İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik davada savunma sürelerinin sınırlandırılması ve tutukluluk incelemelerinin duruşmada söz hakkı tanınmadan yapılmasına ilişkin mahkemeye itiraz başvurusu yapıldı. Başvuruda, uygulamanın hem Ceza Muhakemesi Kanunu'na hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında güvence altına alınan adil yargılanma hakkına aykırı olduğu savunuldu.
İBB davasının ilk duruşmasının son günlerinde, başta tutuklu İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu olmak üzere sanıklar ve müdafilerine uygulanan savunma süresi kısıtlaması yargıya taşındı.
"SAVUNMA HAKKI İHLAL EDİLDİ"
Avukat Hüseyin Ersöz tarafından İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan itiraz dilekçesinde, sanıklar ve müdafilerine savunma sırasında getirilen süre sınırlamasının hukuka aykırı olduğu, ayrıca tutukluluk incelemelerinin taraflara söz hakkı verilmeden dosya üzerinden yapılmasının savunma hakkını ihlal ettiği belirtildi.
Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu uygulamanın "Adil Yargılanma Hakkı" ve "Silahların Eşitliği" ilkeleriyle bağdaşmadığını belirterek, bu durumun ilerleyen süreçte yeni savunma hakkı ihlallerine yol açabileceğini ifade etti.
Paylaşımında, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin "Ergenekon" davasına ilişkin bozma kararına ve aynı yargılamayı yürüten hakimler hakkında Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından verilen mahkumiyet kararına da atıfta bulunduklarını aktaran Ersöz, mahkemenin uygulamasından dönmesini, aksi halde itirazın inceleme için İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini bildirdi.
Dilekçede, yaklaşık 4 bin sayfalık iddianame, yüz binlerce sayfalık delil klasörü ve 400'ü aşkın sanığın bulunduğu bir davada savunma sürelerinin sınırlandırılmasının ceza muhakemesinin temel ilkeleriyle bağdaşmadığı savunuldu.
Başvuruda ayrıca, savunma sürelerinin kısıtlanmasının Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289. maddesi kapsamında "mutlak bozma" nedeni oluşturduğu, tutuklu sanıkların tahliye taleplerinin sözlü olarak alınmamasının da yüksek yargı kararlarına aykırılık teşkil ettiği belirtildi.
Avukatlar, itirazın kabul edilerek savunma hakkını sınırladığı belirtilen ara kararın kaldırılmasını, aksi halde dosyanın itirazı incelemeye yetkili ağır ceza mahkemesine gönderilmesini talep etti.