Kaza, 2 Şubat'ta saat 20.45 sıralarında, Akdeniz ilçesi Bekirde Mahallesi D-400 kara yolunda meydana geldi. Tarsus'tan Mersin yönüne giden psikolog Melis Kuş yönetimindeki 33 ATE 039 plakalı cip, önündeki aracı sollamak istedi. Bu sırada Kuş'un direksiyon kontrolünü yitirdiği cip, refüjde karşıya geçmek için bekleyen kişilerin arasına daldı. Çevredekilerin ihbarıyla bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlilerinin kontrolünde, kuzenler Nejla Öztürk (16), Zehra Serdil Atak (18) ve Kübra Güney'in yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralanan Kübra Güney'in ikiz kardeşi Büşra Güney (15), Burkan Acar (21) ve Yunus Bagı (35) ise sağlıkçıların müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan Büşra Güney de 18 günlük yaşam savaşını kaybetti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü Kuş, sevk edildiği adliyede tutuklandı.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Olayla ilgili soruşturmasını tamamlayan Cumhuriyet savcısı, sürücü Kuş hakkında iddianame hazırladı. Mersin Adliyesi 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Kuş için 'Birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma' suçundan toplam 22,5 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
SÜRÜCÜ 'ASLİ KUSURLU' BULUNDU
Kazayla ilgili hazırlanan kusur raporunda; sürücü Melis Kuş’un 'asli kusurlu' olduğu, yaya geçidinin devamı niteliğinde refüjde bekleyen yayaların 'kusursuz' oldukları belirtildi. Ayrıca raporda; sürücü Kuş’un 50 kilometre/saat hız sınırı olan kara yolunda gece vakti aracını yolun durumuna ve hız sınırlarına uygun şekilde kullanması gerekirken buna riayet etmeyerek, tedbirsizce ve belirlenen hız sınırının çok üzerinde yaklaşık 149 kilometre/saat hızla kullanarak olayın meydana geldiği ışıklı kavşağa giriş yaptığı sırada, kaldırımın köşesine, ışık direğine ve yayalara çarparak ölümlerine ve yaralanmalara neden olduğu kaydedildi.
İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ
Davanın ilk duruşması, bugün Mersin Adliyesi 7’nci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanık sanık Melis Kuş, kazada yaralanan Burkan Acar, çocukların yakınları ve taraf avukatları salonda hazır bulundu. Kazada yaralanan Yunus Bagı ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.
Duruşmada ilk olarak söz verilen sanık Melis Kuş, seyir halindeyken şerit değiştirdiğini iddia ettiği TIR’ın kendisine çarpması sonucu savrularak refüje çıktığını söyledi. Olay günü ziyaretine gittiği babaannesinden döndüğünü kaydeden Kuş, “Tarsus yönünden Mersin’e sol şeritte seyir halindeyken kavşak girişinde sağ şeritte bulunan TIR, sağ ön tarafıma temas etti. Korkup panik yaptım. Aracım refüje savruldu. Gözümü açtığımda aracım refüje ters dönmüş haldeydi. Araçtan çıkınca yerde yayaları gördüm. Yayalara çarptığımı hatırlamıyorum. Hava karanlıktı. Hızım 70-80 civarındaydı. Sonuna kadar frene bastım. Çok üzgünüm. Bilerek yapmadım. Yayaları görsem TIR’ın altına girerdim” dedi.
‘AYAĞIM SAKAT KALDI’
Olaydan yaralı kurtulan Burkan Acar ise kazanın bir anda meydana geldiğini belirterek, “Dolmuştan indikten sonra karşıya geçmek için refüje geldim. Önümde çocuklar vardı. Telefonla oynarken araç bir anda bize çarptı. Çarpma anını hatırlamıyorum. 2 ay yatakta kaldım. Ayağım sakat kaldı. Sanıktan şikayetçiyim” diye konuştu.
Olayda yaralanan Yunus Bagı da sanıktan şikayetçi olduğunu ifade ederek, aracın farlarını gördükten saniyeler sonra kendilerine çarptığını dile getirdi.
‘HAYALLERİ YOK OLDU’
Kazada ikiz kızlarını kaybeden Mahmut Güney, “Olay anında evdeydim. 10 dakika önce konuştum, ‘Yoldayız, geliyoruz’ dediler. Bu çocukların hayalleri vardı. Hayallerini yok ettiler. 2 çocuğum vardı, şimdi çocuksuz kaldım. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum” ifadesine yer verdi.
4 AY ARAYLA 2 ÇOCUĞUNU KAYBETTİ
Kazada kızı Nejla Öztürk’ü kaybeden Hava Öztürk, “Kazadan 4 ay önce oğlumu kaybettim. Bir kızım kalmıştı o da gitti. Hayalleri vardı. Bu bir cinayet. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum” dedi.
OLAY YERİNE GİTTİĞİMDE YERDELERDİ
Kazada kızı Zehra Serdil Atak’ı kaybeden Hatice Güney Atak ise şunları söyledi:
“Olay günü kızlarla beraberdik. Ben önden eve geldim, onlar da arkadan geliyordu. Dışarıdan siren sesi gelmeye başladı. Kızları aradım açmadılar. Olay yerine gittiğimde yerdelerdi. Çok efendi, başarılı çocuklardı. Şikayetçiyim, en ağır cezayı almasını istiyorum.”
YENİDEN KEŞİF KARARI
Taraf avukatları da dinleyen mahkeme, olay yerinde akşam keşfinin yapılmasına ve yaralılara ilişkin adli tıp raporunun beklenmesine karar verdi. Duruşma eylül ayına ertelenirken, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.