Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Jeopolitik ve Güvenlik Çalışmaları Merkezi (GSSC) iş birliğinde 'Baltık'tan Akdeniz'e: NATO'nun Stratejik Kanatlarını Birleştirmek' başlıklı panel düzenledi.
Ankara'da 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, NATO üye ülkelerin başkentlerinde NATO konulu programlara devam ediyor.
Söz konusu ülkelerdeki düşünce kuruluşlarının ortak çalışmasıyla Madrid, Paris, Londra, Varşova, Washington, Roma, Brüksel, Helsinki, Berlin, Lahey ve Sofya'da düzenlenen program serisinin 11. ayağı 1 Temmuz'da GSSC iş birliğinde Litvanya'nın başkenti Vilnius'ta yapıldı.
İletişim Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, programın ilk bölümünde, "From the Baltic to the Mediterranean: Connecting NATO's Strategic Flanks" başlıklı panel düzenlendi.
GSSC Direktör Yardımcısı Vytautas Leskevicius'un moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Litvanya Cumhurbaşkanı Ulusal Güvenlik Başdanışmanı Deividas Matulionis, Litvanya Dışişleri Bakan Yardımcısı Audra Plepyte, Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci ile Sakarya Üniversitesi Orta Doğu Enstitüsü Öğretim Üyesi ve SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Caner değerlendirmelerde bulundu.
Panelde, NATO'nun değişen küresel güvenlik ortamında karşı karşıya bulunduğu güncel sınamalar, İttifakın benimsediği 360 derece güvenlik yaklaşımı, Baltık ve Akdeniz bölgelerinin Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisindeki stratejik önemi ile bu iki güvenlik kuşağı arasındaki bağlantısallık kapsamlı şekilde ele alındı.
Ayrıca, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa güvenliğine etkileri, Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin küresel güvenlik ve enerji arzı üzerindeki yansımaları, hibrit tehditler, siber güvenlik, savunma sanayisinde yaşanan dönüşüm ile NATO'nun caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler de yapıldı.
Türkiye'nin Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisindeki stratejik konumu, NATO bünyesinde üstlendiği askeri ve sivil sorumluluklar ile bölgesel krizlerin yönetiminde oynadığı yapıcı rolün vurgulandığı panelde, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin beklentiler ve İttifakın geleceğine yönelik öngörüler de katılımcılarla paylaşıldı.
- 'TÜRKİYE, GÜVENLİK MİMARİSİNİN TEMEL AKTÖRLERİNDEN BİRİ'
Panelin moderatörlüğünü yapan GSSC Direktör Yardımcısı Leskevicius, NATO'nun son yıllarda değişen güvenlik ortamına uyum sağlama sürecine dikkati çekerek Baltık ve Akdeniz güvenlik bölgelerinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
Leskevicius, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde düzenlenen panelin, müttefik ülkeler arasında stratejik diyaloğun güçlendirilmesine katkı sunacağına işaret ederek, panelin NATO'nun geleceğine ilişkin ortak perspektif geliştirilmesi açısından önemli bir platform oluşturduğunun altını çizdi.
Cumhurbaşkanlığı Dış Politika ve Güvenlik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kireçci de uluslararası güvenlik ortamının Soğuk Savaş sonrasında önemli ölçüde değiştiğini belirterek Rusya'nın yeniden güç projeksiyonu, Çin'in yükselişi ve Orta Doğu'da devam eden istikrarsızlıkların NATO'nun güvenlik gündemini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
Türkiye'nin Avrupa, Karadeniz, Kafkasya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasındaki stratejik konumuna vurgu yapan Kireçci, Türkiye'nin askeri kapasitesi, savunma sanayisindeki gelişmeleri, terörle mücadeledeki tecrübesi ve bölgesel krizlerin yönetimine sunduğu katkılarla Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin temel aktörlerinden biri olduğunu kaydetti.
Kireçci ayrıca hibrit tehditler, dezenformasyon ve yeni nesil savaş teknolojileri karşısında müttefiklerin ortak tehdit algısı geliştirmesi ve stratejik dayanışmasını güçlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.
- 'TÜRKİYE'NİN GÜÇLÜ ASKERİ KAPASİTESİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'
Sakarya Üniversitesi Orta Doğu Enstitüsü Öğretim Üyesi ve SETA Dış Politika Araştırmacısı Dr. Öğr. Üyesi Caner ise güvenlik tehditlerinin coğrafi sınırlar içerisinde değerlendirilemeyeceğini belirterek Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin enerji güvenliği, deniz ticaret yolları ve küresel ekonomi üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğuna işaret etti.
NATO'nun Baltık ve Akdeniz güvenliğini bütüncül bir yaklaşımla ele almasının önemine dikkati çeken Caner, Türkiye'nin bölgesel krizlerde gerilimi azaltmaya, diplomatik çözümleri desteklemeye ve istikrarı güçlendirmeye yönelik yaklaşımının NATO'nun güvenliğine önemli katkılar sunduğunu vurguladı.
Litvanya Cumhurbaşkanının Ulusal Güvenlik Başdanışmanı Matulionis de Türkiye'nin NATO içerisinde stratejik öneme sahip ve güvenilir bir müttefik olduğunu belirterek, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin İttifakın birlik ve dayanışmasını güçlendirecek önemli kararların alınacağı kritik bir platform olacağını ifade etti.
Matulionis, Rusya kaynaklı tehditler, terörizm ve hibrit tehditlerin NATO'nun ortak güvenlik anlayışı çerçevesinde ele alınmasının önemli olduğunu kaydederek, savunma harcamalarının artırılması ve caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesinin Zirve'nin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alacağını aktardı.
Litvanya Dışişleri Bakan Yardımcısı Plepyte ise NATO'nun 360 derece güvenlik yaklaşımının yalnızca karar alıcılar arasında değil, toplumların tüm kesimlerinde benimsenmesi gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin güçlü askeri kapasitesi, gelişen savunma sanayisi ve bölgesel krizlerde üstlendiği yapıcı rolün NATO açısından büyük önem taşıdığına işaret eden Plepyte, Ankara Zirvesi'nin savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, savunma sanayisinde iş birliğinin artırılması ve müttefikler arasındaki dayanışmanın pekiştirilmesi bakımından önemli sonuçlar doğuracağına olan inancını ifade etti.
- NATO ZİRVESİ'NİN GÜNDEMİ PAYLAŞILDI
Programın ikinci bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Vilnius Büyükelçiliğinde gazeteci ve basın mensuplarıyla bir basın toplantısı yapıldı.
Toplantıda, Ankara'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin gündemi, Türkiye'nin NATO içerisindeki stratejik rolü, Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisine sunduğu katkılar ile güncel bölgesel ve küresel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler paylaşıldı.
Basın mensuplarının sorularının cevaplandırıldığı toplantıda, uluslararası güvenlik ortamında değişen tehdit algıları, NATO'nun karşı karşıya bulunduğu güncel güvenlik sınamaları, Orta Doğu'da devam eden gelişmeler, bölgesel istikrarın korunmasına yönelik diplomatik çabalar, Türkiye'nin çevresindeki güvenlik risklerine yaklaşımı ve Avrupa-Atlantik güvenliğine sunduğu katkılar kapsamlı şekilde ele alındı.
Türkiye'nin uluslararası hukuk temelinde bölgesel barış ve istikrarın tesisine yönelik yaklaşımı ile Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne ilişkin beklentiler de basın mensuplarıyla paylaşıldı.
Etkinlik, Litvanya'daki diplomatik misyon temsilcileri, kamu kurumları, akademi, düşünce kuruluşları, güvenlik ve dış politika çevreleri ile uluslararası basın mensuplarını bir araya getirerek, Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Türkiye'nin önceliklerinin uluslararası kamuoyuna aktarılmasına katkı sağladı.