İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Ahbap Derneğiyle bağlantılı mali işlemlere ilişkin yürüttüğü soruşturmalar çerçevesinde gözaltına alınan Haluk Levent’in emniyette verdiği iki ifadenin detayları ortaya çıktı.
“Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “suç örgütü kurma, yönetme veya üye olma” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamaları yöneltilen Levent, isnatları reddetti. Ancak derneğin mali yönetimi, banka hesapları, borsa işlemleri, çek ve senetler ile 80 milyon liralık para hareketine ilişkin dikkat çekici kabullerde bulundu.
“AHBAP'A 2023 YILINDA 4,3 MİLYAR LİRA BAĞIŞ GELDİ”
Haluk Levent, 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneğine 2023 yılında yaklaşık 4 milyar 300 milyon lira bağış geldiğini söyledi.
Bu paranın yaklaşık 4 milyar lirasının aynı yıl içerisinde harcandığını söyleyen Levent, bağışların neredeyse tamamının iki yıl içinde deprem bölgesindeki faaliyetlerde kullanıldığını öne sürdü.
Levent, yardım faaliyetlerine ilişkin faturaların ve teslim belgelerinin ilgili kamu kurumlarında bulunduğunu belirtirken, soruşturmaya konu olan mali sorunların 2026 yılında başladığını iddia etti.
“BORSAYA ZAAFIM VAR”
İfadesinde borsa işlemlerine yer ayıran Levent, borsada işlem yapmasını “zaaf” olarak nitelendirdi. Deprem döneminin kendisine getirdiği ekonomik maliyetler nedeniyle daha fazla borsa işlemi yaptığını ve daha büyük riskler aldığını söyleyen Levent, bu süreçte yüksek miktarda borçlandığını kabul etti.
Levent, “Depremin ilk iki yılının bana getirdiği ekonomik maliyetler benim daha çok borsada işlem yapmama ve daha çok risk almama sebep oldu. Bu paraları hep borçlandım” ifadelerini kullandı.
Ahbap Derneğinin parasını borsada kullandığı iddiasını reddeden Levent’in, kendi adına banka hesabı kullanmadığını ve başka kişiler adına kayıtlı hesapları yönettiğini açıklaması ise soruşturmadaki şüpheli para hareketlerini gündeme getirdi.
“KENDİMİ, ETRAFIMI VE İŞLERİMİ MAALESEF DOĞRU DÜRÜST YÖNETEMEDİM”
Haluk Levent, derneğin mali işleyişi ve kendi işlemleri hakkında dikkat çeken bir özeleştiride bulundu.
“Kendimi, etrafımı ve işlerimi maalesef doğru dürüst yönetemedim” diyen Levent, Ahbap Derneğinde 2026 yılına ilişkin eksiklikler ve usulsüz görünen işlemler bulunduğunu kabul etti.
Levent, söz konusu işlemleri yıl sonuna kadar dernek kayıtlarına geçirerek düzeltmeyi planladığını, ancak operasyon nedeniyle buna fırsat bulamadığını ileri sürdü.
Ahbap İktisadi İşletmesine ait çek karnesini kullanma yetkisinin kendisinde olduğunu söyleyen Levent, dernek bağlantılı çek ve senetleri şahsi işlemlerinde teminat olarak kullandığını kabul etti.
Levent, ifadesinde, “Ahbap çeklerini ve senetlerini kimi yerlerde teminat olarak kullandım. Yüksek miktarda borçlandım. Bunun adına usulsüzlük diyebilirsiniz ama yolsuzluk diyemezsiniz” dedi.
Derneğin mali araçlarının şahsi borç ilişkilerinde kullanıldığını ortaya koyan bu beyan, soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri oldu.
Haluk Levent, Yeliz Kaya’ya aktarıldığı belirtilen 80 milyon liraya ilişkin olarak söz konusu paranın kendisine ait olduğunu savundu.
Levent, “80 milyon benim paramdır” diyerek bu tutarın Ahbap Derneğine kazanç sağlamak amacıyla kullanıldığını ileri sürdü.
Paranın hangi işlemlerden geçtiği ve dernek hesaplarıyla nasıl ilişkilendirildiğine yönelik incelemeler sürerken Levent, borcu taşınmaz devri yoluyla kapatmayı planladığını söyledi.
Levent, bugünkü değerinin yaklaşık 150 milyon lira olduğunu öne sürdüğü 20 taşınmazı, 80 milyon lira karşılığında Ahbap Derneğine vermek istediğini anlattı.
Bu işlem için dernek yönetim kurulundan karar aldırdığını belirten Levent, 20 dairenin Ahbap Derneği adına tescili için Çerkezköy Tapu Müdürlüğüne başvurulduğunu savundu.
Levent, 80 milyon liralık borcun dairelerin devredilmesiyle faiziyle birlikte kapanacağını ileri sürerken, tapu işlemlerinin gözaltına alınmasından önce tamamlanamadığını söyledi.
Operasyonun zamanlamasını eleştiren Haluk Levent, taşınmazların devrinin tamamlanmasına kısa süre kala gözaltı işlemlerinin gerçekleştirildiğini iddia etti.
Levent, “Ben 14 Temmuz 2026 Salı günü gözaltına alınsaydım şu anda Ahbap Derneğinden hiçbir şekilde para çıkışı olmayacaktı” şeklinde beyanda bulundu.
Operasyonun 12 Temmuz Pazar günü yapılmasını “bilinçli ve kasıtlı” olarak nitelendiren Levent, bir gün daha beklenmesi hâlinde Yeliz Kaya’ya aktarılan paranın taşınmazlarla kapatılacağını ve operasyonun “boşa düşeceğini” savundu.
Ancak Levent’in “Bir gün daha beklenseydi dernekten para çıkışı olmayacaktı” şeklindeki ifadesi, operasyon öncesinde planlanan para ve taşınmaz hareketlerinin niteliğine ilişkin şüpheleri artırdı.
Haluk Levent, kendi adına banka hesabı kullanmadığını, Yeliz Kaya adına kayıtlı VakıfBank ve Halkbank hesaplarını kendisinin yönettiğini söyledi.
Konserlerden kazandığı paraların bu hesaplara yatırıldığını ve paraları kendisinin kullandığını belirten Levent, Zafer Yay adına kayıtlı bir yatırım hesabını da kullandığını kabul etti.
Levent ayrıca Risus Organizasyon şirketinde gayriresmî ortak olduğunu, şirketin resmî sahibinin ise Zafer Yay olduğunu ifade etti.
Ahbap Derneğini kendisinin kurduğunu ve kuruluşundan itibaren başkanlık görevini yürüttüğünü söyleyen Levent, dernek hesaplarında para çekme yetkisinin yalnızca kendisinde olduğunu açıkladı.
Levent, “Parasal anlamda derneğin tek yetkilisi benim” diyerek derneğin mali işlemlerindeki doğrudan sorumluluğunu kabul etti.
Dernek hesapları, başkaları adına kayıtlı banka ve yatırım hesapları ile şahsi borç ilişkilerinin birbiriyle bağlantısı, soruşturma kapsamında mali raporlar ve banka kayıtları üzerinden inceleniyor.
İfadenin ilerleyen bölümünde kendisine yöneltilen milyarlarca liralık para trafiği verileri ve soruları gören Levent'in, yöneltilen sorulara yanıt vermek yerine ifadeyi sulandıracak şekilde davranması üzerine ifadeye ara verildiği öğrenildi.
Şüpheli işlemlere ve faaliyetlere ilişkin hususlara yanıt vermesi kendisine bildirilen Levent'in, en kritik sorulara karşı susma hakkını kullanmak istediğini beyan ettiği öğrenildi.
Haluk Levent, diğer soruşturma kapsamında müşteki Hüseyin Başaran ile aralarındaki meselenin gayrimenkul ticaretinden doğan bir alacak-verecek uyuşmazlığı olduğunu savundu.
Dolandırıcılık suçlamasını reddeden Levent, taşınmazların iddia edilen değerde olmadığını ve bazı ödemeler yaptığını söyledi. Bu dosyaya ilişkin ayrıntılı savunmasını Cumhuriyet savcısına vermek istediğini belirten Levent, emniyette başka bir açıklama yapmadı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmalarda, Haluk Levent’in ifadeleri; banka kayıtları, mali raporlar, çek ve senetler, taşınmaz işlemleri ve diğer şüphelilerin beyanlarıyla birlikte değerlendiriliyor.