ABD'de UFO veya yeni adıyla "tanımlanamayan hava olayları" (UAP) konusunda ortaya attığı şaşırtıcı iddialarla en çok ses getiren isimlerden biri olan eski istihbarat görevlisi David Grusch, Amerikan hükümetinin onlarca yıldır gerçekleri gizlediğini bir kez daha öne sürerek Beyaz Saray'a çağrıda bulundu.
ABD Kongresi binası önünde konuşan Grusch, kamuoyunun incelemesi gerektiğini söylediği gizliliği kaldırılmış bir Avustralya istihbarat raporuna dikkat çekti. Grusch'a göre söz konusu belge, ABD'li yetkililerin bazı UFO'ların dünya dışı araçlar olabileceğine inandığını ve bunların itki sistemlerini gizlice araştırdığını ortaya koyuyor.
Grusch, "İnsanların özellikle raporun 7. ve 16. sayfaları arasını okumasını tavsiye ediyorum. Orada Avustralya hükümetinin nükleer şube başkanı, CIA'in 1970'lerdeki örtbas faaliyetlerinden söz ediyor" dedi.
Tartışmaların merkezindeki Avustralya raporu
1971 tarihli Avustralya istihbarat değerlendirmesi, ülkenin Ortak İstihbarat Teşkilatı'nda nükleer şube başkanı olarak görev yapan O.H. Turner tarafından hazırlanmıştı.
Rapora göre 1948 ile 1952 yılları arasında roket teknolojisi, nükleer bilim ve istihbarat alanlarında uzman kişilerden oluşan bir hükümet birimi UFO raporlarını inceleyerek, bazı kişilerin "gezegenler arası uzay araçları" olarak değerlendirdiği cisimlerin tasarımı ve itki sistemleri hakkında bilgi toplamaya çalıştı.
Belgede bu kurumun "neredeyse kesin olarak CIA" olduğu öne sürülüyor.
Raporda ayrıca bazı Amerikan istihbarat yetkililerinin UFO'ların Sovyet teknolojisi olmadığına, aksine dünya dışı kökenli olabileceğine inandığı iddia ediliyor.
Grusch'ın iddiaları neler?
ABD Hava Kuvvetleri'nde 14 yıl görev yapan Grusch, daha sonra Pentagon için keşif ve casus uyduları geliştiren ve işleten kurum olan Ulusal Keşif Ofisi'nde (NRO) istihbarat görevlisi olarak çalıştı.
2019-2021 yılları arasında Pentagon'un UAP Görev Gücü'nde NRO temsilcisi olarak görev yapan Grusch, daha sonra ifşacı oldu. Grusch, bazı devlet kurumlarının UFO ve dünya dışı yaşamla ilgili konularda Kongre denetimini engellediğini öne sürüyor.
2023 yılında Kongre'de ifade veren Grusch, ABD hükümeti içinde onlarca yıldır gizlice yürütülen UFO enkazı toplama ve tersine mühendislik programları bulunduğunu iddia etmişti. Ancak bu iddiaları destekleyen kamuya açık ve doğrulanmış fiziksel kanıtlar ortaya konmuş değil.
İlk UFO araştırmaları nasıl başladı?
Avustralya raporu, ABD'nin UFO araştırmalarına ilgisinin 1947 yılında başladığını öne sürüyor. Buna göre Ohio eyaletindeki Hava Teknik İstihbarat Merkezi, ilk "uçan daire" ihbarlarını incelemeye başladı.
Başlangıçta yetkililer bu cisimlerin gelişmiş Sovyet teknolojisi olabileceğinden şüpheleniyordu. Ancak rapora göre, 1947'nin sonlarına doğru ABD Hava Kuvvetleri'nin ilk resmi UFO araştırma programı olan "Project Sign" bünyesindeki bazı araştırmacılar, cisimlerin dünya dışı kökenli olabileceği ihtimaline yöneldi.
Araştırmacıların hazırladığı değerlendirme 1948'de Pentagon'a sunuldu. Ancak üst düzey yetkililer yeterli kanıt bulunmadığı gerekçesiyle dünya dışı köken açıklamasını reddetti.
Örtbas iddiası
Rapora göre 1949'da Project Sign'ın yerini alan Project Grudge, UFO raporlarını itibarsızlaştırmayı ve kamuoyunun konuya olan ilgisini azaltmayı amaçlıyordu.
Turner, Hava Kuvvetleri'nin bu yaklaşımının arkasında halk paniği yaratma korkusu veya açıklanamayan olaylar karşısında yaşanabilecek kurumsal itibar kaygısının bulunabileceğini öne sürmüştü.
Buna karşın rapor, roket, nükleer ve istihbarat uzmanlarından oluşan başka bir kurumun UFO raporlarını incelemeye devam ettiğini ve amacının bu araçların tasarım ve itki sistemleri hakkında bilgi toplamak olduğunu iddia ediyor.
Washington üzerindeki gizemli olaylar
1952 yılında artan UFO ihbarları üzerine ABD Hava Kuvvetleri, "Mavi Kitap Projesi" programını başlattı.
Aynı yıl Washington semalarında yaşanan ve radar kayıtlarıyla da gündeme gelen ünlü UFO olayları büyük yankı uyandırmıştı. Rapora göre bazı istihbarat görevlileri bu cisimlerin dünya dışı araçlar olabileceği sonucuna vardı ve daha önce gizli tutulan 41 vaka kamuoyuna açıklandı.
Ancak CIA'in konuya farklı yaklaştığı belirtiliyor. Raporda, CIA'in asıl endişesinin UFO'ların kökeninden ziyade, artan ihbarların askeri iletişim ağlarını meşgul ederek Sovyet tehditlerinin izlenmesini zorlaştırması olduğu ifade ediliyor.
Bu belge kanıt niteliğinde mi?
Rapor ve Grusch'un açıklamaları son dönemde UFO tartışmalarını yeniden alevlendirmiş olsa da, belgede yer alan iddiaların önemli bir kısmı tarihsel değerlendirmeler ve yorumlardan oluşuyor.
Belge, bazı istihbarat görevlilerinin belirli UFO olaylarını dünya dışı kökenli olarak değerlendirdiğini öne sürse de, UFO'ların uzaylı araçları olduğunu doğrulayan kanıtlar sunmuyor. ABD hükümeti de bugüne kadar UFO'ların dünya dışı yaşamla bağlantılı olduğunu gösteren doğrulanmış bir kanıt açıklamış değil.
Bununla birlikte söz konusu rapor, Soğuk Savaş döneminde hem ABD hem de müttefik ülkelerin UFO fenomenini ciddiye aldığını ve bazı yetkililerin bu olayların kökeni konusunda kamuoyuna yansıyan açıklamalardan daha farklı değerlendirmeler yapmış olabileceğini göstermesi açısından dikkat çekici.
Öte yandan, Grusch daha önce de Kongre'de bu tür ifadeler vermiş ve ABD hükümetinin bazı UFO bulgularını örtbas ettiğini öne sürmüştü. Pentagon'un Tüm Alanlardaki Anormallik Çözüm Ofisi (AARO), Grusch'un 2023'teki ifadesinin ardından 2024'te bir inceleme gerçekleştirmiş, ancak kurtarılan uzaylılara veya teknolojiye dair hiçbir kanıt bulamadığını açıklamıştı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance gibi bazı siyasi figürler ise iddialara konu olan bu "uzaylıların" dünya dışı varlıklar yerine ruhani varlıklar veya şeytanlar olabileceğini öne sürerek ilgiyi üzerlerinde toplamıştı.