Savaşın başladığı Mart 2026 döneminde, Kürt grupların İran rejimine karşı bir cephe açacağı yönündeki iddialar üzerine Trump oldukça destekleyici bir dil kullandı.
Reuters'a verdiği demeçte, İran'daki muhalif Kürt grupların bir ayaklanma başlatma ihtimaliyle ilgili olarak, "Bunu yapmak istemelerinin harika olduğunu düşünüyorum. Ben tamamen desteklerim" diyerek olası bir Kürt saldırısına yeşil ışık yaktı.
‘SİLAHLARIMIZA EL KOYDULAR’
Haziran 2026'ya gelindiğinde ise Trump, bu kez Kürt grupları doğrudan hedef alan çok sert iddialarda bulundu. Fox News kanalına konuşan Trump, İran'daki rejim karşıtı protestoculara silah ulaştırmak amacıyla yürütülen gizli planın başarısızlığından Kürtleri sorumlu tuttu.
Amerikan silahlarının hedefine varmadığını iddia eden Trump, "Dürüst olmak gerekirse Kürtler bizi hayal kırıklığına uğrattı. Silahları alıp kendilerine sakladılar. Bu bir utançtır, bunu aklımda tutacağım ve unutmayacağım" dedi. Bölgedeki Kürt temsilciler ise ABD'den herhangi bir silah almadıklarını belirterek bu suçlamaları kesin bir dille yalanladı.
DIŞARIDA DELİ DALGALAR, KOLTUK ALTINDA DOSYALAR
ABD'nin bölgedeki Kürt kartını düşürmesi ve yaşanan bu dış politika hüsranı, Ankara'nın iç dinamiklerdeki elini hızlandırdı. Uluslararası konjonktürde bunlar olurken Türkiye, 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla içeride terörist başı Öcalan’a git gel senaryolarına devam ediyor, Numan Kurtulmuş ise dağılan CHP’yi komisyonda tutmak için grup toplantısı kaoslarına mesafeli duruyordu.
Öte yandan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ellerinde dosyalarla, AK Parti tarafından uzadıkça uzayan çözüm süreci trafiğinde sabrı tükenen MHP lideri Devlet Bahçeli’ye bilgilendirme yapıyordu.
Haziran ayı Pervin Buldan için de yoğun geçti. Bir yandan İmralı ile Edirne hattındaki gerilime çare arayıp Demirtaş’tan sürece dair destek beklerken, öte yandan kamuoyuna mesaj vermekten geri durmuyordu. Buldan, hazırlanan çerçeve yasanın zamana yayılmadan bir buçuk ay içinde, Meclis kapanmadan yasalaşması gerektiğini belirterek, "Bu taslağın ve yasanın çıkması için temaslarımızı bitirip tekrardan hızlı bir şekilde Öcalan’a gidip taslağı kendisine sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı.
YASA TEMMUZ’A YETİŞİR Mİ?
Nefes Gazetesi’nden Nuray Babacan, 10 Haziran 2026 tarihli yazısında sürece dair şu kulis bilgisini paylaştı:
"AKP kulislerinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Bu işi Meclis tatile girmeden halledin’ talimatı verdiği dillendirilmeye başlandı. Aynı süreçte, İmralı ile devlet temsilcileri arasında çerçeve yasayla ilgili birden fazla toplantı yapıldığı kamuoyuna yansıdı.
Ancak AK Partili kaynaklardan aldığım duyumlar aksine işaret ediyor... Her stratejisi bir ‘zamana yayma’ projesi olan Erdoğan, ilk açılım sürecinde olduğu gibi yeniden bir hataya düşmemek için tabandaki sonuçları dikkatle okuyor ve süreci zamana yayıyor…
Tam da bu yüzden devreye MİT girdi ve kamuoyunda sürekli “MİT raporu bekleniyor” söylemi hakim kılınıyor.
AK PARTİ’NİN KORKUSU ‘GENEL AF’ ALGISI
Öte yandan DEM Parti tarafından çalışılan ve örgüt mensuplarının belli bir sürede Türkiye'ye gelip gitmesini öngören çerçeve yasa büyük riskler barındırıyor. Hukukçulara göre bu çerçevenin yasalaşması ciddi anayasal krizlere gebe.
Düzenlemenin yalnızca PKK’lılar için geçerli olması Anayasa’nın “eşitlik ilkesi”ne aykırı. Dolayısıyla bu hükümlerin 'genel affa' dönüşmesi ve FETÖ hükümlülerinin de faydalanma ihtimali AK Parti için masadaki en büyük tehlike...
Bu tehdidi gören Erdoğan ve Bakan Gürlek, "Terörsüz Türkiye süreci tamamen TBMM'nin uhdesinde ve yargı paketlerinden bağımsız olarak ilerliyor" diyerek FETÖ ile mücadelenin en titiz şekilde sürdüğünü ve ihanet şebekesinin hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı.
Komisyonda yer alan çoğu hukukçuya göre ise terörist elebaşı Öcalan için hazırlanan yasa tasarısının Ekim 2026’ya kadar yetişmesi tam anlamıyla imkansız.
‘MECLİS AÇIK MI KAPALI MI’ BİLMECESİ
Burada akıllara şu soru geliyor: Öcalan için yasa yetişmeyecekse, AK Parti yasama yılını ve Meclis çalışmalarını neden uzattı? Yasama yılı uzatıldı ancak ilginç bir şekilde NATO Haftası'nda Meclis fiilen tatil edildi ve milletvekili çalışmalarına kapandı.
Peki neden?
Bu durum bana herkesin bildiği ve defalarca izlediği o meşhur dizi repliğini anımsattı: “Aman Ali Rıza Bey, ağzımızın tadı kaçmasın!” 7-8 Temmuz 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek NATO Zirvesi AK Parti ABD ilişkileri için yeni bir sınav tarihi…
Zira muhalefet vekilleri; açık bir Meclis'te ABD Başkanı Trump ve İsrail destekçisi NATO ülkelerini sert bir dille eleştirebilir ya da önüne geçilemez bir protestoya imza atabilir. AK Parti, yasama yılını uzatsa da kriz potansiyeli taşıyan anlarda Meclis'in kapısına kilit vurmayı tercih etti.
Tüm bu süreci hep beraber izleyip göreceğiz. Ancak şunu yeniden anımsatayım: ‘Terörsüz Türkiye’ bahane, yeni anayasa için hazırlık çalışmaları şahane…