ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevinden ayrılan Tulsi Gabbard, görev süresinin son gününde COVID-19’un kökenine ilişkin tartışmaları yeniden alevlendiren belgeler yayımladı. Gabbard, açıklanan yazışmaların ve raporların, ABD’nin Wuhan Viroloji Enstitüsü’ndeki koronavirüs çalışmalarına fon sağladığını ve bu süreçte istihbarat değerlendirmelerinin etkilendiğini öne sürdü.
Gabbard, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün, Ulusal İstihbarat Direktörü olarak son günümde, Dr. Fauci'nin Wuhan laboratuvarındaki tehlikeli işlev kazandırma araştırmalarını milyonlarca dolarlık vergi mükellefi parasıyla finanse ettiğini ve virüsün laboratuvar kökenine ilişkin gerçeğin bastırılmasında rol oynadığını ortaya koyan daha önce görülmemiş belge ve yazışmaları yayımlıyorum” dedi.
WUHAN ARAŞTIRMALARI VE FON İDDİALARI
Yayımlanan belgelerde, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) destekli EcoHealth Alliance aracılığıyla Çin’de yürütülen yarasa koronavirüs araştırmalarına dikkat çekildi. Söz konusu projelerin Wuhan Viroloji Enstitüsü ile bağlantılı olduğu ve virüslerin insanlara bulaşma potansiyelinin incelendiği belirtildi.
Gabbard, bu çalışmaların “gain-of-function” olarak bilinen riskli araştırmalar kapsamında değerlendirildiğini ve pandemiyle bağlantısının araştırılması gerektiğini savundu.
İSTİHBARAT DEĞERLENDİRMELERİ VE ETKİ İDDİASI
Açıklanan belgeler arasında Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı’nın Mayıs 2020 tarihli değerlendirmesi de yer aldı. Raporda, virüsün laboratuvar kaynaklı olabileceği ihtimalinin araştırılması gerektiği ifade edildi. Mart 2020 tarihli bir e-postada ise şu ifade dikkat çekti:
“İstihbarat topluluğu doğrudan NIH'tan (Fauci'nin başında olduğu ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri), yani Wuhan laboratuvarını finanse eden kişilerden yön aldı”
Gabbard, yüzlerce e-postanın incelendiğini ve Fauci’nin önerilerinin istihbarat analizlerine sistematik biçimde yansıdığını iddia etti.
FAUCİ’YE YÖNELİK AĞIR SUÇLAMALAR
Gabbard, eski NIAID Direktörü Anthony Fauci’nin yalnızca fonlama süreçlerinde değil, aynı zamanda istihbarat değerlendirmelerinin yönlendirilmesinde de etkili olduğunu öne sürdü. Ayrıca Kongre’ye verdiği ifadelerin gerçeklerle çeliştiğini iddia etti.
Gabbard açıklamasında şu sözlere de yer verdi:
“Yıllarca süren yalanlar, sansür ve örtbas girişimlerinden sonra Amerikan halkı şeffaflığı, gerçeği ve hesap verebilirliği hak ediyor,”
“İSTİHBARAT MANİPÜLASYONU” VE BASKI İDDİALARI
Gabbard, bazı istihbarat çalışanlarının laboratuvar sızıntısı teorisini destekledikleri için baskı gördüklerini, kariyerlerinin olumsuz etkilendiğini ve susturulduklarını öne sürdü. Muhbirlerin görevden uzaklaştırıldığı ve anonimliklerinin ihlal edildiği iddialarını da gündeme taşıdı.
“COVID-19 PANDEMİSİ MİLYONLARCA YURTTAŞIMIZA…”
Belgelerle birlikte yapılan açıklamada şu uzun değerlendirme de paylaşıldı:
“COVID-19 pandemisi milyonlarca yurttaşımıza ve dünyadaki sayısız insana büyük acı ve sıkıntı yaşattı. Yıllarca süren yalanların, sansürün ve örtbasların ardından Amerikan halkı şeffaflığı, gerçeği ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi Gabbard. “Gerçeği gizlemek için kullanılan taktikler tam bir derin devlet senaryosu: Dr. Fauci gibi politize ve çıkarcı liderler kendi suçlarını ve yetki istismarlarını örtbas etti, istihbaratı manipüle etti, Kongre’ye yalan söyledi ve seçilmiş bir Başkan’ı hayati bilgilere erişimini kısıtlayarak baltaladı. Amerikan halkının gerçek hikâyeyi öğrenmesinin vakti geldi.”
SORUŞTURMA SÜRECİ
Gabbard, elde edilen belgeleri ilgili denetim kurumlarına ilettiğini ve iddiaların daha geniş bir inceleme sürecine konu olduğunu belirtti. COVID-19’un kökenine ilişkin tartışmalar ise uluslararası düzeyde yeniden gündeme taşındı.