Fenerbahçe Kadın Voleyol Takımı, geçen sezon şampiyonluğu finalde VakıfBank'a kaptırmıştı.
Sarı lacivertliler, yeni sezon öncesi de yaptıkları transferlerle dikkat çekerken, hiç beklenmedik bir açıklama geldi.
Fenerbahçe Kadın Voleybol Takımı Başantrenörü Marcello Abbondanza, ayrılık ateşini yaktı, evini bile taşıdığı ortaya çıktı.

İtalyan hoca, OA Sport'a yaptığı açıklamada ailesiyle birlikte 1 ay önce İtalya'ya taşındığını söyledi.
"ÇÜNKÜ KULÜP BAŞKANI DEĞİŞTİ"
Abbondanza şu ifadeleri kullandı:
"Ailemle yaklaşık bir ay önce yeniden İtalya'ya taşındık. Çocuklar orada okula gidiyor. Bu yüzden artık merkezimizi İtalya olarak belirlemeye karar verdik. İtalya'yı özlüyorum, bazı konularda gerçekten çok özlüyorum. Hayat açısından özlüyorum ama iş açısından durumun ne olduğunu bilmiyorum. Ben ilgi çekici bir proje bulmak, beni heyecanlandıracak bir oluşumun parçası olmak istiyorum.
Sorun şu ki artık dünyada da İtalya'da da kulüplerin büyük çoğunluğu gelişime yönelik bir proje ortaya koymuyor, böyle bir vizyon sunmuyor. Oysa örneğin Bulgaristan'ın ya da başka bazı ülkelerin bana sunduğu türden projeleri bulmak artık gerçekten çok zor. Şu anda ise İtalya'da bu tür fırsatlar muhtemelen daha da az.
Önümüzdeki sezon Türkiye'de miyim? Bilmiyorum. Kulübümle görüşmelerim devam ediyor. Henüz ne yapacağıma karar vermedim. Şu anda bazı dengeler yeniden değişiyor çünkü bir kez daha kulüp başkanı değişti.
Sorunlar çıkabilir. Çünkü kulüplerin yaptığı her şey her zaman sana bağlı olmuyor. Bilirsin, 30'lu yaşlardan sonra insanlar seni biraz daha zor biri olarak görmeye başlıyor. Belki ben zaten hep öyleydim ama bir noktadan sonra sen de hangi ortamlarda bulunmak istediğine kendin karar veriyorsun.
İnsanların çoğu şu gerçeği göz ardı ediyor; bir antrenör de bulunduğu yerde mutlu olmayabilir ve ayrılmak isteyebilir. Eğer ortak hedefler konusunda aynı noktada buluşamıyorsak, benim orada oturmaya devam etmeme gerek yok.
Ya da göreve gelen kişiler benim felsefemle ve çalışma anlayışımla aynı çizgide değilse, bunda da hiçbir sorun yok. Otururuz, konuşuruz ve bir anlaşmaya varırız. Ama ben salonda olduğum sürece kararları ben veririm. Eğer farklı şekilde yönetmek istiyorsanız, buna da hiçbir itirazım yok.
Yarın bana Japonya’dan ya da Asya’daki başka bir yerden teklif gelse hiç düşünmeden giderim. Dünyada bu işi yapabileceğin gerçekten çok güzel ve cazip birçok yer var.”