Ana içeriğe geç

Seküler bir yaşantıdan dini mücadeleye uzanan hikaye: Şule Yüksel Şenler

Yazıları, konferansları, giyim tarzı ve şahsına münhasır başörtü bağlama şekliyle Şule Yüksel Şenler, 1960- 70'li yıllara damgasını vurmuş bir dava kadını olarak anılır. Peki kimdir Şule Yüksel Şenler?

Seküler bir yaşantıdan dini mücadeleye uzanan hikaye: Şule Yüksel Şenler
Ensonhaber
16

Türkiye'de modern ve dönüştürücü anlamda tesettür bilincinin ve İslami kadın hareketinin öncülerinden kabul edilen Şule Yüksel Şenler, 1960'lı ve 70'li yıllarda Anadolu'yu gezerek verdiği konferanslar ve yazdığı romanlarla tanınmış; kendi tasarladığı baş bağlama tarzı ile (Şulebaş) bir döneme damgasını vurmuştur.

ŞULE YÜKSEL ŞENLER KİMDİR?

Yüksel Şenler birçok ilkin de sahibidir. Türkiye'de başı örtülü ilk gazeteci, başörtüsü ile mahkemeye çıkan ilk mahkûm ve İslami kimliği ile camilerin dışında seminer ve konferans salonları gibi kamusal alanlarda hitap eden ilk konuşmacı oldu. Ayrıca, üniversitelerde başörtüsünün ilk kez tartışma konusu olması kendisinin çalışma ve faaliyetlerinin bir sonucudur.

Aslen Kıbrıs Türkü olan ailesi, 1930'lu yılların başında Kıbrıs'tan Kayseri'ye göç etti. Şule Yüksel Şenler, 29 Mayıs 1938 tarihinde Kayseri'de doğdu. Babasının memuriyeti nedeniyle Anadolu'nun birçok şehrini dolaştı. Anne ve babasının evde balolar organize ettiği oldukça seküler bir ailede yetişti. Şenler, TRT Avaz'daki bir programda aile yapısını şöyle tanımladı: "Modern bir aile yapısı… Annem makyajlı, şapkalı, manikürlü, pedikürlü, modern bir hanım. Babam modern zihniyetli birisi; ama mazbut görüşlü bir insandır. Zamanın icabı olan her şey yerine getiriliyor; balolar, çaylar, o zaman için makbul olan eğlenceler… Bunların hepsine iştirak ediyorduk."

Altı yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul'a göç etti. Koca Ragıp Paşa İlkokuluna devam ederken ailesinin maddi durumu bozuldu. Annesinin kalp krizi geçirip rahatsızlanması üzerine Kız Eğitim Enstitüsü Ortaokulu ikinci sınıfta bırakmak zorunda kaldı. Ermeni bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Şenler'in bu deneyimi, onun ileride kendi başörtüsü modelini tasarlamasına teşvik etti. Gençliğinde çok okuyan, iyi derecede dikiş-nakış bilen, resim ve müzik gibi sanat dalları ile meşgul olan birisi oldu.

ERKEK SANILMAMAK İÇİN ADININ ÖNÜNE ŞULE İSMİNİ EKLEDİ

Asıl adı Yüksel olan Şenler, yazılarında isminin önüne Şule'yi ekleyerek erkek olmadığını vurgulamak istedi. Böylece yazı hayatında Şule Yüksel adıyla tanındı.

Yazarlık kariyerine henüz 14 yaşındayken Yelpaze dergisinde hikaye yazarak başladı. 21 yaşında gazeteciliğe adım attı ve ilk köşe yazılarını Kadın gazetesinde "Duyuşlar" adı altında kaleme aldı. Ağabeyi Özer Şenler'in Risale-i Nur okumasını tavsiye ettiği Şenler'in örtünme ve namaz kılmaya yönelimi başlamış oldu.

Necip Fazıl Kısakürek ve Nurettin Topçu gibi isimleri tanımaya başladıktan sonra İslamiyet'e ilgi ve merakı daha da arttı. Şenler, 1965'te görüntüsüyle düşüncelerinin uymamaya başladığını düşünerek tesettüre girdi. Daha sonra Mehmet Şevket Eygi'nin çıkardığı Yeni İstiklal gazetesinde yazmaya başladı. 1950'li yıllarda Kıbrıs mitinglerine katıldı ve Kıbrıs Sorunu'na karşı büyük bir hassasiyet gösterdi.

Yeni İstiklal gazetesindeki yazıları nedeniyle hakkında davalar açıldı. Türk Kadınlar Birliği'nin şikayeti üzerine hakkında laikliğe aykırılıktan suç duyurusunda bulunuldu. Şenler, başörtüsü konusunun eğitimli Müslüman kadının hayatına girmesine öncülük eden isimlerden birisi oldu

KADINLARI MODERN TESETTÜRÜYLE ETKİLEDİ

Şule hanım, Anadolu'yu dolaşarak verdiği konferanslarla tartışmaların odağı haline geldi. Kendisinden etkilenen genç kızların başlarını benzer biçimde örtmesi ile bu tartışmalar daha da alevlendi.

Şule Şenler'in örtünmesinden esinlenen kadınların sayısı artarken bu örtünme modasına "Şulebaşı" adı verildi.

1960'larda yayın hayatına başlayan Bugün gazetesinin yazar kadrosuna dahil edildi. Ağabeyi ile birlikte çıkardığı ve başyazar olduğu Seher Vakti dergisinde modern başörtüsü ve pardösü modelleri çizimleri yaptı. Bu çizim modelleri birçok kesim tarafından beğenildi ve üniversitede okuyan örtülü kızlar bu şekilde eğitim isteklerini beyan ettiler.

Şenler, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nden sonra kurulan Adalet Partisi'ne katılarak 1962'de Bakırköy Gençlik Kolları ve Edebiyat ve Kültür Kolu başkanlığı görevlerini yürüttü.[4][13] Bunun yanı sıra 1978 yılında İdealist Hanımlar Derneği başkanlığı görevinde bulundu.[14]

KİTAPLARI FİLM OLDU

Hür Söz, Yeni İstiklal, Babıalide Sabah gazetelerinde kadın sayfaları hazırladı. Bugün gazetesinde 1967'den 1971 yılına kadar köşe yazarlığı yaptı. 1980'den sonra Zaman ve Millî Gazete'de yazmaya devam etti. Huzur Sokağı adlı romanı filme alındı. Yücel Çakmaklı'nın yönettiği Birleşen Yollar adlı filmin baş rollerinde İzzet Günay ve Türkan Şoray oynadı.

Huzur Sokağı adlı romanı 2012-2014 yılları arasında aynı isimle dizi olarak atv kanalında yayınlandı ve Kutsi, Selin Demiratar ve Güven Hokna gibi isimler rol aldı.

Verdiği bir röportajda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ın evliliklerinde ara bulucu rolü üstlendiğini açıkladı.

HAPİS CEZASIYLA YARGILANDI

1967 yılında Papa VI. Paulus'un Türkiye ziyareti sırasında, o dönem müze statüsünde olan Ayasofya'da dizlerinin üstüne çöküp yüzünü Kudüs'e dönerek dua etmesi, başta Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ile Başbakan Süleyman Demirel'in aşırıya kaçan misafirperverlik örneği göstermesi ve dua ritüeline izin vermesi rahatsızlığa sebep oldu. Birçok yazar ve politikacı tarafından devlet protokolünün bu tavrı eleştirildi. Şule Yüksel ise "Ağlayın ey Müslüman kardeşlerim ağlayın" yazısı ile Papa'nın ziyareti sırasında devlet erkanının içerisinde bulunduğu vaziyeti 'aşağılık kompleksi' olarak tanımlayarak Sunay ve Demirel'i eleştirdi.

1971 yılında Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, "Sokaktaki örtülü kadın ve kızların öncüleri cezalarını çekecekler," ifadesi ile isim vermeden Şule Şenler'i hedef aldı. Bunun üzerine Şenler, Sunay'a hitaben bir mektup kaleme alarak "Cumhurbaşkanının Allah'tan ve milletten özür dilemesi gerektiğini" ifade etti. Şenler mektup yüzünden cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı ve 13 ay 10 gün hapis cezası aldı.[üçüncül kaynak gerekli]

Dört yıl boyunca Bugün gazetesinde sürdürdüğü yazarlığı sona ererken, Cevdet Sunay iki ay sonra af çıkararak Şenler'in özür dilemesini talep etti. Fakat Şenler, af kararnamesini reddettiğini açıkladı ve Bursa Cezaevinde cezasını sonuna kadar çekmeyi tercih etti.

Cezaevinden çıktıktan sonra Müslüman olduktan sonra Maria[20] olan adını Cemile olarak değiştiren Alman asıllı Cemile Alkonavi ile Türkiye'nin dört bir yanını gezerek konferanslar verdi.

ÖZEL HAYATI VE ÖLÜMÜ

22 Ekim 1970'te ilahiyat mezunu ve aynı zamanda tiyatrocu olan Abdullah Kars ile evlendi. Fakat eşinin kendisine sürekli şiddet uygulamasından dolayı 1975 yılında boşandı.

Şule Yüksel Şenler ilerlemiş yaşına ve rahatsızlığına rağmen ara ara gazete ve dergilerde çeşitli yazılar kaleme alarak yayın alanındaki faaliyetlerini sürdürmeye çalıştı.

28 Ağustos 2019 tarihinde İstanbul Bağcılar'da tedavi gördüğü Medipol Mega Üniversite Hastanesinde zatürreye bağlı septik şok nedeniyle 81 yaşında vefat etti.

29 Ağustos'ta Eyüp Sultan Camii'nde kılınan cenaze namazının ardından Mihrişah Valide Sultan Külliyesi haziresine defnedildi.

HATIRALARI

2020 yılında Eyüpsultan merkezli Şule Yüksel Şenler Vakfı kuruldu.

Eylül 2023'te Emine Erdoğan ve Tevfik Göksu'nun katılımı ile Esenler'de kadınların çeşitli eğitim ve faaliyetlerde bulunabileceği "Şule Yüksel Şenler Hanımlar Konağı" açıldı. Ayrıca, Balıkesir'in Karesi ve İstanbul'un Pendik ilçesindeki iki imam hatip lisesine adı verildi.

ESERLERİ

Şenler, Şule Yüksel (1970). Bir Bilinçli (!) Öğretmene. İstanbul: Seher Yayınları. s. 235.

Şenler, Şule Yüksel (1974). Sağ El. Ankara: Nur Yayınları. s. 95.

Şenler, Şule Yüksel (1975). Duyuşlar. Ankara: Nur Yayınları. s. 260.

Şenler, Şule Yüksel (1978). Her Şey İslam için. İstanbul: Nur Yayınevi. s. 260.

Şenler, Şule Yüksel (1986). Yılanla Tilki. Ankara: Nur Yayınları. s. 104.

Şenler, Şule Yüksel (1991). Kız ve Çiçek. Timaş Yayınları. s. 248. ISBN 9789757544876.

Şenler, Şule Yüksel (1994). Uygarlığın Gözyaşları. Timaş Yayınları. s. 264. ISBN 9789757544814.

Şenler, Şule Yüksel (1996). İslam'da ve Günümüzde Kadın. Ankara: Nur Yayınları. s. 260.

Şenler, Şule Yüksel (1996). Huzur Sokağı. Timaş Yayınları. s. 544. ISBN 9789757544425.

Şenler, Şule Yüksel (1996). Gençliğin Izdırabı. Timaş Yayınları. s. 192. ISBN 9789753620215.

Şenler, Şule Yüksel (2016). Bize Ne oldu. Timaş Yayınları. s. 139. ISBN 9789753620741.

Şenler, Şule Yüksel (2017). Kadın ve Evlilik. Timaş Yayınları. s. 208. ISBN 9786050824568.

Şenler, Şule Yüksel (2017). Hidayet. Timaş Yayınları. s. 160. ISBN 9786050825176.

Kaynağa Git

İlgili Haberler