sivil toplum kuruluşlarına destek vermek amacıyla sahneye çıkan ve politik bir duruş sergileyen orkestra, 1995'te Lauderdale'in üniversite arkadaşı China Forbes'un da kadroya katılmasıyla bambaşka bir evrensel boyuta ulaştı. Kurucu Lauderdale, grubun felsefesini şu sözlerle özetliyor:

"Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek."

ÖDÜLLERLE DOLU BİR DİSKOGRAFİ

Kariyerleri boyunca "Get Happy", "Sympathique", "Dream A Little Dream", "Hey Eugene!", "Splendor in the Grass", "Je Dis Oui", "1969", "A Retrospective" ve "Joy to the World" gibi milyonlarca satan, altın ve platin plak ödüllü efsanevi albümlere imza attılar. Özellikle Japon müziğinin dev ismi Saori Yuki ile yaptıkları ortak çalışmalar ve "1969" albümündeki "Blue Light Yokohama" ile "Mas Que Nada" yorumları müzik otoritelerinden tam not aldı.

Cannes Film Festivali'nden Walt Disney Konser Salonu'nun açılışına kadar sayısız prestijli organizasyonda boy gösteren; Los Angeles, San Francisco ve Boston Pops gibi dünyanın en saygın senfoni orkestralarıyla aynı sahneyi paylaşan Pink Martini, 22 Temmuz'da İstanbul gecesine yıldız yağdırmaya hazırlanıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler