Ana içeriğe geç

Türkiye'nin sunduğu vatandaşlık ve 20 yıllık vergi istisnası işe yaramadı:Savaştan kaçan Dubai sermayesi Avrupa ve Asya’ya gitti

İran savaşıyla birlikte güvenli liman niteliği zayıflayan Dubai’den ayrılan varlıklı yabancıların önemli bölümü Milano ve Singapur’a yöneldi. The Economist’in analizine göre Türkiye’nin sunduğu vatandaşlık ve 20 yıllık vergi istisnası bazı yatırımcıları çekse de küresel sermayenin ana rotası olamadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul’u küresel finans ve cazibe merkezi yapma hedefi, Milano’nun yatırım ağı ve Singapur’un güvenilir hukuk sistemi karşısında sınırlı karşılık buldu.

Türkiye'nin sunduğu vatandaşlık ve 20 yıllık vergi istisnası işe yaramadı:Savaştan kaçan Dubai sermayesi Avrupa ve Asya’ya gitti
Karar
16

İran savaşı öncesinde düşük vergileri, güvenliği, uluslararası bağlantıları ve esnek iş ortamıyla dünyanın varlıklı göçmenleri için en cazip merkezlerden biri olan Dubai, bölgedeki füze ve drone saldırılarının ardından sermaye kaybetmeye başladı.

The Economist’in “Dubai’den kaçan yabancılar nereye gidiyor?” başlıklı analizine göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nde yaşayan varlıklı yabancılar savaşın kısa sürede sona ereceği beklentisiyle başlangıçta geçici olarak ayrıldı. Ancak çatışmaların uzaması, bu kişilerin yeni ve daha kalıcı adresler aramasına yol açtı.

Dubai’den çıkan sermayenin öne çıkan iki yeni rotası ise İtalya’nın Milano kenti ile Singapur oldu.

DUBAİ’DEN ALTERNATİF ÜLKE ARAYIŞLARI YÜZDE 40’TAN FAZLA ARTTI

Analizde aktarılan tahminlere göre savaş öncesinde 12 milyon nüfuslu Birleşik Arap Emirlikleri’nde 3 ila 4 milyon arasında varlıklı yabancı ve aileleri yaşıyordu. Bunların 240 binden fazlasının dolar milyoneri olduğu tahmin ediliyor.

Uluslararası göç ve yatırım danışmanlığı şirketi Henley & Partners, BAE’de yaşayan kişilerin alternatif ülkelere ilişkin bilgi taleplerinin son haftalarda yüzde 40’ın üzerinde arttığını bildirdi.

Yabancı sermayeyi çekmek isteyen 35’ten fazla ülke, Dubai’den ayrılan yatırımcılar için vergi avantajları, oturum izinleri ve vatandaşlık programları sunmaya başladı.

Yeni Zelanda ve Malta gibi geleneksel adreslere Maldivler, Arjantin ve Türkiye gibi yeni rakipler de eklendi.

MİLANO: YALNIZCA SERVETİ HARCAMA DEĞİL, BÜYÜTME İMKÂNI

Dubai’den ayrılan Avrupalı yatırımcıların en fazla ilgi gösterdiği merkezlerden biri Milano oldu.

İtalya’nın moda ve finans başkenti olan kent, yalnızca yüksek yaşam standartlarıyla değil, yatırımcılara sermayelerini büyütebilecekleri kurumsal bir çevre sunmasıyla da öne çıkıyor.

Millennium Management gibi büyük Amerikan yatırım fonlarının Milano’da faaliyete başlaması, kentin uluslararası finans çevreleri açısından ağırlığını artırdı.

İtalya’da yüksek gelirli yabancılar, yurt dışında elde ettikleri bütün kazançlar için yıllık 300 bin avroluk sabit vergi ödeyebiliyor. Bu uygulama, özellikle fon yöneticileri, yatırımcılar ve varlıklı girişimciler için ciddi bir avantaj sağlıyor. (economist.com)

AB DIŞINDAN GELENLERE YATIRIMLA OTURUM İMKÂNI

Avrupa Birliği vatandaşları Milano’ya serbestçe yerleşebilirken, AB dışından gelen yatırımcılar da farklı yöntemlerle oturum izni alabiliyor.

Bunlar arasında İtalyan bir girişime 250 bin avro, daha köklü bir şirkete 500 bin avro yatırım yapılması bulunuyor. Ayrıca bir İtalyan yardım kuruluşuna 1 milyon avro bağışlayan veya devlet tahvillerine 2 milyon avro yatıran kişiler de oturum hakkı elde edebiliyor.

Uluslararası okulların çeşitliliği, sağlık hizmetleri, Avrupa içindeki ulaşım imkânları ve sosyal yaşam da Milano’yu geçici bir sığınaktan çok uzun vadeli yerleşim merkezi hâline getiriyor.

İtalya’daki emlak şirketleri, Körfez’den gelen taleplerin başlangıçta kısa süreli kiralamalara yönelik olduğunu ancak giderek konut satın alma ve uzun vadeli yatırım planlarına dönüştüğünü belirtiyor.

SİNGAPUR’UN “SIKI” İMAJI AVANTAJA DÖNÜŞTÜ

Dubai’den çıkan Asyalı sermayenin önemli bölümü ise Singapur’a yöneldi.

Geçmişte Dubai’nin gösterişli yaşamı, daha esnek kuralları ve düşük vergileri karşısında daha katı ve sıkıcı bulunan Singapur, savaşla birlikte güvenilir bir liman olarak yeniden öne çıktı.

Öngörülebilir hukuk sistemi, etkin kamu yönetimi, siyasi istikrar ve güçlü varlık yönetimi sektörü, özellikle Çinli ve Hintli zenginlerin ilgisini çekiyor.

The Economist’e göre Singapur’un büyük bankaları Dubai kaynaklı net varlık girişlerinde artış bildirdi. Singapur’un Birleşik Arap Emirlikleri’nden yaptığı altın ithalatı da ocak ayından bu yana dört katına çıktı.

KARA PARA KURALLARI BAZI YATIRIMCILARI UZAK TUTUYOR

Singapur’un sağladığı güvenliğin bir bedeli de bulunuyor.

Ülkede gelir vergisi oranı yüzde 24’e kadar çıkarken, yabancıların gayrimenkul alımlarında yüksek ek vergiler uygulanıyor. Singapur yönetimi, 2023’te ortaya çıkarılan 3 milyar dolarlık kara para aklama skandalının ardından mali denetimleri daha da sıkılaştırdı.

Kripto şirketlerinin büyük bölümünün lisans başvurularının reddedilmesi veya geri çekilmesi de Dubai’nin gevşek düzenleyici ortamına alışmış yatırımcıları zorlayabilecek unsurlar arasında.

Bu nedenle kaynağı tartışmalı servetlerin Singapur yerine Orta Doğu’da kalabileceği; daha şeffaf, kurumsal ve uzun vadeli yatırım arayan sermayenin ise Asya kentine yönelmeyi sürdüreceği değerlendiriliyor.

TÜRKİYE VATANDAŞLIK VE VERGİ AVANTAJIYLA YARIŞA GİRDİ

Türkiye de Dubai’den ayrılan varlıklı yabancıları çekmek amacıyla önemli bir vergi teşviki gündeme getirdi.

TBMM’ye sunulan düzenleme, Türkiye’ye yeni yerleşen ve önceki üç yılda ülkede ikamet etmeyen kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratların 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulmasını öngördü. Düzenlemede ayrıca belirli veraset işlemlerinde yüzde 1 oranında vergi uygulanması planlandı.

The Economist’in aktardığına göre savaşın başlamasının ardından bir göçmenlik danışmanlık şirketinin yaklaşık 12 müşterisi Türkiye’de konut satın alarak vatandaşlık aldı.

Ancak makalede Türkiye’ye yönelik bu sınırlı ilgiye karşılık Milano ve Singapur’daki banka hareketleri, emlak talepleri ve yatırımcı başvurularının çok daha güçlü olduğu vurgulandı.

ERDOĞAN: İSTANBUL’U KÜRESEL CAZİBE MERKEZİ YAPACAĞIZ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Türkiye’nin uluslararası sermayeden daha fazla pay almasını hedefleyen teşvik programını duyurmuştu.

Erdoğan, mayıs ayında yaptığı açıklamada, “Devlet olarak İstanbul’u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz” demişti. İstanbul Finans Merkezi’nde açıklanan programla yabancı şirketlerin ve yüksek gelirli kişilerin Türkiye’ye gelmesini kolaylaştıracak adımların atıldığını belirtmişti.

Türkiye’nin sunduğu 20 yıllık vergi avantajı, süre bakımından Milano’daki sabit vergi uygulamasından daha iddialı görünse de yatırımcıların kararında yalnızca vergi oranları belirleyici olmadı.

İSTANBUL NEDEN ASLAN PAYINI ALAMADI?

The Economist’in aktardığı tablo, küresel sermayenin tercihinde vergi muafiyetinin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor.

Milano; Avrupa Birliği üyeliği, kurumsal yatırım ağı, uluslararası fonları ve serbest dolaşım imkânıyla avantaj sağlıyor. Singapur ise hukuk güvenliği, öngörülebilir düzenlemeleri ve güçlü bankacılık sistemiyle öne çıkıyor.

İstanbul; coğrafi konumu, gelişmiş ulaşım ağı, yaşam maliyetleri, vatandaşlık imkânı ve geniş vergi teşviklerine rağmen bu iki kentin sunduğu kurumsal güven ve öngörülebilirlik konusunda yatırımcıları aynı ölçüde ikna edememiş görünüyor.

Bu nedenle Türkiye bazı yatırımcıları kendisine çekmeyi başarsa da, The Economist’in makalesinde ortaya konulan hareketlilik dikkate alındığında Dubai’den çıkan büyük sermayenin aslan payının Milano ve Singapur’a yöneldiği anlaşılıyor. Bu sonuç, makaledeki yatırım başvuruları, banka girişleri ve emlak taleplerinden yapılan bir değerlendirme; ülkeler bazında kapsamlı ve karşılaştırılabilir resmî sermaye akışı verileri henüz açıklanmış değil.

DUBAİ’YE GERİ DÖNÜŞ OLACAK MI?

Dubai’nin düşük vergileri, uluslararası bağlantıları ve iş yapma kolaylığı hâlâ devam ediyor. Birçok şirket, savaşın ilk döneminde çalışanlarının Milano, Londra veya başka kentlerden uzaktan çalışmalarına izin verse de güvenlik koşulları düzelirse personelin Dubai’ye dönmesini bekliyor.

Ancak savaşın uzaması, yatırımcıların geçici taşınma kararlarını kalıcı hâle getirebilir.

The Economist’e göre zaman güven kaybını iyileştirebilir; fakat çatışmalar ne kadar uzun sürerse Dubai’den ayrılan varlıklı yabancıların yaşadıkları deneyimin izleri de o kadar kalıcı olacak.

Kaynağa Git

İlgili Haberler