Bahreyn’deki ABD askerî varlığı, son dönemde yaşanan gerilimin en kritik merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Özellikle Selman Limanı’nda konuşlu ABD Beşinci Filosu, bölgedeki deniz güvenliği açısından stratejik bir rol oynarken, burayı hedef alan gelişmeler dikkatleri yeniden Orta Doğu’daki askerî dengelere çevirmiş durumda.
Şubat ayında İran, Bahreyn’de bulunan ABD askerî üslerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemişti. Son günlerde ise iki taraf arasında yeniden yükselen gerilim döneminde küçük çaplı saldırılar yaşandı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), geçtiğimiz günlerde ABD’nin İran’a yönelik son saldırılarına karşılık olarak Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD askerî üslerini hedef aldıklarını duyurmuştu. Yapılan açıklamada, deniz ve hava kuvvetlerinin koordineli şekilde gerçekleştirdiği operasyonla “kararlı bir karşılık” verildiği ifade edildi.
DMO’nun açıklamasına göre, Kuveyt’teki Ali es-Salim Hava Üssü ile Bahreyn’deki Selman Limanı’nda bulunan ABD Beşinci Filosu dahil olmak üzere toplam sekiz önemli ABD askerî tesisinin füze ve insansız hava araçlarıyla vurulduğu belirtilmişti.
Wall Street Journal tarafından yayımlanan kapsamlı araştırma ise hem önceki hem de birkaç gün önce yaşanan saldırıların etkilerine ilişkin bilinen tablonun çok daha ötesine işaret ediyor. Araştırma, yaşananların yalnızca sahadaki hasarla sınırlı kalmadığını, ABD’nin Orta Doğu’daki askerî stratejisini ve bölgedeki güç dengelerini yeniden değerlendirmesine yol açabilecek nitelikte sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor.
Peki perde arkasında neler yaşandı? Yeni bulgular hangi çarpıcı ayrıntıları ortaya çıkardı?
🚨New Satellite Imagery Reveals Enormous Destruction From Iranian Strikes On US Military Targets
— Dr.Sam Youssef Ph.D.,Ph.D.,DPT. (@drhossamsamy65) July 1, 2026
⛔️The 5th Fleet Naval Base was struck with pinpoint accuracy.‼️ pic.twitter.com/AdYnMTj4mR
🚨New Satellite Imagery Reveals Enormous Destruction From Iranian Strikes On US Military Targets
⛔️The 5th Fleet Naval Base was struck with pinpoint accuracy.‼️ pic.twitter.com/AdYnMTj4mR
When the Iranian missiles and drones came for the nerve center of America’s naval operations in the Middle East, some of them hit their mark. Satellite imagery reveals how much Iran damaged an American naval base in Bahrain. See the WSJ investigation: 🔗 https://t.co/sEfEXXx62b pic.twitter.com/OBehhHjGcm
— The Wall Street Journal (@WSJ) June 26, 2026
When the Iranian missiles and drones came for the nerve center of America’s naval operations in the Middle East, some of them hit their mark. Satellite imagery reveals how much Iran damaged an American naval base in Bahrain. See the WSJ investigation: 🔗 https://t.co/sEfEXXx62b pic.twitter.com/OBehhHjGcm
🇺🇸 New satellite imagery shows Iran did far more damage to America's only naval base in the Middle East than the Pentagon has ever admitted.
— Mario Nawfal (@MarioNawfal) June 26, 2026
The WSJ used satellite images, social-media footage, and interviews to map the hits on Naval Support Activity Bahrain, struck repeatedly… pic.twitter.com/4eiZSXlj8w
🇺🇸 New satellite imagery shows Iran did far more damage to America's only naval base in the Middle East than the Pentagon has ever admitted.
The WSJ used satellite images, social-media footage, and interviews to map the hits on Naval Support Activity Bahrain, struck repeatedly… pic.twitter.com/4eiZSXlj8w
Peki, İran’ın balistik füze ve İHA kapasitesinin mevcut Amerikan üslerini savunmasız bıraktığı yönündeki değerlendirmeler ne kadar gerçekçi? ABD, İsrail ve İran açısından bu durumu nasıl okumak gerekiyor?
Güvenlik ve Terör Uzmanı, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, İran’ın saldırı stratejisine ilişkin olarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“İran’ın ABD ve İsrail yerine bölgedeki başka ülkelere doğrudan saldırması baştan sona bir İsrail projesidir. Karşındaki hedef İsrail ve ABD olduğu halde bu ülkelere saldırmayı açıklamak biraz zor. İran ‘burada hava savunma sistemleri var, ben İsrail’i vuracağım ama bunlar bana engel oluyor, önce bunları temizlemeliyim’ dedi. Bu hikâyeyi ona bindirdi. Bu doğru değildi ama herkes buna inandı.”
Başbuğ, sahadaki askerî gelişmelere ilişkin iddialarını da sürdürerek, hava savunma sistemlerine yönelik saldırıların ardından beklenen sonuçların ortaya çıkmadığını ifade etti:
“Sonra o sistemlerin vurulduğu söylendi. ABD oralardan askerlerini çekti, belli bir tasarrufa gidildi. Ama vurulduğu söylenen hava savunma sistemlerine rağmen İran yine de İsrail’e saldırmadı. Göstermelik birkaç füze atıldı, birkaç yeri hedef aldı ama asıl askerî üsler hep ayakta kaldı. Ben o zaman da söylemiştim, bu danışıklı dövüş bir tezgahtır diye.”
HASAR ALAN TESİSLERİN YENİDEN İNŞASI 400 MİLYON DOLAR
Araştırmada, Bahreyn’deki askerî tesislerde meydana gelen hasarın ekonomik boyutuna da dikkat çekildi. Pentagon Mali İşler Sorumlusu Jay Hurst, geçtiğimiz ay ABD Kongresi’nde yaptığı açıklamada, savaşın o dönem için yaklaşık 29 milyar dolar olarak hesaplanan toplam maliyetine ABD üslerinde meydana gelen hasarın dahil edilmediğini söyledi.
Mayıs ayında gerçekleştirilen bir Kongre oturumunda Savunma Bakanı Pete Hegseth’e İran saldırılarının Amerikan üslerine verdiği zararın maliyetine ilişkin tahmin soruldu. Hegseth ise doğrudan rakamsal bir değerlendirme yapmak yerine, “İran’ın nükleer silah elde etmesinin maliyeti nedir?” ifadelerini kullandı.
Wall Street Journal, Savunma Bakanlığı’nın kamuya açık maliyet modelleri ile tedarik raporlarını inceleyerek yaptığı hesaplamada, yalnızca Bahreyn’deki hasar gören yapılara benzer tesislerin yeniden inşa edilmesinin yaklaşık 400 milyon dolarlık bir maliyet oluşturabileceğini öngördü.
Ancak bu hesaplamaya yalnızca yeni yapıların inşa maliyetinin dahil edildiği belirtildi. Moloz kaldırılması, güçlendirme çalışmaları, altyapı yenilemeleri, güvenlik sistemlerinin modernizasyonu ve diğer ek giderlerin bu rakama dahil olmadığı ifade edildi. Bu nedenle gerçek yeniden yapılanma maliyetinin çok daha yüksek seviyelere ulaşabileceği değerlendiriliyor.
Coşkun Başbuğ, “Bu aslında büyük bir tuzak. Bu tuzağa karşı İsrail’in beklediği ABD kaçamaz bu işten İran ile savaşmak zorunda kalır masa dağılır. İsrail bunu amaçlıyor. ABD ilk etapta bunu bertaraf etmek isteyecektir. Hâlâ masa konuşuluyor, anlaşmadan bahsediliyor. ABD bölgedeki üsleri açısından illaki yeni güvenlik konsepti adına çalışmalar yapıyordur ama tam olarak neler yapacak, nasıl adımlar atacak bunlar sonraki aşamalar” dedi.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
CENTCOM: ÖNCELİĞİMİZ PERSONELİN GÜVENLİĞİYDİ
ABD’nin Orta Doğu’daki askerî faaliyetlerini yöneten Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırılar sonrasında uygulanan güvenlik stratejisinin başarılı olduğunu savundu. CENTCOM Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins yaptığı açıklamada, savaş boyunca önceliklerinin tesislerden ziyade personelin güvenliği olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“CENTCOM haklı olarak binalardan ziyade insanların korunmasına öncelik verdi ve insanları koruma stratejimiz işe yaradı. İran 8 binden fazla füze ve insansız hava aracı fırlattı ve bunlardan yalnızca ikisi ABD’li kayıpla sonuçlandı.”