İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Ahbap Derneği soruşturmasında, gözaltına alınan iş insanı Esin Önder Çağlayan’ın emniyette verdiği 22 sayfalık ifade ve savcılık dosyasına sunduğu belgeler, milyarlarca liralık devasa bir para ve tapu trafiğini ortaya çıkardı. "Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ile "suç örgütü kurma, yönetme veya üye olma" suçlamaları yöneltilen Çağlayan, iddiaları reddederek kendisinin de Haluk Levent tarafından mağdur edildiğini savundu. Haluk Levent'in "Önder ailesini kandırdığım için çok üzgünüm" ibaresinin yer aldığı 2,1 milyar liralık borç ikrarı belgesini adli makamlara sunan Çağlayan, "Vicdanım istismar edilerek dolandırıldım" diyerek Haluk Levent ve Başaran Holding yetkililerinden şikâyetçi oldu.
2,1 MİLYAR LİRALIK BORÇ İTİRAFI
Esin Önder Çağlayan’ın avukatı aracılığıyla soruşturma dosyasına sunduğu iki klasör dolusu belgenin en dikkat çekici kısmını, Haluk Levent’in ıslak imzasının bulunduğu iddia edilen 17 Mayıs 2026 tarihli tutanak oluşturdu. Haluk Levent ile birlikte Hüseyin Küçük, Müge Küçük, Muzaffer Köse ve Yeliz Kaya’nın da imzalarının yer aldığı belirtilen belgede, Levent'in şu itiraflarda bulunduğu görüldü:
"Önder ailesine 2.100.000.000,00 TL borcum bulunmaktadır. Önder ailesinin iyi niyetini kullanarak onları kandırdığım için çok üzgünüm. Borcumu 02.06.2026 tarihine kadar ödeyeceğim."
Çağlayan ayrıca adli makamlara taraflar arasında imzalanan “borç tespit ve kapama sözleşmesini”, çek fotokopilerini, tapuları ve gayrimenkul değerleme raporlarını teslim etti.
‘PARÇA PARÇA 70 MİLYON DOLAR VERDİM’
Haluk Levent’i yaklaşık 15 yıldır tanıdığını ve toplumdaki yardımsever imajı nedeniyle kendisine sonsuz güven duyduğunu belirten Çağlayan, borç sarmalının başlangıcını anlattı. İfadesine göre Levent, Haziran 2025'te menajerleri Müge Sözen Küçük ve Hüseyin Küçük ile birlikte gelerek bir yapım şirketinden alacağı olan 10 milyon doları tahsil edene kadar acil 8 milyon dolar borç istedi. Çağlayan, bu parayı Levent’in asistanı ve muhasebecisi olan Yeliz Kaya’nın hesabına aktardı ve şirket çeki olarak teslim etti. İlk borç ödenmemesine rağmen Muzaffer Köse’nin kefil olmasıyla 8 milyon dolar daha veren Çağlayan; ardından kurulacağı vaat edilen bir kripto para ve sosyal yardım platformu için de 6 milyon dolar gönderdi. Süreç içindeki ek ödemelerle birlikte aktarılan toplam tutarın 70 milyon dolara ulaştığı belirtildi.
35 MİLYON DOLARLIK TAPU OYUNU
Verdiği astronomik borçlara karşılık teminat olarak kendisine toplam 68 taşınmazın devredildiğini söyleyen Çağlayan, bu mülklerin 62-63 tanesini Yeliz Kaya’dan, 5-6 tanesini ise Ahbap Derneği kurucularından Zafer Yay’dan devraldığını ifade etti. Ancak yapılan ekspertiz incelemelerinde taşınmazların toplam değerinin sadece 35 million dolar çıktığını belirten Çağlayan, alacağının neredeyse yarı fiyatına mülk edinmek zorunda bırakıldığını kaydetti. Tapu dairesindeki incelemeler ise daha karmaşık bir yapıyı gösterdi; mülklerin bir kısmının önce Çağlayan'a, sonra tekrar Yeliz Kaya'ya ve ardından üçüncü şahıslara devredildiği saptandı.
BANKA HESAPLARINDA 1 MİLYAR LİRALIK YOĞUN TRAFİK
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve mali şube ekiplerinin incelemelerinde, Esin Önder Çağlayan ile Haluk Levent’in kasası konumundaki Yeliz Kaya arasındaki para trafiğinin boyutları netleşti. Analizlere göre, 22 Aralık 2023 ile 24 Şubat 2026 tarihleri arasında Yeliz Kaya’dan Çağlayan’a 136 milyon 900 bin lira gönderilirken; buna karşılık 21 Kasım 2023 ile 25 Haziran 2026 tarihleri arasında Çağlayan’dan Yeliz Kaya’ya tam 1 milyar 26 milyon 70 bin 952 lira aktarıldı. Aradaki devasa fark sorulduğunda Çağlayan, "Bu transferlerin tamamı aslında Haluk Levent’e borç olarak gönderdiğim paralardır, Yeliz Kaya sadece onun talimatıyla hesap açan bir asistandır" yanıtını verdi.
59 TAŞINMAZIN 58’İ AHBAP ÇEVRESİNDEN EDİNİLDİ
Tapu kayıtlarında yapılan genel taramada, Esin Önder Çağlayan’ın aktif ve pasif toplam 59 farklı taşınmaz kaydı tespit edildi. Yapılan incelemede bu mülklerin 46’sının Yeliz Kaya’dan, 5’inin ise Ahbap Derneği kurucularından Zafer Yay’dan devralındığı ortaya çıktı. 7 taşınmazın ise Kaya’dan alınıp tekrar ona iade edildiği belirlendi. Böylece Çağlayan’ın portföyündeki 59 mülkten 58’inin doğrudan Yeliz Kaya ve Zafer Yay üzerinden geçtiği belgelendi. Bu işlemlerin Ekim 2025 ile Mayıs 2026 arasındaki dar bir zaman dilimine sıkışmasını Çağlayan, "Gayrimenkul almak istemiyordum, sadece paramı kurtarabilmek için bu tapuları kabul etmek zorunda kaldım" diyerek açıkladı.
MÜLKLERİ GÜNLER İÇİNDE EL DEĞİŞTİRDİ
Soruşturmadaki en karanlık noktalardan biri de Başaran Yatırım Holding ve bağlı şirketlerine ait 22 taşınmazın ani devir işlemleri oldu. İstanbul, Karaman ve Trabzon’daki bu mülklerin önce Yeliz Kaya adına tescil edildiği, ardından sadece bir ila dört gün gibi çok kısa süreler içinde Esin Önder Çağlayan’a ya da sahibi olduğu Globus Savunma ile Kanat Savunma şirketlerine devredildiği belirlendi. İlk maliklere tapu devirleri esnasında hiçbir ödeme yapılmadığı saptanırken, Çağlayan bu durumu, "Başaran Holding yetkililerini tanımam, mülklerin geçmişini bilmem; sadece Haluk Levent’in borcuna karşılık aldım" şeklinde savundu.
TAPU SATIŞI DEĞİL ‘BORÇ ÖDEMESİ’ MASKESİ
Soruşturma dosyasında, tapu devir tarihleri ile banka transfer açıklamalarının birbiriyle uyuşmadığı saptandı. Taşınmaz devirleri sırasında "satış bedeli" ödemesi yapılması gerekirken, Esin Önder Çağlayan’dan Yeliz Kaya’ya gönderilen paralara “borç olarak gönderilen” ya da “geri ödenmek üzere” açıklamalarının yazıldığı belirlendi. Örneğin, Kasım 2025'te Pendik, Antalya, Sakarya ve İstanbul'daki mülklerin devriyle eş zamanlı olarak Çağlayan'dan Kaya'ya toplam 208 milyon 602 bin 700 lira aktarıldı ancak açıklamaya tapu bedeli yerine sadece "borç" yazıldı. Çağlayan, bu çelişkiyi de "O paralar mülk ödemesi değil, doğrudan Haluk Levent'e verdiğim borçlardı" diyerek açıkladı.
SAKARYA’DAKİ TAPULARIN GİZEMLİ TRAFİĞİ
İncelemelerde, Sakarya’daki bazı gayrimenkullerin 10 Kasım 2025’te Yeliz Kaya tarafından alındığı, henüz bir gün geçmişken 11 Kasım'da Çağlayan’a devredildiği saptandı. Aynı mülklerin Şubat 2026’da yeniden Yeliz Kaya’ya tescil edildiği ve dört gün sonra Erdem Sarıbaş ile farklı kişilere satıldığı belirlendi. Çağlayan bu ani dönüşümü, "Mülkleri yerinde görünce değersiz olduklarını anladım ve Yeliz Kaya’ya iade ettim; sonrasında Erdem Sarıbaş isimli şahsa nasıl gittiğini bilmiyorum, kendisini tanımam" sözleriyle açıkladı.
13 MİLYON DOLARLIK VADELİ ÇEK KISKACI
Esin Önder Çağlayan, Haluk Levent’e teslim ettiği ve vadeleri Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım 2026 tarihlerini kapsayan toplam 13 milyon dolar değerindeki şirket çeklerinin üzerinde büyük bir ödeme yükü oluşturduğunu vurguladı. Bu çeklerin arkasının ciro edilip edilmediğinin ve şu an kimlerin elinde olduğunun adli makamlarca araştırılmasını talep eden Çağlayan, bu zincir çözüldüğünde gerçek suç ortaklarının ve şebekenin açığa çıkacağını iddia etti.
‘HALUK LEVENT’TEN ŞİKÂYETÇİYİM’
Kendisine yöneltilen suç örgütü üyeliği ve kara para aklama suçlamalarını kesin bir dille reddeden iş insanı Esin Önder Çağlayan, ifadesini çarpıcı bir şikâyet talebiyle bitirdi:
"Ben bu işin suç ortağı değil, en büyük mağduruyum. Vicdanım ve iyi niyetim Haluk Levent tarafından acımasızca istismar edildi. Bir sarmalın içine çekilerek sistemli şekilde dolandırıldım."
Çağlayan, kendisini dolandırdığını iddia ettiği Haluk Levent’ten ve mülklerin değerini fahiş göstererek yanıltıcı bilgi sunan Başaran Holding yetkililerinden şikâyetçi olduğunu belirterek cezalandırılmalarını talep etti. Soruşturma, sunulan bu yeni belgeler ışığında derinleştirilerek devam ediyor.