Altın ve gümüş fiyatlarının savaşa rağmen değer kaybetmeye devam ettiğini gözlemliyoruz. Altın ve gümüş yatırımcısı tedirgin ama düğün yapacak ve altın borcu olanlar sevinçli. Önce düşüşlerin nedenine bakalım:
- Cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisinin beklentinin oldukça üzerinde gelmesi, Fed’in faiz artırabileceğine dair tahminleri gündeme getirdi. Yani, piyasalar Fed’in faiz artırabileceğini fiyatladı.
- Cuma günü sadece altın ve gümüş değil; petrol, Euro, borsalar gibi birçok enstrüman satıldı.
Peki bu paralar nereye gitti? Para piyasalarına gitti.
İsrail, yine İran’a saldırdı ve petrol 100 doların üzerine yükseldi. Petrolün yükselişi değerli metalleri baskıladı. Haftaya ons altın 4 bin 300 dolar, ons gümüş 67 dolar seviyesinden başladı.
İki önemli destek seviyeleri şöyle:
Ons altın: 4.186-4.100 dolar.
Ons gümüş : 65-62 dolar.
İki türlü yatırımcı var; uzun vadeli, fiyata değil miktara bakanlar ile kısa vadeli, al-sat yapanlar. Uzun vadeli düzenli fiziki alanlarda sorun yok. Her düşüş maliyetlerini düşürüyor ve uzun vadede kaybetmiyor. Kısa vadeli al-sat yapanlara ocak ayındaki uyarım geçerli; "2026 yılı paradan para kazanma yılı değil."
Asıl soru; ‘Altın, savaş dönemlerinde en çok yükselen bir emtia iken neden eriyor?’
1. Manipülasyon piyasasından daha çok kazanıyorlar
Ocak ayında ortada hiçbir şey yokken 5 bin 600 dolar, 8 bin 157 lira ons altında, 122 dolar 188 lira ons gümüşte gördük. Bildiğin köpük ve balon fiyatlamalardı. Savaş hazırlığı yapanlar önce ‘düşmeyecek’ algısını yerleştirdiler, sonra herkese yüksekten sattılar. 28 Şubat itibarıyla savaşın başlaması, petrol fiyatlarının yükselmesi emtia fiyatlarının düşüşünü getirdi. Dört aydır piyasalarda istikrar yok! Her gün farklı bir hikâye, her gün farklı bir fiyat. Çok ama çok kazanıyorlar. Bunun adı: ‘Yasal soygun.’ Yıl sonuna kadar bu manipülasyon piyasasını devam ettirecekler. Manipülasyon sürecini bilerek ve isteyerek başlatanlar, bu yıl en çok altın ve gümüş toplayanlardır.
2. Bu yıl devletlerin toplama yılı
Kağıt paraların kullanımını bitirip dijital paralara geçiş yapacaklar. Trump’ın göreve başladığında açıkladığı gibi “En çok altını olan kuralı koyar.” Altın alımlarına devam eden merkez bankaları, bu yıl sonuna kadar toplamayı sürdürür. Tabii ki yüksekten toplamayacaklar. Yani, bu yıl toplama sırası merkez bankalarında.
İnsanlar çabuk unutur ancak şöyle bir anımsatma yapmak isterim; ocak ayında tarihi zirveler görülünce ‘artık düşmez’ algısını yatırımcılara yerleştirmişlerdi. Şimdi ise ‘artık yükselmez’ algısını yerleştirdiler. Şimdi şu soruları yanıtlayarak altın ve gümüşün geleceğini görebilirsiniz:
- Savaş başladığında oyuncuları ve merkez bankalarını altın/gümüş satmak zorunda bırakmışlardı.
- Teminat tamamlama limitini artırdıklarında ETF işlem yapan sanal işlemciler satmak zorunda bırakıldı.
- Hürmüz Boğazı kapatıldığında merkez bankaları nakit ihtiyacından dolayı altın/gümüş satmak zorunda bırakıldı.
- Anlaşma haberi geldiğinde, Hürmüz Boğazı normalleştiğinde satanlar malını geri almayacak mı?
Gram altın ve gram gümüşün son 20 yıllık fiyatlarına bakalım, ne zaman yatırımcısını üzmüş? Sanalda oynayan, sanalda kaybeder. Gelenekçiler kazanmaya devam eder. Bu hafta piyasalar yoğun, volatilite yüksek olacak gibi duruyor:
- Çarşamba: Japonya ÜFE, Çin ÜFE- TÜFE, ABD TÜFE.
- Perşembe: Türkiye TCMB faiz kararı, Avrupa Merkez Bankası faiz kararı, ABD haftalık işsizlik maaşı başvuruları, ABD ÜFE, AMB Başkanı Lagarde’ın konuşması.
- Cuma: Almanya TÜFE açıklaması.