ABD ile İran arasında yürütülen müzakere sürecinde, Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik ve ABD ordusuna ait Apache tipi helikopterin düşürülmesiyle ilişkilerde yeni bir aşamaya geçildi.
"EN İYİ KONUŞTUĞUMUZ DİLE GEÇECEĞİZ"
Trump’ın "ABD bu saldırıya karşılık vermek zorundadır" ifadesine yanıt veren İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, diplomatik seçeneklerin yanı sıra askeri güce de hazır olduklarını belirtti. Karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiğini savunan Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Biz diplomasi dilini tercih ederiz, ancak diğer dilleri çok daha akıcı konuşuruz. Verdiğiniz sözleri tutmazsanız biz de en iyi konuştuğumuz dile geçeceğiz. Eyerlediğiniz ata binersiniz"

DIŞİŞLERİ BAKANI ARAKÇİ BÖLGEDEKİ YABANCI ASKERİ UNSURLARI UYARDI
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de bölgede konuşlu bulunan yabancı askeri güçlerin güvenliğine ilişkin bir uyarı mesajı yayımladı. Yabancı askeri unsurların bölgeden ayrılması gerektiğini ifade eden Arakçi, olası operasyonel risklere dikkat çekerek değerlendirmesinde bulundu:
"Topraklarımızın yakınındaki yabancı güçler, kendi insan hataları, basit kazalar ya da muhtemel çapraz ateşin arasında kalma riski nedeniyle sürekli bir tehlike altında bulunmaktadır. Bu riski azaltmanın en iyi yolu bölgeden ayrılmalarıdır"

HÜRMÜZ BOĞAZI'NIN HUKUKİ STATÜSÜ VE SINIR GÜVENLİĞİ VURGUSU
Hürmüz Boğazı'nın coğrafi konumuna ve egemenlik sınırlarına değinen Arakçi, sınır ihlallerine karşı ulusal silahlı kuvvetlerin teyakkuz halinde olduğunu kaydederek şu ifadeleri kullandı:
"Hürmüz Boğazı uluslararası sular değildir; İran ile Umman arasında ve ABD'den binlerce mil uzakta bulunmaktadır. Deniz sınırları apaçık ortadadır. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz İran hava sahası, kara ve deniz sınırlarına yönelik ihlallere karşı her daim tetiktedir"