Ana içeriğe geç

BM Kadın Birimi: Göç artık kadınların hikâyesini de anlatıyor

BM Kadın Birimi'nin raporuna göre Avrupa ve Orta Asya'da göçmenlerin yüzde 54'ünü artık kadınlar oluşturuyor.

BM Kadın Birimi: Göç artık kadınların hikâyesini de anlatıyor
Euronews Türkçe
16

BM Kadın Birimi (UN Women) tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, Avrupa ve Orta Asya'da göç olgusunu giderek daha fazla kadınlar şekillendiriyor. Rapora göre kadınlar artık tüm göçmenlerin yüzde 54'ünü oluşturuyor.

Bugün Avrupa ve Orta Asya doğumlu 13 milyondan fazla kadın yurt dışında yaşarken, bölge dünyanın dört bir yanından gelen 9,5 milyondan fazla göçmen kadına ev sahipliği yapıyor. BM Kadın Birimi'nin "Avrupa ve Orta Asya'da Hareket Halindeki Kadınlar: Karma Göç Dinamikleri, Yapısal Kısıtlar ve Göç Yollarının Karşılaştırmalı Analizi" başlıklı raporu, kadınların artık aile bireylerine eşlik etmek yerine eğitim, insana yakışır iş, güvenlik ve ekonomik fırsatlar arayışıyla bağımsız olarak göç ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, bölgedeki göç dinamiklerinde temel bir dönüşüme işaret ediyor.

Bu değişen göç eğilimleri; Ukrayna'daki topyekun savaş, Güney Kafkasya'daki jeopolitik değişimler, Batı Balkanlar'da çatışma sonrası çözülemeyen sorunlar ve sel, kuraklık, depremler, su kıtlığı ile aşırı sıcaklar gibi giderek şiddetlenen iklim baskılarının yaşandığı bir dönemde ortaya çıkıyor.

BM Kadın Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Belen Sanz Luque, "Göç uzun yıllar boyunca cinsiyetten bağımsız bir olgu olarak görüldü. Ancak bu rapor farklı bir tablo ortaya koyuyor. Avrupa ve Orta Asya genelinde kadınlar artık öğrenci, çalışan, bakım veren, girişimci, mülteci ve toplum lideri olarak göçü şekillendiriyor. Kimi zaman göç, çatışma, şiddet ya da afetten kaçış anlamına geliyor; kimi zaman ise eğitime, insana yakışır işe ve fırsatlara uzanan bir yolculuk oluyor. Sebebi ne olursa olsun kadınlar güvenli, hak temelli ve kendi gerçekliklerine duyarlı göç yollarını hak ediyor. Göçün bir kadın yüzü var. Artık bunu görmenin zamanı geldi," ifadelerini kullandı.

Rapora göre göç yeni fırsatlar yaratsa da kadınlar hâlâ haklarını, ekonomik güvenliklerini ve korunmalarını sınırlayan yapısal eşitsizliklerle karşı karşıya kalıyor.

Göç nedeni: Eğitim ve istihdam

Kadınlar giderek daha fazla eğitim ve istihdam amacıyla göç ediyor. Batı Balkanlar ve Türkiye'den yurt dışında eğitim gören öğrencilerin yarısından fazlasını kadınlar oluşturuyor ve bunların önemli bir bölümü kariyerlerini yurt dışında sürdürüyor. Ancak yüksek eğitimli göçmen kadınlar, niteliklerine uygun iş bulmakta sık sık zorlanıyor. Kuzey Makedonya'dan gelen göçmen kadınların yaklaşık yüzde 45'i, Arnavutluk'tan gelenlerin yüzde 50'si ve Kosova'dan gelenlerin yüzde 55'i sahip oldukları eğitim düzeyinin altında işlerde çalışıyor.

Göçmen kadınlar hâlâ düşük ücretli ve güvencesiz işlerde yoğunlaşıyor. Avrupa'da yaşlanan nüfus, ev içi hizmetler, uzun süreli bakım, konaklama ve perakende sektörlerinde göçmen kadınlara olan talebi artırıyor. Kırgızistan ve Tacikistan'dan gelen göçmen kadınların sırasıyla yüzde 30 ila 50'si bu sektörlerde çalışıyor. Bu alanlarda istihdam çoğu zaman kayıt dışı, düşük ücretli ve yetersiz koruma sağladığı için sömürü, güvensiz çalışma koşulları ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riskini artırıyor. Türkiye'de kadınlar göçmen nüfusun önemli bir bölümünü oluşturmasına rağmen, verilen çalışma izinlerinin yalnızca yüzde 27,2'si kadınlara ait.

Çatışmalar bölgedeki göçü şekillendirmeye devam ediyor. 2022-2024 yılları arasında Avrupa Birliği'ne ulaşan Moldova Cumhuriyeti vatandaşlarının yüzde 61'ini, Ukrayna vatandaşlarının ise yüzde 56'sını kadınlar oluşturdu. Ukrayna içinde ise ülke içinde yerinden edilmiş hanelerin yaklaşık yüzde 60'ının reisi kadınlardan oluşuyor. Bu durum savaşın kadınların yaşamı ve geçim kaynakları üzerindeki orantısız etkisini yansıtıyor.

Görünmeyen kriz: İnsan ticareti

İnsan ticareti ise görünmeyen bir kriz olmaya devam ediyor. 2022 yılında tespit edilen insan ticareti mağdurlarının Arnavutluk'ta yüzde 74'ünü, Kosova'da yüzde 93'ünü ve Karadağ'da yüzde 81'ini kadınlar ve kız çocukları oluşturdu. Roman kadınlar ve kız çocukları da dahil olmak üzere dezavantajlı topluluklardan gelen kadınlar daha yüksek risk altında bulunurken, koruma, adalet ve uzun vadeli destek hizmetlerine erişimleri çoğu zaman sınırlı kalıyor. Güney Kafkasya'da 2023 yılında en az 112 kadın insan ticareti mağduru olarak tespit edildi. Türkiye'de ise 2019-2023 yılları arasında belirlenen insan ticareti mağdurlarının yüzde 82'sini kadınlar ve kız çocukları oluşturdu; bunların 266'sı kız çocuğuydu. Türkiye'deki vakaların yarısından fazlası cinsel sömürü, geri kalanı ise ağırlıklı olarak emek sömürüsüyle bağlantılıydı.

İklim değişikliği de kadın göçünün giderek büyüyen nedenlerinden biri hâline geliyor. Avrupa ve Orta Asya genelinde kuraklık, seller, çevresel bozulma ve aşırı sıcaklar giderek daha fazla topluluğun yerinden olmasına yol açıyor. 2050 yılına kadar yalnızca Orta Asya'da iklim kaynaklı afetler nedeniyle 2,4 milyona kadar insanın yerinden edilmesi bekleniyor.

Rapor, hükümetler ve ortak kuruluşlara; güvenli ve düzenli göç yollarının genişletilmesi, göçmen kadınların çalışma haklarının korunması, diplomaların ve mesleki yeterliliklerin daha etkin biçimde tanınması, toplumsal cinsiyete duyarlı sosyal koruma sistemlerine yatırım yapılması ve göçmen ile mülteci kadınların yaşamlarını etkileyen karar alma süreçlerine tam katılımının sağlanması yoluyla toplumsal cinsiyete duyarlı göç yönetiminin güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler