Zonguldak’ta görülen boşanma davasında genç kadın hem nafaka hem de tazminat talebinde bulundu. Ancak ortaya çıkan detaylar neticesinde Yargıtay kadını “Ağır kusurlu” buldu ve talepler reddedildi.
ARABASINA ORTAM DİNLEME CİHAZI KOYDU
Dava dosyasında yer alan bilgilere göre 2021 yılında evlenen çiftin arasında bir süre sonra anlaşmazlıklar yaşanmaya başlandı. Davacı koca çocuk sahibi olmak için 3 kez tüp bebek tedavisi denediklerini ancak sonuç alamadıklarını bu durumun ise eşinin psikolojisini bozduğunu iddia etti. Karısının sürekli hocalarla, büyü ve muska işleriyle uğraşmaya başladığını belirten koca, bununla da kalmayıp aşırı kıskançlık krizleriyle arabasına gizlice ortam dinleme cihazı yerleştirdiğini belirterek boşanma davası açtı.
“EVLİ BİR KADINLA ALDATTI”
İddiaları reddeden davalı kadın ise karşı dava açtı. Eşinin kendisini evli bir kadınla aldattığını, bu kadına TOKİ'den krediyle ev aldığını ve telefon kayıtlarının incelenmesi halinde sadakatsizliğin ortaya çıkacağını öne sürdü. Ayrıca kocasının kendisine ruhsatsız tabanca doğrultarak evden attığını iddia eden kadın, 100 bin TL maddi, 100 bin TL manevi tazminat ve nafaka talebinde bulundu.
İDDİALAR İSPATLANAMADI
Dosyayı inceleyen yerel mahkeme, kadının iddia ettiği "silahla tehdit ve aldatma" vakalarının yeterli delille ispatlanamadığına hükmetti. Buna karşılık, kadının kocasının aracına gizlice dinleme cihazı yerleştirmesini ve büyü, muska işleriyle uğraşmasını "katlanılamaz seviyede bir psikolojik şiddet" olarak kabul etti.
Yargılama sürecinde kocanın da eşi ve eviyle yeterince ilgilenmediği tespit edilerek "hafif kusurlu" olduğu kayıtlara geçti. Sonuç olarak mahkeme, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadını ağır kusurlu, erkeği ise hafif kusurlu bularak her iki tarafın da boşanmasına karar verdi.
Ağır kusurlu sayıldığı için tazminat ve nafaka talepleri reddedilen kadın eş, kararı istinaf mahkemesine ve ardından Yargıtay'a taşıdı. Kadın vekili, kocanın telefon trafiğinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve sadakatsizliğin ispatlandığını savundu. Ancak dosyayı son olarak inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin kararlarını hukuka tamamen uygun buldu.
Gizlice dinleme cihazı kullanmanın ve büyü işleriyle uğraşmanın evlilik birliğini temelinden sarsan ağır bir kusur olduğunu teyit eden yüksek mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararını oy birliğiyle onadı. Bu kararla birlikte, eşini gizlice dinleyen kadın hem tazminat haklarından mahrum kaldı hem de boşanmanın baş sorumlusu sayıldı.