Ana içeriğe geç

MİT’e bağlı akademiden NATO zirvesi raporu

Milli İstihbarat Akademisi’nin bugün yayımladığı “Ankara Zirvesi, NATO 3.0 Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı raporda, NATO’nun yeni dönemi ve Türkiye’nin burada oynayabileceği rol anlatıldı. Savunma sanayisinin üzerinde özellikle duruldu. Raporda Çin’e de ayrı parantez açıldı.

MİT’e bağlı akademiden NATO zirvesi raporu
Cumhuriyet
16

Milli İstihbarat Teşkilatı bünyesindeki Milli İstihbarat Akademisi, önümüzdeki hafta Ankara’da gerçekleşecek NATO zirvesiyle ilgili bir rapor yayımladı. Bugün yayımlanan 55 sayfalık raporda zirvenin önemi ve Türkiye’nin NATO’daki rolü anlatıldı.

NATO 3.0

Raporda zirvenin savunma harcamaları, külfet paylaşımı tartışmaları, Ukrayna’ya destek, Rusya tehdidi, bölgesel güvenlik riskleri, İttifak’ın güney kanadının yeniden konumlandırılması, savunma sanayisi üretim kapasitesi gibi başlıklar etrafında şekilleneceği aktarıldı. “Bu başlıkların tamamı, NATO 3.0 tartışmasının somut gündem alanlarıdır” dendi. NATO 3.0, daha çok Rusya’nın Ukrayna’yı 2022’deki işgalinden sonraki dönemi tanımlamak için kullanılıyor. NATO 1.0’ın Soğuk Savaş’a, NATO 2.0’ın ise Soğuk Savaş sonrası dönemdeki alan dışı operasyonlar ve “anti terörizm” anlayışına işaret ettiği anımsatıldı.

SAVUNMA SANAYİSİ VURGUSU

Türkiye’nin NATO 3.0 anlayışı için uygun ve önemli bir müttefik olduğu savunulan raporda, “Soğuk Savaş sonrasında birçok Avrupa ülkesi, savunma harcamalarını azaltmış, yüksek yoğunluklu savaş hazırlığını ikinci plana itmiş ve güvenliğini büyük ölçüde ABD’nin stratejik varlığına dayalı bir mimari içinde sürdürmüştür. ABD perspektifinde mesele, Avrupa’nın NATO’ya daha fazla katkı sunmasının ötesinde, Avrupa’nın kendi güvenliğini daha fazla üretmesi gerekliliğidir. Vaşington’un Çin’i uzun vadeli ana rakip olarak konumlandırması ve Asya-Pasifik’e daha fazla odaklanması, Avrupa güvenliğinde sorumluluk paylaşımının yeniden tanımlanmasını zorunlu hale getirmektedir. Türkiye’nin kendi savunma sanayisi altyapısını geliştirmesi, terörizmle mücadelede saha tecrübesi kazanması, Karadeniz’de dengeleyici rol üstlenmesi, Ortadoğu’daki krizleri doğrudan yönetme kapasitesi üretmesi ve kritik bölgelerde askeri-diplomatik esneklik göstermesi; NATO’nun yeni dönemde ihtiyaç duyduğu müttefik profilini somutlaştırmaktadır” değerlendirmesi yapıldı. Türkiye, zirve kapsamında savunma sanayiye ve zirvenin ilk gününde düzenlenecek Savunma Sanayi Forumu’na özel önem atfediyor. Burada çok sayıda işbirliğinin ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

''YAPTIRIMLAR KALDIRILMALI''

Rapor için hazırlanan bir tabloda da bunlara paralel şekilde, Türkiye’nin artıları olarak, savunma sanayisi üretim kapasitesi, mühimmat sürdürülebilirliği, hibrit tehditlerle mücadele ve stratejik dayanıklılık başlıklarında özgün kapasite üretimi ile TSK’nin farklı alanlardaki saha tecrübesi gösterildi. Türkiye’nin müttefiklerinden beklentileri ise çeşitli askeri yaptırımların kaldırılması, AB başta olmak üzere müttefiklerin savunma fonlarına katılım, terörizmle mücadelede destek ve İttifak’ın savunma ve güvenlik taahhütlerini yerine getirmesi olarak sıralandı.

''SAVUNMA BÜTÇESİNDE %151 ARTIŞ''

Raporda NATO’nun savunma harcamalarını yüzde 5’e çıkarma hedefiyle paralel olarak, Türkiye’nin 2021’de 12,97 milyar dolar olan savunma bütçesini 2025 tahminine göre 32,6 milyar dolara yükselttiği ifade edildi. Ayrıca, Adana’da kurulması planlanan NATO Çokuluslu Kolordu Karargâhı’na atıf yapıldı, “Ankara, 2023 yılında kurulması kararlaştırılan Çokuluslu Kolordu Karargâhı-Türkiye (MNC-TÜR) ile bölgesel kuvvetlerin komuta-kontrolünü üstlenmektedir. Ayrıca 2024’te kurulan Karadeniz Birleşik Görev Kuvvetine (CTF-Black) de 2028 yılına kadar ev sahipliği yapacaktır” dendi.

MİT'İN OPERASYONLARI

Raporda MİT’in rolüne de vurgu yapılırken. “Yeni güvenlik ortamında istihbarat servislerinin de rolü değişmektedir. Bu bağlamda servisler klasik bilgi toplama işlevinin ötesine geçerek daha operasyonel bir nitelik kazanmaktadır. Türkiye ve dolayısıyla MİT de özellikle son 20 yılda hem operasyonel kabiliyetini hem de bölgesel etkinliğini yoğun biçimde güçlendirmiş; bu birikim, Türkiye’nin İttifak’a istihbarat iş birliği kapsamında sunduğu katkıyı da derinleştirmiştir” cümleleri kullanıldı.

''ABD ÇİN'E BAKIYOR''

Öte yandan Çin’le ilgili değerlendirmeler de raporda kendine yer buldu. “Çin NATO açısından klasik anlamda bir düşman veya coğrafi cephe tehdidi olmaktan ziyade çok boyutlu bir meydan okuma olarak öne çıkmaktadır. Çin’in ekonomik ölçeği, teknoloji üretim kapasitesi ve kritik altyapı yatırımları, uluslararası rekabette güçlü bir avantaj olarak ön plana çıkmaktadır. Çin meselesi NATO açısından ekonomi, teknoloji bağımlılığı, veri güvenliği, yapay zekâ, siber alan, uzay ve kritik altyapı gibi birçok başlıkta birlikte değerlendirilmesi gereken stratejik bir sınama niteliği taşımaktadır” sözleri kaydedildi

Kaynağa Git

İlgili Haberler